11. Hukuk Dairesi 2012/15731 E. , 2014/5557 K. Taraflar arasında görülen davada verilen 07.06.2012 tarih ve sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor …
**11. Hukuk Dairesi 2012/15731 E. , 2014/5557 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 07.06.2012 tarih ve sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince den hasat edilen toplam 282.443 kg minneola cinsi mandalinanın 27.12.2003-12.02.2004 tarihleri arasında davalıya ait soğuk hava deposuna teslim edildiğini, 22.04.2004 - 25.02.2004 tarihleri arasında kullanmak üzere çıkardığında 162.911 kg ürünün bozuk olduğunun tespit edilip imha edildiğini, depoda kalan 20.644 kg ürünün de bozulduğunun yine tespit bilirkişi raporu ile belirlendiğini, davalının uygun saklama koşullarını sağlamadığını ileri sürerek, tespit masrafları dahil 82.786,55 TL zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu mandalinanın sadece ilçesinden değil bir kısmının da yöresinden hasat edildiğini, hava tahmin raporlarına göre hasat edildiği dönemde ürünün düşük sıcaklıktan zarar gördüğünü, ayrıca toplanma esnasında böceklenme, dal sürtmesi vs nedenle zaten hasarlı olduğunu, depolanmaya uygun olmadığını, birinci kalite ürün olarak değerlendirilemeyeceğini, davacı ile yazılı sözleşme imzalanmayıp hatıra binaen kısa süreliğine depoya alındığını, talep edilen meblağın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamasına rağmen, fiili ilişki gereğince davalının depolamak amacıyla teslim aldığı malları görünürdeki durumuyla kontrol edip emin bir yerde saklamakla yükümlü olduğu (BK’nın 463/1), vedia alanın vedia konusu şeyi aldığı zamandaki durumuyla geri vermekle yükümlü olduğu, depo sahibinin deposunda depolanan ürünü özenle muhafaza edip üründe oluşan zararı ürün sahibine bildirmesi gerektiği, bu yükümlülüğe aykırı davranan davalının, davacının zararını B.K’nun 96. maddesine göre tazminle yükümlü olduğu, bozulan ürünlerle ilgili olarak ürün sahibi olan davacının ürünü hasattan itibaren depoya gelinceye kadar yeterince özen gösterecek şekilde depolamaya .../... -2- hazırlamadığı, depoya koymadan önce ürünün depolama şartlarını ve kıstaslarını sözleşme ile belirlemediği, zaman zaman kendi ürününü depoda izlemediği ya da izletmediğinden davacının oluşan zararda %60 oranında kusurlu olduğu, depo sahibi davalının depolama şartlarını ve kıstaslarını sözleşmeyle belirlemediği, depolama öncesi, depolanmak amacıyla getirilen ürünleri yeterince kontrol etmediği, gerekli ilaçlamayı periyodik olarak yapmadığı, depolama odalarında uygun olan nem ve sıcaklık ortamını saklama süresi boyunca çoğunlukla üst limitlerde sağladığı, ürünün durumuyla ilgili olarak mal sahibine bilgi vermediği, ürünün depodan zamanında çıkartılması gerektiği hususunda davacıyı uyarmamasından dolayı %40 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.572,64 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.366,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.