T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1154 KARAR NO : 2025/2095 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2022 NUMARASI : 2020/157 Esas 2022/209 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı isti…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1154 KARAR NO : 2025/2095 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2022 NUMARASI : 2020/157 Esas 2022/209 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin nakliye işleri ile uğraşmakta olduğu, davalı şirketin su üretim, dolum ve satış işleri yapmakta olduğu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında birden fazla ticari iş ilişkisinin bulunduğu, müvekkili şirket ile davalı arasında ve davalı şirketin farklı yerlerde bulunan bayilerine 19 litrelik damacana içme sularının nakliyesinin yapılması, boş damacanaların toplanarak fabrikaya teslim edilmesi, davalı şirket bayilerine teslimat yapılması, boş damacanaların toplanıp fabrikaya veya depoya teslim edilmesi işlerini içeren nakliyelerin yapılması hususunda anlaşıldığı, tarafların arasında 2016 yılının son dönemlerine kadar aralarında ödeme, teslim gibi herhangi bir sorun yaşanmadığı, müvekkilinin üzerine düşen edimlerini ifa ettiği, davalı tarafın ise çoğunluğu elden ve nakden olmak üzere Çiğli'de bulunan deposunda bulunan şirket yetkililerince hizmetinin karşılığı bedelleri ödediği, davalı şirketin ödeme zorlukları başlaması sebebiyle nakit akışında sıkıntılar olduğu, bu durumun müvekkilinin davalı şirkete olan inanç ve güvenini sarsmadığı, zaman içerisinde 100 sefere ulaşan nakliye işlemlerine ilişkin olarak davalı şirkete faturalar kesildiği ve ödenmesinin talep edildiği, davalının 76.700,00 TL borcunun bulunduğu, davalının bu ödemeyi gerçekleştirmediğinden bahisle davanın kabulüne 76.700,00 TL alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu fatura içeriğinden anlaşılacağı üzere Aydın-İzmir arası 19 litre damacana içme suyu 100 sefer nakliye bedeli olarak düzenlendiği, faturaya konu işin muhteviyatı gereğince müvekkili şirketin bu kadar miktarda hizmet alımına ihtiyacının bulunmadığı, müvekkili şirketin davaya konu faturada yazılı miktarda fabrikadan mal çıkışının bulunmadığı, dolayısıyla karşı tarafın fatura bedeline yönelik talebinin gerçeği yansıtmadığı, davalı tarafın daha önceki faturalarında da görüleceği üzere müvekkili şirket merkez adresinin Aydın olduğu, ancak fatura kesilirken davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmayarak müvekkili şirketin Çiğli/İzmir adresine fatura kestiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Davacı tarafça davalı adına düzenlenen davaya konu 07.06.2017 tarih ve KDV dahil 76.700,00 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı tarafça davalıya verilen nakliye hizmeti karşılığında davaya konu 07.06.2017 tarihli ve KDV dahil 76.700,00 TL bedelli fatura bedelinin davacı tarafça ödenmediği iddiasıyla fatura bedeli olan 76.700,00 TL'nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, davalının davaya konu fatura muhteviyatı nakliye hizmetine ihtiyacının da bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafça iddia edildiği üzere davalının davacıdan davaya konu fatura muhteviyatı nakliye hizmetini almadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı tarafça davalı adına "Sultanhisar - İzmir arası 19 litre damacana içme suyu nakliye bedeli" açıklamalı 07.06.2017 tarih ve KDV dahil 76.700,00 TL bedelli fatura muhteviyatı nakliye hizmetinin davacı tarafça davalıya verilip verilmediği, bu kapsamda davaya konu faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimat yoluyla yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen rapora göre ; davaya konu 07.06.2017 tarihli ve KDV dahil 76.700,00 TL bedelli faturanın davalı şirkete ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, davalı şirketin incelenen 2017 yılı ticari defter ve kayıtlarının açılış bakiyesinde önceki yıldan devreden davacıya 5.614,99 TL'lik borç bakiyesinin mevcut olduğunun bildirildiği görülmüştür. Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan raporda; davacı ...'e ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde davalı adına 2016-2017 yıllarında 13.07.2016 tarih "Nakliye bedeli" açıklamalı 5.000,00 TL bedelli, 15.08.2016 tarih "Nakliye bedeli" açıklamalı 5.400,00 TL bedelli, 29.08.2016 tarih "Nakliye bedeli" açıklamalı 5.400,00 TL bedelli, 31.10.2016 tarih "Aydın İzmir Nakliye Bedeli (800 damacana)" açıklamalı 5.015,00 TL bedelli ve 07.06.2017 tarih "Sultanhisar-İzmir arası 19 litre damacana içme suyu nakliye bedeli" açıklamalı 76.700,00 TL olmak üzere toplam 97.515,00 TL bedelli faturaların düzenlendiği ve davacı defterlerine kaydedildiğinin tespit edildiği, ancak davacı defterlerinin işletme defteri olması nedeniyle davalı tarafça faturalara karşılık yapılan ödeme olup olmadığının defterlerde tespit edilemediği, incelenen davalı şirket kayıtlarına göre davaya konu 76.700,00 TL'lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalı defter kayıtlarına göre 2016 yılı faturalarından kalan 5.614,99 TL kadar davalının davacıya borçlu kaldığının tespit edildiği, davaya konu 07.06.2017 tarihli 76.700,00 TL bedelli faturada irsaliye numarasının bulunmadığı, davacı vekili tarafından 06.03.2020 tarihli dilekçesi ekinde bir çok sevk irsaliyesi, damacana takip formu ve 2016 yılına ait motorin yazar kasa fişleri sunulduğu görülmüş ise de, gerek tarih, gerekse miktar olarak davaya konu 76.700,00 TL bedelli fatura ile bağlantısının kurulamadığı, sunulan sevk irsaliyelerinin 2016 yılına ait olduğu, dosya kapsamında davaya konu 76.700,00 TL bedelli faturaya ait irsaliyenin tespit edilemediğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davaya konu 07.06.2017 tarihli ve 76.700,00 TL bedelli faturanın davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmasına rağmen davalı şirkete ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığı mali müşavir bilirkişilerden alınan rapordan anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafça davalı adına "Sultanhisar-İzmir arası 19 litre damacana içme suyu nakliye bedeli" açıklamasıyla düzenlenen davaya konu 07.06.2017 tarih 76.700,00 TL'lik fatura muhteviyatı nakliye hizmetinin davacı tarafça davalı şirkete verildiğinin ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Davaya konu faturanın incelenmesinden fatura üzerinde irsaliye numarasının bulunmadığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan irsaliyelerin dava konusu fatura ile bağlantısının kurulamadığı, davalı tarafça davaya konu fatura muhteviyatı hizmetin alınmadığının savunulduğu, davaya konu fatura muhteviyatı nakliye hizmetinin davacı tarafça davalıya verildiğine dair yazılı bir belgenin dosya kapsamı belgeler arasında bulunmadığı, bu kapsamda davacının davaya konu fatura muhteviyatı nakliye hizmetini davalıya verdiği yönündeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı kabul edilmiştir. Davacı delilleri arasında açıkça yemin deliline de dayanılmadığı görülmüştür. Bu kapsamda davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verme gereği doğmuştur. Ayrıca her ne kadar davalı ticari defter ve kayıtlarında 2016 yılından devreden ve 2017 açılış bakiyesine göre davacının davalıdan 5.614,99 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilmiş ise de, davanın konusu davacı tarafça davalı adına düzenlenen 07.06.2017 tarih ve 76.700,00 TL'lik fatura ile sınırlandırıldığından ve davalı defterlerinde tespit edilen 5.614,99 TL'lik alacak dava konusu edilmeyen faturalardan kalan bakiye olduğundan iş bu dava dosyasında bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır." şeklindeki gerekçe ile;"Davanın Reddine " karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının defterlerinde kayıtlı faturanın, davalının defterine kaydedilmemesinin alacağın yokluğunu göstermeyeceğini, özellikle davalının sevk irsaliyesi ve irsaliyeli fatura koçanlarının dosyaya sunmasını talep ettiklerini, ancak mahkemece bunlar getirtilmeden karar verildiğini, bu nedenle kararın eksik incelemeye dayalı ve usule aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasının, delillerinin toplanarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: alacak istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve açık olmasına, ispat yükü üzerinde olan davacının sunduğu delillerle davaya konu fatura içeriği hizmeti verdiğini ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2022 tarih, 2020/157 Esas ve 2022/209 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 534,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6- Kararın Dairemizce taraflara res'en tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/12/2025