İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı karşı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin bayisi olarak 05/12/2006'da yaptıkları bayilik sözleşmesi ile 84.000 USD + %18 KDV değerinde olan bayiye teslim edilen malzem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/415 KARAR NO : 2025/1226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2021 NUMARASI : 2017/731 Esas - 2021/742 Karar DAVA: ALACAK (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı karşı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin bayisi olarak 05/12/2006'da yaptıkları bayilik sözleşmesi ile 84.000 USD + %18 KDV değerinde olan bayiye teslim edilen malzemelerin bayilik sözleşmesi sonunda davalı ... AŞ'ye teslim edileceğine dair sözleşme maddesinin taraflar arasında yapılan 06/12/2011 tarihli protokol ile değiştirilerek davacıya bırakılması konusunda anlaştıklarını daha sonra bayilik sözleşmesinin bitmesi üzerine 12/12/2016 tarihinde davalı tarafın elemanları tarafından bu malzemelerin sökülerek götürüldüğünü, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL alacağın ihtarname tarihi olan 23/07/2017 tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06/12/2011 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 3. maddesi gereğince bayiye teslim edilen malzemelerin davacıya iade edilmesi gerektiği halde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere teslim edilmeyen elektrik mekanik tesisat bedeline istinaden şimdilik 1.000,00 TL malzemeler davacıya geç iade edildiğinden kullanım bedeli olarak şimdilik 2.000,00 TL davacı taraf 22 m³'lük tank yerine 10 m³'lük tankı iade ettiğinden ikisi arasındaki maliyet farkının şimdilik 2.000,00 TL'sini, malzemelerin söküm masrafı olarak şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere 6.000,00 TL davacı karşı davalıdan dava tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle alınmasını talep etmiş, ayrıca asıl davaya yönelik olarak da sözleşme ve eki protokolün maddelerine göre bayiye bırakılacak malzemenin bedel karşılığında bırakılacağına ilişkin olduğu tarafların tacir oldukları söz konusu sözleşme ve protokolün bu şekilde kararlaştırıldığını bu nedenle asıl davanın reddini karşı davanın kabulünü talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Tarafların delilleri toplanmış, önce Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile bilirkişi raporu talimatla alınmış, bu rapor ve dosyadaki bilgilerle mahkememiz yeni bilirkişi heyetinden rapor ve itirazlar üzerine ek rapor almıştır. 06/12/2011 tarihli taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşme sonunda dava konusu malzemeler davalı ... AŞ'ye iade edilecek, nakliye vinç gibi taşıma masrafları bayi tarafından peşin olarak ödenecektir. 06/12/2011 tarihinde yapılan protokolün 1. maddesinde ise bu malların mülkiyeti davalı ...'a ait olup sözleşme sonunda malzemelerin bayiye verileceği yazılıdır. Sözleşmenin Kuşadası 2. Noterliğinin ihtarnamesi ile 06/12/2016 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır. Bilirkişiler davalı karşı davacı ticari defter kayıtlarında yaptıkları incelemede herhangi bir alacak - borç bakiyesi bulunmadığını tespit etmişlerdir. Bilirkişi heyeti dosyamızda sektörel analiz de yapmışlardır. Buna göre taraflar arasında yapılan sözleşmeye ek protokol ile sözleşmede belirtilen süre bitiminde davalıya ait dava konusu malzemelerin bila bedel davacıya verileceği şeklinde anlaşılması gerektiğini rapor etmişlerdir. Protokol sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Aynı raporun sözleşme hükümleri bakımından değerlendirilmesi kısmında ise protokol ve sözleşmenin bir bütün olduğu ve sözleşmenin eki olduğu, basiretli bir tacir olarak davacıya bırakılacağı anlamının çıkarılmasının somut olayın özelliklerine düşmeyeceği düşünülmektedir denilmektedir. Yine 08/06/2020 tarihli bu raporun TTK 20. maddesi yönünden değerlendirilmesinde dava konusu malların bedelsiz davacıya bırakılmadığı anlamına varılacağını, sonuç olarak malların davacıya bedelsiz geçmediği sonucunu çıkarmıştır. Alınan ek raporda ise kök raporun çelişkili olmadığını, mahkemeye sektörel yaklaşımın alternatifli olarak sunulduğu, karşı dava yönünden ise mekanik tesisat bedelinin söküldükten sonra kullanılamayacağı için rayiç bedelinin olmadığını, tankın değişimi sonucu aradaki farkın bedelinin 18.000,00 TL olduğunu, yapılan sözleşme gereği 2 günlük ek kullanım nedeniyle karşı davacının 1.000 USD kullanım bedeli talep etme hakkı vardır denilmiştir. Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan ilk raporda ise sonraki rapordan farklı olarak dava konusu malzemelerin bedelsiz olarak davacıya geçtiğini rapor etmişlerdir. Taraf vekilleri iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni rapor istemiş iseler de söz konusu çelişki nedeninin sözleşmenin hukuki yorum farkı olduğu yeni rapora gerek olmadığı mahkememizce bu konuda değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla yeni rapor alınmamıştır. İlk sözleşmede dava konusu eşyaların değeri yazıldığı gibi bunların emaneten bayiye bırakıldığı sözleşmenin sona ermesinde bunların davalıya iade edileceği açıkça yazılıdır. Bunda taraflar arasında da ihtilaf yoktur. Daha sonra yapılan sözleşme (Ek Protokol) ile dava konusu bu eşyaların sözleşme sonunda bayiye verileceği konusunda anlaşma yapılmıştır. Ancak bu eşyaların bedelsiz mi bedel karşılığı mı bırakılacağı konusunda yazılı bir not düşülmemiştir. Ancak bayiye bırakma işlemi şarta bağlanmış sözleşme sona ermesi halinde şartı getirilmiştir. Bu süre dolmuştur. Bu şart yerine geldiğine göre bu eşyaların davacı bayiye bırakılması gerekirken davalı taraf söküp götürmüştür. Ayrıca bu eşyaların bayiye bırakılması yazılmışken bunun bedel karşılığı olacağı konusunda davalı tarafın savunması varsa bunu ispat yükü davalıya geçer. İkinci sözleşme (protokol) incelendiğinde 1. sözleşme ile farklı tüm hususlar ayrıntılı olarak yazılmış olduğu görülür. Hatta dava konusu malzemelerin bedelleri dahi yazılı olup mülkiyetinin davalı ...'a ait olduğu sözleşme sonunda ise bayiye verileceği şeklinde bir çeşit şartlı bağışlama sözleşmesi söz konusudur. Ancak bunun bedel karşılığında yapılacağı değil de süre sonunda olacağı şeklindedir. Eğer bedel karşılığı olacaksa şarta gerek kalmaz ve süreyi beklemeye gerek kalmaz. Bu bırakmanın bedelsiz olduğu tüm sözleşmenin yorumlanmasından ortaya çıkmıştır. Bunun aksini davalının ispatlaması gerekir. Yapılan şartlı bağışlama sözleşmesi olup bu şart sürenin dolması olup yerine geldiğinden TBK 290, 288-2 maddelerine uygundur. Davalı şartlı bağışladığı eşyaları sürenin geçmesinden sonra yani şartın yerine gelmesine rağmen söküp geri almakla TBK 294 maddesine göre ağır kusurludur. Davacının zararını gidermesi gerekir. Davacı kısmi dava açmıştır. 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte talep etmiştir. Faizin tarihi ise davalıya yapılan ihtarname ile temerrüte düşürüldüğü tarihtir. Taraflar tacir olduğundan avans faizine hükmedilmiştir. Davalı karşı davacının açmış olduğu karşı davasının ise yukarıda açıklanan gerekçeyle haksız olması nedeniyle karşı davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki otogaz bayilik mukavelesi ve eki protokolünü her iki tarafın da kabul ettiğini, her iki tarafında tacir olduğunu, yerel mahkemenin, "daha sonra yapılan ek protokol ile dava konusu eşyaların sözleşme sonunda bayiye bırakılacağı konusunda anlaşma yapıldığı" şeklindeki tespitinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının da davalı karşı davacının haklılığını doğrular nitelikte olduğunu, yapılan tespitlerden de dava konusu malların davacıya bağışlanmamış ve mülkiyetlerinin davacıya geçmemiş olduğunun anlaşılacağını, dava konusu sözleşme ve protokolün bağışlama sözleşmesi şeklinde yorumlanmasının ve asıl davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin karşı davayı da aynı gerekçeyle reddettiğini, dava konusu sözleşme ve eki protokolün lafzından da yorumundan da anlaşılması gerekenin malın bedeli karşılığı karşı tarafa verileceği şeklinde olduğunu karşı davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin 3. maddesinde emanet malzemelerin davalı karşı davacıya ait olduğunun, sözleşmenin bitiminden itibaren 3 iş günü içinde müvekkile iade edileceğinin, aksi halde gecikilen her gün için 500 USD kullanma bedelinin bayi tarafından ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığını, davacı/karşı davalının 12.12.2016 tarihinde malzemenin büyük kısmını müvekkile iade ettiğini, elektrik ve mekanik tesisatı iade etmediğini, 22 m3 lük yer altı ... tankı yerine 10 m3 lük yer altı ... tankının iade edildiğini, ikisi arasındaki maliyet farkının ödenmesi için açılmış karşı davanın kabulü gerekirken reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, asıl dava da bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle davalı tarafından sökülen malzeme bedelinin, karşı davada ariyetlerin süresinde iade edilmemesi nedeniyle cezai şart ve eksik teslim edilenlerin bedelinin ödenmesi, ariyet ve söküm bedelinin tahsili davasıdır. İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne ,karşı davanın reddine karar verilmiş,bu karara karşı davalı -karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince, sözleşmede belirtilen malzemelerin davacıya bedelsiz verilip verilmediği, karşı davada davacının eksik malzeme bedeli ve söküm bedeli talep edip edemeyeceği ve cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı tarafından davalı muhataba gönderilen Kuşadası 2. Noterliği 23.02.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile, bayilik sözleşmesine aykırı olarak kendilerine bırakılması gereken malzemeler söküldüğünden 84.000USD +%18 KDV zarara uğratıldıklarından ödenmesini ihtar etmiştir. Davalı taraf ise Beyoğlu 54. Noterliği 03.03.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile, sözleşme ve protokol ekinde tam listesi olan malzemelerden eksik olanların iade edilmesini ihtar etmiştir.Davacı, 06.12.2011 tarihli protokolün 1. maddesine göre emanet verilen malların ve bayi sözleşmesinin hitamında sona ermesi nedeniyle taraflarına verilmesi gerektiğini ancak davalı tarafından söküldüğünden bedeli talep edilmiş, karşı davada davacı malların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu davalı tarafından geç ve eksik teslim edildiğinden süresinde iade edilmemesi nedeniyle cezai şart ve eksik teslim edilenlerin bedeli ve söküm bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.Taraflar arasında 05.12.2006 tarihinde 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmenin 3. Maddesinde bayiye emaneten verilen mallar belirtilerek, toplam maliyetinin 84.000 USD + %18 KDV olduğu, malzemelerin mülkiyetinin davalı karşı davacı ... .... Dağ. Tic. Ve San. A.Ş.'ye ait olduğu ve sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde tarihinde ... .... Dağ. Tic. Ve San. A.Ş.'ye iade edileceği düzenlenmiştir. Yine taraflar arasında 06.12.2011 tarihinde 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmenin 3. maddesinde bayiye emaneten verilen mallar belirtilerek, topla maliyetinin 84.000 USD + %18 KDV olduğu, malzemelerin mülkiyetinin davalı karşı davacı ... .... Dağ. Tic. Ve San. A.Ş.'ye ait olduğu ve sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde tarihinde ... .... Dağ. Tic. Ve San. A.Ş.'ye iade edileceği ve bayiye emanet olarak teslim edilen ve mülkiyeti satıcıya ait olan malzemelerin bayi tarafından anlaşmanın sona ermesinden itibaren 3 iş günü içerisinde iade etmemesi halinde bayinin her gün için 500 ABD Doları kullanma bedelinin satıcıya ödemeyi taahhüt ettiği düzenlenmiştir. Aynı tarihte düzenlenen Protokol'ün 1. maddesinde bayiye emaneten verilen mallar belirtilerek, topla maliyetinin 84.000 USD + %18 KDV olduğu, malzemelerin mülkiyetinin davalı karşı davacı ... .... Dağ. Tic. Ve San. A.Ş.'ye ait olduğu ve bayi sözleşmesinin hitamında sona ermesi halinde 1. Maddede belirtilen malzemelerin bayiye verileceği kararlaştırılmıştır.TBK'nın 19. maddesinin birinci fıkrası gereğince bir sözleşmenin gerek şekil gerek içerik yönünden değerlendirilmesinde kullanılan söz ve deyimler değil, tarafların birbirine uygun gerçek iradeleri esas alınmalıdır. Sözleşmede yer alan kayıtların gerçek anlamını tarafların gerçek iradeleri bağlamında belirlemeye ve bu kayıtların hangi hukuki sonuçlara yöneldiğini tayin etmeye sözleşmenin yorumlanması denilmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin yorumlanması, geçerli olarak kurulan, fakat uyuşmazlık konusu olan bir sözleşmenin veya bir maddesinin içeriğinin hâkim tarafından tarafların birbirine uygun sözleşme iradelerine göre tespit etmesi ve belirlemesidir. Sözleşmenin yorumlanmasının gündeme gelebilmesi için öncelikle tarafların geçerli olarak kurulmuş bulunan sözleşmenin içeriğini birbirinden farklı anlamaları ve bu konuda aralarında uyuşmazlığın bulunması gerekir. Hâkim yapacağı incelemeler sonunda tarafların sözleşmenin objektif ve subjektif esaslı noktalarını farklı anladıkları kanısına varırsa irade beyanlarının birbirine uygun olmaması nedeniyle sözleşmenin kurulmadığına karar verebilir. Buna karşılık tarafların irade beyanları birbirine uygunsa (gerçek ve farazi uygunluk) sözleşme kurulmuş olacağından hâkim, sözleşmenin veya bir kaydının içeriğini tarafların gerçek veya farazi sözleşme iradelerine göre belirler. Zira yorumun amacı, tarafların birbirine uygun gerçek veya farazi sözleşme iradelerinin tespiti ve bu tespite göre sözleşmenin içeriğinin belirlenmesidir. Sözleşme bir bütün olduğundan sözleşmenin bireysel maddeleri bütünden ayrı olarak tek başlarına yorumlanamaz. Başka bir deyişle sözleşmenin bireysel kısımları, sözleşmenin bütünü içinde ele alınarak yorumlanmalıdır. Ayrıca hâkim yorum yaparken kullanılan söz ve deyimlerin lafzi anlamları ile bağlı kalmamalı, tarafların gerçek ve farazi iradeleri araştırılmalıdır. Özellikle kullanılan söz ve deyimler sözleşmenin bütününe göre açık ve kesin değilse, muğlak ve birden çok anlama geliyorsa hâkim lafzı arka plana atmalıdır. Sözleşmenin yorumlanmasında özellikle sözleşme metninde yer alan söz ve deyimlerin muğlak ve müphem olması hâlinde, sözleşme metnine yansımamakla birlikte, tarafların iradelerini belirlemeye imkân veren olgulara da başvurulmalıdır. Bu kapsamda sözleşmenin kurulması sırasında, özellikle sözleşmenin müzakeresi esnasında veya sözleşmenin kurulmasından sonra mevcut olan durumlar dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla sözleşmenin kurulduğu yer ve zaman, sözleşme görüşmeleri, tarafların bu esnada ya da sözleşme kurulduktan sonra birbirine karşı takındıkları tutum ve davranışlar, ifa hazırlıkları, sözleşmenin kurulduğu andaki menfaat durumları ve özellikle ilgili iş çevresindeki örf, adet ve teamüller sözleşmenin yorumlanmasında göz önünde tutulmalıdır.Somut olayda taraflar arasında imzalanan ve 5 yıllık sürenin sonunda yenilenmediği için sona erdiği ihtilafsız olan 06.12.2011 tarihli 5 yıl süreli Bayilik sözleşmenin 3. Maddesinde ve aynı tarihli ve 6. Maddesi ile sözleşmenini eki sayılan ve sözleşmenin sona ermesi ile sona ereceği düzenlenen Protokol'ün 1. maddesinde bayiye emaneten verildiği belirtilen toplam maliyeti 84.000 USD + %18 KDV olduğu olan malzemelerin mülkiyetinin davalı karşı davacı ... .... Dağ. Tic. Ve San. A.Ş.'ye ait olduğu ve sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde tarihinde ... .... Dağ. Tic. Ve San. A.Ş.'ye iade edileceği düzenlenmiş ise de sözleşmesinin sona ermesi halinde protokolün 1. Maddesinde belirtilen malzemelerin bayiye verileceği düzenlenmiş olup, 06.12.2011 tarihli Bayilik Sözleşmesinin birden çok ticari ilişkide kullanılmak üzere oluşturulması aynı tarihli protokolün ise münhasıran belirli bir iş için düzenlenmiş olması karşısında protokolde, sözleşmenin hitamında sona ermesi halinde, malların bedeli mukabilinde bayiye bırakılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı şeklinde yorumlanarak Mahkemece asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden;Davalı karşı davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Karşı dava yönünden;Davalı karşı davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 170,78 TL harcın, alınması gerekli olan 683,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 512,32 TL istinaf karar harcının davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davalı karşı davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2025