12. Hukuk Dairesi 2013/25610 E. , 2013/34838 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/06/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu şirketle…
**12. Hukuk Dairesi 2013/25610 E. , 2013/34838 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/06/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu şirketler vekilinin icra mahkemesine süresinde sunduğu başvurunun; 04.06.2013 tarihli haczinin iş ve meslek hayatı için vazgeçilmez niteliğe sahip olduğu, haczedilmesiyle çalışma ve faaliyetlerin durma noktasına geldiği, bu nedenle M.cihazı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. İcra ve İflas Kanunu ve takip hukuku ilkelerine göre aslolan alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan, kural olarak borçluların tüm mallarının haczi mümkündür. Bir malın haczedilememesi için yasal düzenlemenin bulunması zorunludur. Haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerekir. İİK.nun 82. maddesinin amacına uygun biçimde haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmek için borçlunun bir meslek ifa eden gerçek şahıs olması gerekir. Somut olayda şikayetçi borçlu şirketlerin bir ticari şirket olup, sermaye ağırlıklı MR cihazının haczedildiği, borçlu şirketlerin faaliyetinin sermayenin önem kazandığı teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekeceği, öte yandan MR cihazının haczedilemezliğine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı gibi İİK'nun 82.maddesinin 2.bendinin uygulanabilmesi için emek ağırlıklı faaliyetin bulunması koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, haczedilmezlik şikayetinin reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.