İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; davacı şirketin toplam 18 adet çeki ciranta sıfatı ile cirolayıp aralarındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle ........ .... Şti'ne olan borcunu kapatmak için 15.04.2020 tarihinde ..... gönderi numarasıyla ve 20.06.2020 tarihinde ...... gönderi numarası ile iki defada kargo y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1034 KARAR NO: 2026/419 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/03/2023 NUMARASI: 2021/70 Esas - 2023/192 Karar DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; davacı şirketin toplam 18 adet çeki ciranta sıfatı ile cirolayıp aralarındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle ........ .... Şti'ne olan borcunu kapatmak için 15.04.2020 tarihinde ..... gönderi numarasıyla ve 20.06.2020 tarihinde ...... gönderi numarası ile iki defada kargo yoluyla gönderdiğini, söz konusu çekleri içeren kargo gönderilerinin kargo şirketi internet sorgulamalarında alıcıya teslim edildiği gözükmesine rağmen, çeklerin söz konusu şirkete teslim edilmeden başkaca üçüncü şahıslara ve bu davadaki davalılara ciro yoluyla devredildiği bilgisinin alındığını, olaya ilişkin suç duyuruları üzerine Bakırköy C. Başsavcılığının 2020/58404 no'lu dosyasında soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin bahsi geçen 18 adet çek içerisinden arka yüzlerinin görüntüsünü alabildiği... ......Ticari Şubesine ait keşidecisi .........AŞ olan ...çek numaralı 31.05.2020 keşide tarihli 137.000-TL bedelli ve... Şubesine ait keşidecisi ..... AŞ olan...... çek numaralı, 09.06.2020 tarihli 51.104,44-TL bedelli çeklerin, davalılara davacının iradesi dışında ciro yoluyla geçtiğini, işbu çeklerin ibraz edilip davalılara ödendiğini, her iki çekte davacıdan sonraki cirantaların aynı olduğunu, müvekkilinin kendisinden sonraki cirantalar ile herhangi bir ticari ilişkiSİ bulunmadığını, davalı...firmasının, ticari niteliği gereği kendisinden önceki cirantaların davacı ile ticari ilişkisinin olup olmadığını, söz konusu cirantaların gerçekten bir ticari faaliyet yürütüp yürütmedikleri ile davaya konu çeklerin hangi faturalara karşılık ödendiğini inceledikten sonra çeki almakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin diğer cirantalar ile bir ticari ilişkisi olmamasına rağmen ve diğer davalıların ticari ilişki olmaksızın çekleri birbirlerine devrettiklerini gözetmeden çekleri devraldığını belirterek, her iki çek bedeli toplamı olan 188.104,44-TL'nin davalılardan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı...vekili; dava konusu edilen iki çekin müvekkili şirkete aralarındaki faktoring ilişkisi kapsamında, çekte cirosu bulunan diğer davalı......... tarafından devir edilen fatura konusu alacakların ödeme vasıtası olarak, usulüne uygun bir şekilde devir ve ciro edildiğini, davacının müvekkili şirkete husumet yöneltmesi hukuka aykırı olup, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, müvekkili ile diğer davalı ...arasında imzalanan 24.02.2015 tarihli faktoring sözleşmesi hükümleri uyarınca taraflar arasında faktoring ilişkisi kurulduğunu, ...'in davaya konu çeklerde cirosu bulunan ...'dan olan fatura alacağını ve ödeme aracı olan işbu davaya konu edilmiş iki çeki, faktoring ilişkisi kapsamında alacak bildirim formları ile müvekkili şirkete devir, temlik ve ciro ettiğini, davaya konu çeklerin müvekkili şirkete faktoring müşterisi ...tarafından usulüne uygun şekilde devir ve ciro edildiğini, bu nedenle müvekkilinin davaya konu çeklerin iyiniyetli, meşru hamili olduğunu, müvekkilinin bilerek davacının zararına hareket etmesinin de söz konusu olmadığını, çeklerin çalıntı olduğuna dair bir iddia ortaya atılmadığından ve bu konuda bankalara başvuru yapılmadığından, çeklerin bedellerinin müvekkilince tahsil edildiğini, diğer yandan davacı tarafın kıymetli evrak olan çekleri kargoya vererek, çeklerin kargoda kaybolması veya zayi olmasını göze aldığını, basiretli bir tacirin kendi kusurundan kaynaklı hak iddia edemeyeceğini, müvekkilince yapılan işlemin faktoring mevzuatına uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili; davacının iddialarının aksine, dava konusu çeklerin kargoya teslim edildiği ve çalındığının kanıtlanamadığını,çeklerin kargoda çalındığı iddia edilmişse de buna ilişkin delil ibraz edilmediğini, davacının basiretsiz ve ağır kusurlu davranışından doğan zarardan tek başına sorumlu olduğunu, çekin zayi edilmiş olmasının müvekkilin yetkili hamil olmasına engel teşkil etmeyeceğini, çekin iktisabında müvekkiline atfedilecek ağır bir kusur bulunmadığını, davacının çekin kötü niyetle iktisap edildiğini kesin delillerle ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davaya konu çekin son hamili davalılardan...olup, istirdat talebinin sadece son hamile yöneltilebileceği, dolayısıyla...haricindeki davalılar yönünden bu sebeple davanın reddine karar verildiği, davalı...yönünden ise çekin iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın çekteki imzayı inkar etmeyip, davaya konu çeklerin iradesi dışında elinden çıktığını beyan ettiği, davacının iddiası şahsi def'i mahiyetinde olup, TTK'nın 687. maddesinde, hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi dışında şahsi def'ilerin başvuran hamile karşı ileri sürülemeyeceğinin düzenlendiği, yine 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3. maddesinde, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesine yer verildiği, davalı faktoring şirketinin çeki temlik alırken 6361 sayılı kanun BDDK'nın genelgesine uygun hareket edip etmediği ve buna göre kusur durumunun tespiti açısından ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının 6361 sayılı kanun ve kanuna bağlı yönetmelik çerçevesinde gerçek bir satışa dayanan faturanın temliki ile işlem yaptığının,çeklerin fatura ile uyumlu olduğunun,ciro silsilesinde kopukluk olmadığı,işleme yönelik istihbarat çalışması yapıldığının, dolayısı ile yapılan işlemin kanun ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının kötü niyetli olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; olaya ilişkin olarak soruşturma ve ceza dava dosyaları bulunmasına rağmen, mahkemece bu dosyalar dikkate alınmadan karar verildiğini, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, müvekkili ile dava dışı SFK Türk şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, ancak müvekkili ve ... şirketinin davalılarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığının ortaya çıktığını, ancak mahkemece bu hususun hiç değerlendiril mediğini, bunların yanında çalınan çeklerle ilgili açtıkları davalarda verilen emsal kararlar ve bilirkişi raporları sunulmasına rağmen, mahkemece bu emsallerin de incelenmediğini, mahkemece alınan ikinci bilirkişi raporunda, salt son hamilin ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, bu raporda ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, faturalarla uyumlu olduğu bildirilmiş ise de, çeklerin ciro silsilesindeki tüm şirketlerin ticari defter ve kayıtları incelenmeden ciro silsilesinde kopukluk olup olmadığının anlaşılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle raporun eksik ve hatalı olduğunu, kaldı ki son hamilin basiretli bir tacir olarak kendinden önceki cirantaların söz konusu çekleri ne şekilde iktisap ettiğini araştırması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmekte olup, somut olayda dava konusu çeklerde son hamil davalı...şirketidir. Bu durumda mahkemece çeklerde hamil vasfı taşımayan diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda; dava konusu... ...... Ticari Şubesine ait ......05.2020 keşide tarihli, ...çek numaralı 137.000-TL bedelli, keşidecisi .... ..... AŞ olan çekin lehtarının davacı ...olduğu, çekin davacıdan sonra gelen cirantalarının sırasıyla ...Tekstil, ..., .......ve...olduğu, ..... Şubesine ait 09.06.2020 keşide tarihli,....... çek numaralı, 51.104,44-TL bedelli, keşidecisi ... olan çekin lehtarının ........ olduğu, çekin lehtardan sonra gelen cirantalarının sırasıyla davacı ....., ..., ...,.... ve...olduğu, çeklerin davalı .... tarafından ...' adına düzenlenen 17.04.2020 tarihli 235.000-TL bedelli faturaya istinaden 17.04.2020 tarihinde faktoring işlemi ile davalı .'e devredildiği, çeklerin...tarafından bankaya ibraz edilerek bedellerinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece alınan 20.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen ticari defter ve kayıtlara göre davacı ...ile dava dışı ..... şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, her iki çek davacının defterlerinde kayıtlı olup çeklerin çıkış kaydına rastlanmadığı, davacı ...ile dava dışı .....şirketinin ticari defterlerinde davalılara ait herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı bildirilmiştir. 01.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise; davalı ..... tarafından diğer davalı ...'ya düzenlenen 17.04.2020 tarihli 235.000-TL bedelli faturanın davalı .......'e temlik edildiği, ödeme aracı olarak dava konusu çeklerin teslim edildiği, çeklerin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalı faktoring şirketi tarafından işleme ilişkin istihbarat çalışması yapıldığı, çek borçlularının çek skorlarının iyi çıkması nedeniyle onay verildiği, faktoring işlemlerinin 6361 sayılı kanun hükümlerine uygun olarak yapıldığı bildirilmiştir. İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çeklerin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Sunulan deliller ve soruşturma dosyası kapsamında, davacının dava konusu çeklerde yetkili hamil olduğu ve çeklerin de rızası dışında elinden çıktığı kanıtlanmıştır.6361 sayılı yasanın 9/2. maddesi; faktoring şirketinin, BDDK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile yine BDDK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamayacaklarını ve tahsilini üstlenemeyeceklerini öngörmektedir. Bu nedenle faktoring şirketleri ancak gerçek ve fatura ile tevsik olunan mal veya hizmet satışına dayalı olan alacakları devralabilirler. Dolayısıyla faktoring işlemi bakımından mal veya hizmet satışının sadece fatura ile tevsik edilmesi yeterli olmayıp, faktoring şirketince faturaya konu mal veya hizmet satışının fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği, ilgililerin mali durumları konularında araştırma ve istihbarat çalışması yapılması gerektiği, ayrıca temlik alınan alacağı temsil eden kambiyo senedinin fatura tutarı ile uyumlu olup olmadığına bakılarak açık uyumsuzluk halinde işlem yapılmaktan kaçınılması, senedi düzenleyen ve sair ilgililer açısından da borcun varlığı bakımından teyit işlemleri yapıldıktan sonra ve ancak tüm bu araştırma ve soruşturma sonucunda olumlu bir sonuca varılması halinde faktoring işlemi yapılması gerekmektedir.Davacının suç duyurusu üzerine davalı ...'nun tek ortağı ve yetkilisi olan ...hakkında aynı olayda çalınan bir kısım çeklere ilişkin olarak sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/164 esas 2024/307 karar sayılı ilamıyla; ... yetkilisi olan sanığın çekleri ...Tekstil'den aldıklarını beyan ettiği, .......yetkilisi .......'ın ise ifadesinde, söz konusu şirketlerle iş yapmadığını, çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, yaptırılan imza incelemesinde ....... şirketine atfen atılan imzaların....yetkilisi sanık .......'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, sanığın bir şekilde ele geçirdiği çekleri ...adına sahte olarak ciro ederek piyasaya sürdüğü gerekçesiyle, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.Çeklerde davalı faktoring şirketinden önceki cirantalar ..........'nun cirolarının, farklı tarihlerde meydana gelen başka kargo hırsızlığı vakıalarına konu olan çeklerde de yer aldığı yargı kararları ile de sabittir (Dairemizin 2022/2376 esas 2025/1906 karar sayılı, 2022/251 esas 2025/479 karar sayılı, 2024/1795 esas 2024/1744 karar sayılı, 2022/1017 esas 2022/966 karar sayılı, 2021/2113 esas 2022/506 karar sayılı, 2023/538 esas 2025/1729 karar sayılı ve 2022/920 esas 2025/517 karar sayılı ilamları). Bahsi geçen cirantaların birbirinden farklı kargodan hırsızlık vakıaları neticesinde elden çıkan çekleri benzer veya farklı cirantalardan ciro yoluyla devralarak, son hamil sıfatıyla icra takiplerine konu etmiş olmaları nedeniyle bir çok dava ve ceza soruşturma dosyalarının muhatabı oldukları UYAP sisteminde yapılan sorgulamalardan anlaşılmaktadır. Çeklerde .......'dan önceki ciranta olarak yer alan .........ciro imzasının sahte olduğu, imzanın .........yetkilisi ......'in eli ürünü olduğu kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabittir. Davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturması ve ceza yargılamasında davalının faktoring işlemine esas aldığı faturanın sahteliği konusunda bir tespit bulunmasa da, bu durum kendisine yasal bir takım imtiyazlar tanınan davalı faktoring şirketinin yasal yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Bu kapsamda somut olayda kargodan hırsızlık konusu bir çok çekte ciranta olarak adı geçen ...... şirketinden alacağı temlik alan davalı faktoring şirketi tarafından, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda istihbarat çalışması yapıldığı, dayanak faturanın gerçek bir mal-hizmet satışına dayalı olduğu, faturanın taraflarından da teyit alındığı yönünde herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu durumda davalının çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekte olup, mahkemece davalı faktoring şirketi aleyhine açılan davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı faktoring şirketi aleyhine açılan davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, diğer davalılar hakkındaki karar tekrar edilerek "davalı...aleyhine açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/.. Esas - 2023/. Karar sayılı ./03/2023 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davalılar .... .... Şti, .... .... Şti. ve .... .... Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Davalı...AŞ aleyhine açılan davanın kabulüne, 188.104,44-TL'nin bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine." İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 12.849,41-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatan 3.212,36-TL harcın mahsubu ile kalan 9.637,05-TL'nin davalı...AŞ'den alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 3.271,66-TL peşin harçların davalı...AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Hakkındaki dava red edilen davalılar tarafından yapılan giderler ayrık tutularak hesaplanan Davacı tarafından yapılan 2.600-TL bilirkişi ücreti ve 284-TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 2.884-TL yargı giderinin davalı...AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalı...AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı .... .... Şti. lehine takdir olunan 29.215,66-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 1.360-TL arabuluculuk ücretinin davalı...AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına," Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 321,50-TL istinaf yargı giderinin davalı...AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/03/2026