11. Hukuk Dairesi 2010/1385 E. , 2010/4593 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2007/99-2008/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı TPE vekili ile diğer davalı şti. vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmak…
**11. Hukuk Dairesi 2010/1385 E. , 2010/4593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2007/99-2008/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı TPE vekili ile diğer davalı şti. vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalılar ...Ltd. vekili ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen TPE vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2006 01100 sayı ile 27.03.2006 tarihinde “askılı-t-shirt” için endüstriyel tasarım tescili başvurusunda bulunduğunu, davalılardan şirketin daha önceki yıllara ilişkin itirazına gerekçe yaptığı kataloglardaki ürün tasarımları ile başvuru konusu davacı tasarımının benzer olduğu, başvurudaki göğüs kısmında yer alan şeritlerin ayırt ediciliği sağlamadığı ve genel formu kapsadığı, seçenek özgürlüğü bırakmadığı gerekçesiyle diğer davalı TPE’nin YİDK’na yaptığı itirazın kabul edilip, tasarım tescilinin iptaline karar verildiğini, oysa davacı tasarımının yenilik ve ayırtedicilik unsurlarının gerçekleştiğini, o belgelerdeki tasarıma benzemediğini ileri sürerek, YİDK’nun 17.01.2007 tarih ve 2007/T-10 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre itiraz aşamasında dayanılan kataloglardaki tasarımlar ile başvurunun karşılaştırılması sonucu YİDK kararının iptali gerektiği, başvurunun bunlardan farklı, yeni ve özgün olduğu, seçenek özgürlüğü ve ayırt edicilik vasfının bulunduğu, ne var ki itiraz aşamasında sunulmayan yeni deliller varsa bunların incelenmesi gerekeceği, zira davacının başvurusu davalı itirazı üzerine reddedildiğinden ve davalının itirazı doğrultusunda karar çıktığından davacının yeni delil göstermesine, hatta YİDK kararının iptali için dava açmasına gerek kalmadığı, bu nedenle davalı şirket vekilinin ilk kez dava sırasında sunduğu belgeler için alınan ek raporda, davalı şirkete ait 2000-2001 katalogunda bulunan 006 kodlu ürünle başvurunun aynı olduğu yahut ondan belirgin biçimde farklı bulunmadığı görüşü bildirildiği, davalı anılan katalogun basımı ile ilgili 13.06.2001 tarih ve 829 sayılı faturayı ve bu faturanın işlendiği ticari defter kayıtlarını ibraz etmiş ise de, 2000 yılı kreasyonlarının bulunduğu bir katalogun basımının ve faturasının 2001 yılında düzenlenmesinin hayatın olağan akışına ve aynı yıl harcamalarının aynı yıl defterlerine aktarılmasına ilişkin mali mevzuata aykırı olduğu, bu belgenin itiraz aşamasında sunulmamış olmasının şüphe doğurduğu, bu durumda başvurudan önce katalogun kamuya sunulduğunun ispat edilemediği sonucuna varılması gerektiği, sonuç olarak davacının başvuru konusu tasarımının yenilik ve ayırtedicilik vasfının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı TPE vekili ile diğer davalı şirket vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, endüstriyel tasarım tescil başvuru sahibi davacının tescilini davalılardan şirketin itirazı üzerine iptal eden YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Çekişme, başvuru konusu tasarımın, itiraza neden gösterilen eski tasarımlara benzeyip benzemediği, yeni ve ayırt edici olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Davalılardan şirket vekilinin delil listesinde bildirdiği ve açıkladığı delillerden biri de “İŞBİL” firmasının katalogu olup, bu katalogdan davacı tasarımındaki yaka desenlerinin ayrıca üretilip, askılı bayan atletlerine sonradan ilave edilerek kullanıldığı, bu nedenle bu desenlerin ayırt edicilik sağlamadığı, yaratıcı bir özelliğinin bulunmadığı sıradan formlar olduğu savunulmuştur. YİDK kararında da tasarımın göğüs kısmında yer alan şeritlerin ayırt ediciliği sağlamadığı ve tasarımın bilinen genel formu kapsadığı sonucuna varılmıştır. 23.11.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, bu delil tartışılmamış olup, davacı tasarımındaki yaka desen ve süslemelerinin itiraza neden gösterilen tasarımlardan farklı, yeni ve ayırt edici olduğu sonucuna diğer kataloglar ile varılmıştır. Davalı şirket vekilinin rapora itirazı üzerine alınan ek raporda da bu itiraz üzerine durulmamış olup, anılan katalog değerlendirilmemiştir. Oysa tasarımın yaka, desen ve askı unsurlarının tasarıma farklılık katan unsurlar olduğu, bunlardan yaka ve yakaya konulmuş şerit desenin özellikleri asıl ve ek raporda ağırlıklı olarak karşılaştırmaya alınmıştır. Bu nedenle, yaka süslemesi ve desenlerinin genel, alelâde formlar olup olmadığı, kamuya daha önce sunulup sunulmadığı, ayırt edicilik sağlayıp sağlamadığı üzerinde durulması önem arzetmekte olup, sonuca etki edecek nitelik göstermektedir. Dairemiz’in 25.02.2008 tarih ve 2007/7374 E, 2008/2051 K sayılı ilamında da açıklandığı üzere, tasarımı oluşturan figürlerin ve desenlerin, çizimlerin yaygın bir şekilde kullanılan kamusal figürler olması halinde tasarıma yenilik ve ayırt edicilik katmayacağı, kombinasyonun kamusal figürlerden de yararlanılarak özgün ve yaratıcılık unsurları ile oluşup oluşmadığı üzerinde durulması gerektiği açıklanmıştır. Zira, 554 sayılı KHK’nin 3/a bendinde tasarımın, bir ürünün tümü veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyguları ile algılanan çeşitli unsur ve özelliklerin oluşturduğu bütünü ifade ettiği öngörülmüştür. Ek rapora itirazda da üreticilerin satın aldığı hazır şeritlerin aynen tasarım konusu çizgilere monte edilip, kullanılması nedeniyle tasarımın yenilik doğurmadığı savunulmuştur. Mahkemece yeni bir ek rapor alınmamış ve bu itiraz üzerinde gerekçede herhangi bir tartışma yapılmamış olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. Öte yandan, ek raporda davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini kaldırdığı sonucuna varılan 006 kodlu ürün tasarımının yer aldığı katalogun faturası ve bu faturanın yer aldığı yevmiye defteri ilgili bölümün fotokopilerinden oluşan delil, yazılı gerekçelerle mahkemece, şüpheli ve hayatın olağan akışına aykırı bulunmuştur. Oysa, davalı şirket vekili, itiraz aşamasında acelecilik ile bu delili sunamadıklarını savunmuş olup, esasen mahkemece, davalı şirketin itiraz aşamasında sunmadığı delilleri dava sırasında ilk kez sunabileceği sonucuna varmıştır. Katalog faturasının 13.06.2001 tarihini içermesine karşılık, katalogun ise 2000 yılı kreasyonlarından da oluşmasının çelişki oluşturduğu, bunun mali mevzuata aykırı olduğu, inandırıcı olmadığı ve şüpheli bulunduğu sonucuna varılması, faturanın ve tasdikli yevmiye defterinin sahteliğinin ve faturanın sonradan deftere kaydedildiğinin tespiti yapılmadığı sürece hukuki bir yaklaşım olarak görülemez. Davalı şirketin temyizde savunduğu gibi katalog ve faturanın süresinde teslim edilmemesi de olası olup, katalogun 2001 yılı kreasyonlarını da içerdiği gözden uzak tutulmamalıdır. Bu durumda, redde neden gösterilen anılan tasarımın, katalogun basımını gösteren fatura nedeniyle 2001 yılında kamuya sunulmadığının kabulüne dayalı yazılı gerekçeler ile davanın kabulü eksik incelemeye dayalıdır. Davacı tarafından faturanın sahteliği ileri sürülmediğine ve mahkemece de bu yönde bir tespit yapılamadığına göre, bu faturanın hukuken geçerli olduğunu kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken, aksi yönde oluşturulan gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Ön Yıldız Çamaşırları Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.