TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2018/275 Esas 2023/18 Karar DAVA : Kredi Tesis İşleminin İptali DAVA TARİHİ : 10/04/2018 DAVA TARİHİ : 18/03/2020 KARAR TARİHİ : 27/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025 Taraflar arasındaki, asıl davada kredi tahsis işleminin iptali, birleşen davada ise menfi tespit, takip konusu ipoteğin kaldırılması ile senetlerin iadesi istemine i…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/451 Esas 2025/1170 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/451 KARAR NO : 2025/1170 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2018/275 Esas 2023/18 Karar DAVA : Kredi Tesis İşleminin İptali DAVA TARİHİ : 10/04/2018 DAVA TARİHİ : 18/03/2020 KARAR TARİHİ : 27/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025 Taraflar arasındaki, asıl davada kredi tahsis işleminin iptali, birleşen davada ise menfi tespit, takip konusu ipoteğin kaldırılması ile senetlerin iadesi istemine ilişkin davaların yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davaların açılmamış sayılmasına yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA Davacılar asıl ve birleşen davada özetle; davalı bankanın, bilgileri olmadan kendilerinden, "..." adı altında 55.000-TL tutarında komisyon tahsilatı yaptığını bir başka ihtilaf sonucu tesadüfen öğrendiklerini, sonrasında ise bankanın, kendilerinden hile ile 31/05/2017 tarihli talimatı alarak bu kesintileri muhasebe hesaplarında düzelttiğini, ancak davalı bankanın, bu işlemi kredi kullanımı olarak gösterip kendilerini 188.000-TL tutarla borçlandırdığını ileri sürerek 31/05/2017 tarihli hileli bu kredi işleminin iptaline karar verilmesini, birleşen davayla ise; Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4102 Esas sayılı ve Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6387 Esas sayılı ipotekli takibinde talep edilen 208.000-TL yönünden borçlu olmadıklarının tespiti ile hukuka aykırı tahsil edilen 55.000-TL tutarlı komisyonun % 17,75 faizi ile takas/ mahsup suretiyle, 31/05/2017 tarihi itibariyle bankaya olan borç miktarının tespitine, davalı banka lehine GKS ile tesis edilen ipoteklerin kaldırılması ve düzenlenen kambiyo senetlerinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekilinin, bir kısım maddi hatalar nedeniyle 24/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında, asıl ve birleşen davadaki taleplerinin; "Davalı banka tarafından 03.03.2010 tarihinde ...hesabından banka limit tahsis ücreti adı altında alınan 55.000.000.TL'sının 03-03.2010-02.04.2018 tarihleri arasında borçlu şirkete kullandırılan kredilere uygulanan faiz oranları ile aynı faiz oranı ile tahsiline ve teminat mektubu komisyonları için kredi kullandırıldığı 30.05.2021 tarihi itibari ile banka alacağının tespiti ile bu alacaktan müvekkil alacağının takas-mahsup edilmesine " "Davalı banka tarafından 31.05.2017 tarihinde gerçekleştirilen hileli kredi işleminin iptaline ve Ankara 19.İcra Müdürlüğü-2018/4102 Esas ve Ankara 24.İcra Müdürlüğü-2018/6387 Esas sayılı takip dosyalarından 208.000.00 TL borçlu olmadığımızın tespitine " "500 TL noter masraflarının ilgili masrafın yapıldığı tarih itibari ile ticari avans faizi ile birlikte tahsiline ,""Davalı banka lehine Genel Kredi Sözleşmeleri ile birlikte tesis edilen ipoteklerin ve takibe konu edilen teminat senedinin iadesine " şeklinde olduğunu beyan ettiği görülmüştür. CEVAP Davalı; dava dilekçesi tebliğine karşın asıl davaya usulüne uygun cevap dilekçesi sunmamış, birleşen davaya sunduğu cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, iddiaların yerinde olmadığını, bankanın, sözleşme kapsamında komisyon ve masraf alma hakkı bulunduğunu, fahiş tahsilat bulunmadığını, davacıların, bankaya borçları bulunduğunu, kambiyo ve ipotekli takiplerin kesinleştiğini savunarak davaların reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu sonrası, 02/06/2022 tarihli 15. Celsede verilen 3 nolu ara karar uyarınca, "davacılar vekiline muhtıra çıkartılarak dava konusu ipotek bedeli olan 3.280.000-TL ve iadesini istediği bono bedeli olan 4.000.000-TL üzerinden noksan peşin harcı yatırması için muhtıranın tebliğinden itibaren iki hafta kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde peşin harcı yatırmadığı takdirde harçlar kanunu 30 ve 32 maddesi uyarınca noksan peşin harç ikmal edilinceye kadar dosyanın HMK 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırılacağının ihtarına, " ilişkin karar verildiği, davacı taraf vekili tarafından, asıl ve birleşen davalar yönünden tebliğ edilen muhtıra gereğinin yerine getirilmemesi üzerine bu kez Mahkemece, 13/10/2022 tarihli 16. Celsede verilen ara karar uyarınca " Verilen kesin sürede noksan dava harcı yatırılmadığından Harçlar Kanunun 30 ve 32 maddeleri uyarınca harç ikmali yapılana kadar dosyanın HMK 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına" ilişkin karar verildiği, 3 aylık yasal sürede bakiye harç yatırılmayarak usulünce yenileme dilekçesi verilmemesi üzerine, Mahkemece, davalı tarafın talebi ile " asıl ve birleşen davanın açılmamış sayılmasına" yönelik karar verildiği, asıl ve birleşen davanın davacıları vekilince, 06/02/2013 tarihli dilekçeyle verilen bu son kararın kesinleştirilmesinin talep edilerek istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, asıl ve birleşen davalı banka vekilinin ise istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf dilekçesinde özetle; derdest bu davalarda alacağının varlığını kanıtlayamayan bir kısım davacıların, bu kez aynı alacağa ilişkin 30/01/2023 tarihinde Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nde 2023/1695 Esas sırasında yeni bir takip başlattıklarını, bankanın aynı konuya ilişkin sürekli dava tehdidi altında tutulmasının kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Asıl ve birleşen davalar; kredi tesis işleminin iptali ile Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2018/4102 Esas ve Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6387 Esas sayılı takipleri yönünden borçlu olunmadığını tespiti ile, takibe konu ipoteğin kaldırılması ile kambiyo senetlerinin iadesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece, yargılama sırasında bilirkişi raporu alınması sonrası, 02/06/2022 tarihli 15. Celsede verilen 3 nolu ara karar uyarınca, "davacılar vekiline muhtıra çıkartılarak dava konusu ipotek bedeli olan 3.280.000-TL ve iadesini istediği bono bedeli olan 4.000.000-TL üzerinden noksan peşin harcı yatırması için muhtıranın tebliğinden itibaren iki hafta kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde peşin harcı yatırmadığı takdirde harçlar kanunu 30 ve 32 maddesi uyarınca noksan peşin harç ikmal edilinceye kadar dosyanın HMK 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırılacağının ihtarına, " ilişkin karar verildiği, davacı taraf vekili tarafından, asıl ve birleşen davalar yönünden tebliğ edilen muhtıra gereğinin yerine getirilmemesi üzerine, bu kez Mahkemece, 13/10/2022 tarihli 16. Celsede verilen ara karar uyarınca " Verilen kesin sürede noksan dava harcı yatırılmadığından Harçlar Kanunun 30 ve 32 maddeleri uyarınca harç ikmali yapılana kadar dosyanın HMK 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına" ilişkin karar verildiği, 3 aylık yasal sürede bakiye harç yatırılmayarak usulünce yenileme dilekçesi verilmemesi üzerine, Mahkemece, davalı tarafın talebi ile " asıl ve birleşen davanın açılmamış sayılmasına" yönelik karar verildiği, ilgili karara karşı davalı banka vekilince istinafa gelindiği görülmüştür. Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin, istinaf aşamasında davalı tarafın sunduğu istinafa karşı cevap dilekçesi kapsamında; davalı alacaklı bankanın, kredi alacağı için yaptığı kambiyo takiplerine özgü Ankara 19.İcra Müdürlüğü'nün 2018/4102 Esas sayılı dosya borcunun yasal hakları saklı kalmak üzere 355.978.41-TL olarak ödendiğini, tüm hacizlerin kaldırıldığını ve takibe konu senedin iade alınıp alacaklı banka lehine tesis edilen ipoteklerin ise terkin edildiğini, yani mahkemenin öngördüğü harç yatırılmak yerine takip borcunun yasal hakları saklı kalmak üzere ödendiğini belirttiği görülmüştür. Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılıyorsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” şeklinde, 32. maddesi ise “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Harçlar Kanunu'nun uygulanması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. İlk derece mahkemesi karar tarihi(16/01/2023) itibarıyla dosyanın işlemden kaldırıldığı 13/10/2022 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin geçtiği, bu süre içerisinde mahkeme ihtarına konu eksik peşin harcın karşı asıl ve birleşen davada davacı taraflarca tamamlanmadığı, bu hususun davacı tarafın da kabulünde olduğu görülmüştür. Öte yandan davalı tarafça da harcın tamamlanarak davalara devam edileceğine ilişkin bir beyan olmadığı gibi işlemden kaldırma tarihinden itibaren 1 ay ve 3 aylık sürede davalı tarafça da dava harç yatırılarak yenilenmediği için, davalının istinaf istemi yönünden yerinde değildir. Hal böyle olunca, mahkemece usulüne uygun ihtara rağmen karşı davacı şirketin eksik peşin harcı verilen kesin sürede ikmal etmediği gibi, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık süre içerisinde de eksik peşin harcın taraflarca ikmal edilmediği gözetilerek Harçlar Kanunun 28, 30, 32. maddesi göndermesiyle HMK'nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalının istinaf istemleri ise yerinde bulunmamıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davada davanın açılmamış sayılması yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dava yönünden HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın, yine birleşen dava yönünden alınması gerekli olan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça asıl ve birleşen davada yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/10/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -