11. Hukuk Dairesi 2019/4871 E. , 2020/2899 K. MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2019 tarih ve 2016/205 E.- 2019/67 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 02/10/2019 tarih ve 2019/1095 E.- 2019/1213 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tar…
**11. Hukuk Dairesi 2019/4871 E. , 2020/2899 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2019 tarih ve 2016/205 E.- 2019/67 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 02/10/2019 tarih ve 2019/1095 E.- 2019/1213 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkil kurumun çaykur markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalının müvekkil kurumun marka ve tasarım tescili olarak kullandığı Çaykur Rize Turist Çayı paketlerini renk, tasarım, ambalaj ve isim ile aynen taklit ederek Akyar Çay Rize Harman Çayı olarak piyasaya sürdüğünü, davalının Akyar Çay Rize Harman Çayı paketi ile yapmış olduğu ihlal sebebiyle açmış oldukları başka bir davada haksız rekabette ve ihlalde bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, davalının haksız rekabetinin men'ine ve davacı kurumun marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüz teşkil edecek şekilde davalı tarafından üretilen çay poşet ve paketlere el konulması ile imhasına, mahkeme kararının masrafları davalıdan alınmak üzere ilgililere tebliğ edilmesine ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, tecavüz teşkil eden çay poşetlerini üretimine yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı kuruma ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin bahse konu çay paketini 2006 yılında çok az sayıda yaptırdığını ve bu paketten sadece 500 kg civarında çay satışı yapıldığını, 2006 yılında bu paketle ilgili olarak hiçbir şekilde üretim yapılmadığını, davacı tarafın talebinin zarar uğradıklarını ıttıla kesbettikleri tarih itibari ile zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davacının ürettiği çay paketlerinin hiçbirisini taklit etmediğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu kastının bulunmadığını, eylemine kendi isteği ile son verdiğini, kurumun hiçbir şekilde müvekkilinin eylemi nedeniyle zarara uğramadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi raporu ile davacı tarafından ibraz edilen ambalaj üzerinde son kullanım tarihi olarak 31/12/2013 tarihinin basılı olduğu, paketlenmiş siyah dökme çayların raf ömrüne ilişkin bir kısıtlamanın olmaması nedeniyle, saklama koşullarına göre raf ömrü düzenlenmekle birlikte serbest piyasa örneklerinde çaylara ilişkin raf ömrünün 2 ya da 3 yıl olarak belirlendiği, buna göre 3 yıllık raf ömrü düzenlenmiş olduğu varsayıldığında ibraz edilen çay paketinin üretim tarihinin 31/12/2010 olduğunun kabul edilmesi gerektiği buna göre davalının iddia edilen kullanımının ilk dava tarihinden sonraki döneme denk geldiği ve davalının iddia edilen kullanımının davacının tescilli markaları ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğu, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi de dikkate alınarak maddi tazminat miktarının taktiren 6.000,00 TL'nin, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alınarak davacının manevi tazminat davası yönünden ise taktiren 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, tecavüz teşkil edecek şekilde davalı tarafından Akyar Çay Rıze Harman Çayı markası adı altında üretilen çay poşet ve paketlere el konulması ve imhasına, tecavüz teşkil eden çay poşetlerini üretimine yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü de üretim imkanı bulunması ve tecavüzün önlenmesi bakımından imhanın kaçınılması ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; dosyada mevcut, alanında uzman bilirkişilerden oluşan ve bilimsel ve hukuki değerlendirmeler açısından isabetli ve dosya kapsamına uygun nitelikte olduğu anlaşılan ve davalı tarafından kullanılan paketlerin durumunun haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varılmasına göre davacı tarafından tazminat hesabında 556 sayılı KHK’nın 66/2. maddesindeki seçeneklerden “Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre,” tazminat hesaplanmasını talep etmiş olmasına göre manevi tazminat yönünden ise istenen tazminat miktarının makul ölçüyü aşmaması karşısında mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olması nedeniyle istinaf başvurunun reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve imhası talep edilen klişelerin tespitine yönelik dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.