Hukuk Genel Kurulu 2019/369 E. , 2022/427 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilm…
**Hukuk Genel Kurulu 2019/369 E. , 2022/427 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.11.2013 tarihli taşınmaz alım satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre dükkânın 60.000TL'ye satıldığını, 55.000TL'nin tapu devrinde, kalan 5.000TL'nin ise tapudaki satıştan sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının sözleşmedeki şartları yerine getirmediğini, davalının sözleşmede belirtilen 5.000TL'yi ödemek zorunda olduğunu, ödenmeyen bakiye alacağın tahsili için icra takibi yaptıklarını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile asıl alacağın %20’si oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/295 E., 2016/177 K. sayılı kararı ile; taraflar arasında 18.11.2013 tarihli taşınmaz alım satım sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince davacı adına kayıtlı 100 m² dükkânın davalıya 60.000TL'ye satıldığı, 55.000TL'sinin tapu devrinde, kalan 5.000TL'nin dükkânın satışından sonra davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığının açık olduğu, davalının 5.000TL'nin ödendiğine dair herhangi bir savunmada bulunmadığı, tanık beyanlarının da sözleşme içeriğini doğrular mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 8. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince 18.10.2017 tarihli ve 2016/12279 E., 2017/7053 K. sayılı kararı ile; “…Davacı ile davalı arasında düzenlenen 18.11.2013 tarihli alım satım sözleşmesi, gayrimenkullerin satışı resmi şekle tabi olduğundan geçerli değildir. Ayrıca 17.12.2013 tarihli resmi akit tablosunda davacı satıcı "satış bedelinin nakden ve tamamen aldığını" beyan etmiş olup bu durum satış bedelinin tamamının ödendiğini gösterir. Hal böyle olunca davanın reddi gerekirken tanık beyanlarına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır,...” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: