7. Hukuk Dairesi 2009/2407 E. , 2010/239 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 102 ada 211 parsel sayılı 8661,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmişt…
**7. Hukuk Dairesi 2009/2407 E. , 2010/239 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 102 ada 211 parsel sayılı 8661,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 102 ada 211 parsel sayılı taşınmazın mera olmadığı, tarım arazisi olduğu davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek mahkemece hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı dava dilekçesinde ve yargılama sırasında herhangi bir kayıt ve belgeye dayanmamış, sadece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Dava konusu taşınmaz ile dava dışı ve tespitleri mera olarak kesinleşen nizalı taşınmazın doğusundaki 102 ada 212 ve batısındaki aynı ada 209, kuzeyindeki Sarılar Köyü 101 ada 120 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas alınan 1937 tarih 44 tahrir numaralı vergi kaydının güney sınırını Dibek Çayı okumaktadır. Dibek Çayı nizalı taşınmazın güney hududunda bulunduğuna göre dava konusu taşınmazın da mera vergi kaydı kapsamında kaldığı ve meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça bir değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davacının davasının reddi ile taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.