11. Hukuk Dairesi 2010/3858 E. , 2011/15978 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/07/2009 tarih ve 2007/165-2009/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2010/3858 E. , 2011/15978 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/07/2009 tarih ve 2007/165-2009/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan taşıma sözleşmesi ile İzmit – Bağdat arası 24 ton dolu ve 15 ton boş tüp taşınması konusunda tarafların anlaştığını ancak davalının araçların üzerine tonajların üzerinde yük yüklediğinin tespit edildiğini, ayrıca yükleme ve boşaltma konusunda sürelere uymadığını ileri sürerek, tonaj farkı olarak 5.000 USD ve bekleme ücreti olarak 7.000 USD olmak üzere şimdilik 12.000 USD’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesinin CMR Konvansiyonuna dayalı bir taşıma işlemi olduğu, taşınan tüplerin boşaltılmasından sonra içlerinde klor kalabildiği ve ticari teamüllere göre 20 tonu aşmayan fazlalıklar için ektra ücret alınmadığı, araçların geri dönüşüne ilişkin aksine bir belgenin sunulmadığı ve CMR m. 9/2 gereğince gerekli şartların yerine getirilmemesi nedeniyle davacının tonaj fazlalığına ilişkin bir alacağının doğmadığı, taraflar arasında bekleme süresinin aşılması halinde bekleme ücreti alınacağına dair bir sözleşme olduğu hususunun davacı tarafa verilen kesin süre içinde kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, CMR Konvansiyonuna tabi taşıma ilişkisi nedeniyle bekleme ücreti ile fazla tonajdan kaynaklanan fark navlun ücreti istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan taşıma sözleşmesi ile müvekkiline ait araçlarla, İzmit – Bağdat arası 24 ton dolu ve 15 ton boş tüp taşınması konusunda tarafların anlaştığını ancak davalının araçlara sözleşmede belirlenen miktarların üzerinde yük yüklediğinin tespit edildiğini, davalının ayrıca yükleme ve boşaltma konusunda sürelere uymadığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karayolu ile Eşya Taşımasına İlişkin Uluslararası sözleşme (CMR) ve Türk Ticaret Kanununda, yapılan taşımalarda fazla beklemeden ücret alınacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamakla birlikte, uygulamada böyle bir ücretin varlığı bilinmektedir. (11 HD. 2003/6913 E - 2004/1423 K - 17.02.2004). Bu nedenle, taşıma sözleşmesinde bekleme ücreti düzenlenmemiş ve kimin sorumlu olacağı kararlaştırılmamış ise de mal alıcıya teslim edilmeden önce ki aşama da bekleme gerçekleşmiş ise davalı gönderenin bekleme ücretinden sorumlu olacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken sözleşmede buna dair hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir. Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmede, taşıcıya ait araçlar ile taşınacak olan emtianın ağırlıkları ile buna bağlı olarak taşıma ücreti belirlenmiştir. Ancak dosya içinde mevcut kantar fişlerinden dönüş yükünün kararlaştırılandan fazla olduğu da açık olup bu durum sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinden, davacı taraf lehine fazla tonaj nedeniyle ek navlun ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.