7. Hukuk Dairesi 2023/3861 E. , 2024/2976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/377 E., 2023/25 K. DAVA TARİHİ : 15.10.2012 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki harici satın alma ve zilyetlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanı
**7. Hukuk Dairesi 2023/3861 E. , 2024/2976 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/377 E., 2023/25 K. DAVA TARİHİ : 15.10.2012 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki harici satın alma ve zilyetlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar duruşma talepli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, tarafların murisi ...’ın 1961 yılında öldüğünü, Keziban, ... ve ... ile muris babasından intikal eden taşınmazlara ilişkin 1992 yılında sözleşme yaptıklarını ve adı geçen üç kişinin hisselerini satın aldığını, bedelini 1992 yılında ödediğini belirterek 1236, 1237, 1357, 1683, 1122 ve 2038 parsel sayılı taşınmazların davalılara intikali gereken hisseleri oranında hissesini satın aldığı mirasçılara geçecek hissenin vekil edeni adına tescilini, DSİ tarafından kamulaştırılan 2108 ve 2109 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hisselerini satın aldığı mirasçılara düşen kamulaştırma bedelinin tahsilini, bu talepleri kabul edilmez ise 2108 ve 2109 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki, bahsi geçen taşınmazların, rayiç bedelinin tespit edilerek davalılar tarafından hisseleri oranında bedelin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında belirtilen taşınmazların bir kısmına ilişkin davadan feragat etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 21.05.2015 tarihli ve 2012/391 Esas, 2015/196 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların tamamının 1992 yılında tapulu olduğu, dayanak sözleşmenin resmi şekle uyulmadan yapıldığı ve bu sebeple geçersiz olduğu, davacıya herhangi bir hak bahşetmeyeceğinden tapu iptali tescilin kabul edilemeyeceği, terditli talebe ilişkin olarak da dayanak sözleşme kapsamında bir bedel ödendiği ispatlanabilse idi sebepsiz zenginleşme hükümleri dahilinde bir ödeme yapılıp yapılmayacağı tartışılabilecek iken, sözleşmede dahi paranın gelecek bir tarihte ödeneceği yönünde anlaşmaya varıldığı, paranın ödendiğine dair bir emare bulunmadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.05.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarih ve 2016/22057 Esas, 2020/2739 Karar sayılı ilamında; sözleşme hükmünde satıcılar Keziban, ... ve ... tarafından beşer yüz bin liranın peşin alındığı, 1800 Mark Keziban, 300’er Mark ... ve ...’ye ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığı açıklanmıştır. Denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödendiği belirlenen bedelin dava tarihinde ulaştığı değer belirlenip, talep de gözetilmek suretiyle satan mirasçıların veraset ilamındaki payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, ödeme yapılmadığından bahisle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek hükmün bozulmasına, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacının tapu iptali ve tescil talebinin Yargıtay'da bozma konusu olmadığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının, davalıların mirasbırakanları... ve ...'ye 01.02.1992 yılında ödediği sabit olan 500.000,00 TL'nin (eski TL ile) denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar ulaştığı tespit edilen değer olan 425,79'ar TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrı ayrı... ve ... mirasçıları olan davalılardan miras payları oranında alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; eksik inceleme yapıldığını, bilirkişinin veraset ilamındaki hisselerine göre her bir mirasçı için ayrı ayrı sorumlu olacakları miktarları belirlemesinin, (mirasçılar arasında, davacıya karşı müteselsil sorumluluk söz konusu olduğundan) hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin hesaplamasında hatalar olduğunu, yargılama gideri hesabının yanlış yapıldığını, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar bakımından açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali tescil ve tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 E., 1940/77 K. ile 07.06.1939 tarihli ve 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı YİBK kararlarının kapsamları doğrultusunda ödendiği belirlenen bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak suretiyle denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün saptanması gerekir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında satış sırasında elbirliği mülkiyeti bulunduğundan, ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup aynı sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkta kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine tarifenin 13/2. maddesine göre maktu tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davalıya ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 9 ve10 numaralı bendindleri çıkartılarak yer alan“Davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/2 nci maddesi dikkate alınarak hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.