7. Hukuk Dairesi 2021/4132 E. , 2022/4101 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04/09/2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/09/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar veril…
**7. Hukuk Dairesi 2021/4132 E. , 2022/4101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04/09/2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/09/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Davacı vekili; davacının Kavaktepe mevkiinde bulunan tapunun 951 ada 53 parsel sayısında kayıtlı taşınmazın paydaşı olduğunu, davalı ...'nın da aynı taşınmazın paydaşı olduğunu, tarafların anlaşmak sureti ile kendi aralarında fiili taksim yapmış olmalarına rağmen davalının davacıya ait kısmı kullandırmadığını ve dava konusu taşınmazın üzerine otopark yapmak suretiyle 6 yıldır kullandığını, davalının taşınmazı otopark olarak kullanmak sureti ile de gelir elde ettiğini, davalının adı geçen taşınmaza vaki müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın eski hale getirilmesine, davalının dava tarihinden geriye doğru (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) 10.000,00 TL ecrimisil ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı ile davalının kardeş olduklarını, dava konusu gayrimenkulde ise tarafların müşterek malik olarak bulunduklarını, davalı müvekkilinin dava konusu gayrimenkulün davacıya ait hissesinin satın alınması hususunda davacı ile anlaştığını ve bu meyanda davacı tarafa ödemelerde bulunduğunu, ancak davalının davacı tarafın kardeşi olması nedeni ile arada var olan alım satımı tapuya devir olarak yansıtmadığını, uzun zamandır da dava konusu taşınmazı herhangi bir çekişmeye konu olmadan iyi niyetle kullandıklarını, iş bu dava konusu taşınmazın davacıya ait kısmının davalı müvekkil tarafından satın alındığı, ecrimisil ödenmesi kanaati yerel mahkemede oluşur ise zamanaşımı defi ve itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle paya vaki elatmanın önlenmesine, ecrimisil istemi yönünden ise intifadan men koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18/01/2018 tarih, 2015/6066 Esas, 2018/443 Karar sayılı ilamı ile “...Öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir...’’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.