T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1428 KARAR NO : 2025/1906 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2021/263 Esas, 2023/345 Karar DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GERE…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1428 KARAR NO : 2025/1906 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2021/263 Esas, 2023/345 Karar DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.05.2023 tarih ve 2021/263 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 19/11/2020 günü sevk ve idaresindeki maliki ve işleteni olduğu ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken No: 552 ikamet yönüne geldiğinde yolun dar ve virajlı olmasından dolayı kendi geliş yönünde aracı ile karşı yönden gelen aracın geçişini beklemek için uygun alan olduğu halde ilerleyerek viraja girdiği esnada aracının sol ön ve sol yan kısımları ile karşı istikametten gelen virajı dönmekte olan sürücü ... idaresindeki müvekkkile ait ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı yarı römorkun sol ön kısımlarının çarpışması neticesi çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 19/11/2020 günlü ölümlü/yaralamalı trafik kazası tespit tutanağında bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun 2918 sayılı KTY'de yer alan yönetmelik 106/a (araç sürücüleri iki yönlü trafiğin kullanıldığı yollarda karşı yönden gelen araçların hareketini zorlaştıran bir durum varsa geçişi kolaylaştırmak için yer ayırmak, aracını sağ kenara yanaştırmak, gerekli hallerde sağa yanaşıp durmak) ve 52/1-a (aracı hızını kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken, dönemeçli yollarda ilerlerken azaltmak) maddelerini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, davacı müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'in ise kusurunun olmadığının tespit edildiğini, meydana gelen hasar sonrasında .... Sulh Hukuk Mahkemesince delil tespiti yapıldığını, buna ilişkin raporların sunulduğunu, ayrıca müvekkilinin aracını kullanmamasından kaynaklı kazanç kaybının olduğunu, davalının kaza tarihinden bu yana maliki ve işleteni olduğu, davalı hakkında açtıkları .... İcra Müdürlüğünün 2021/1150 Esas sayılı dosyasına davalının itiraz ettiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaydına teminatsız olarak tedbir konulmasını, takibin kaldığı yerden devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarının olduğunu, itirazın iptali davalarının icra takibiyle sıkı sıkıya bağlı davalar olduğunu, davacının icra takibinde konu borcun sebebi olarak göstermediği belge ve hususları, işbu dava da ileri süremeyeceğini, davacının takipte borcun sebebi olarak gösterdiği rapor ve kararların iddia edilen alacağı ispat etmediğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddini, işbu davada haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle davanın reddi kararıyla birlikte davacının; takip ve dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafın .... İcra Müdürlüğünün 2021/1150 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak 92.000,00 TL işlemiş faiz 1.224,99 TL, 910,10 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 94.134,99 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak miktarı olan 92.000,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını ancak ilk derece mahkemesince bu hususa ilişkin bir karar verilmediğini, müvekkilinin dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan 09.01.2023 tarihli bilirkişi raporunu tanzim eden heyette trafik konusunda uzman bir bilirkişi bulunmadığını, heyette yer alan öğretim üyelerinin makine mühendisliği bölümünde akademisyen oldukları da dikkate alındığında kusur konusunda rapor tanzim edilmesinde ehil olmadıklarının açık olduğunu ve raporun trafik uzmanı bilirkişilerce tanzim edilmesinin gerektiğini, ceza dosyasının sonucunun beklenilmesini talep ettikleri halde bu hususu dikkat edilmeksizin karar verildiğini, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali (Ticari niteliktekinde haksız fiilden kaynaklanan (2918 s.k. hariç)) davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacı mahkemesine sunmuş olduğu dilekçesinde kendisine ait ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römork ile davalının işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın karışmış olduğu kaza nedeniyle kendisine ait araçta oluşan hasarın tazminini talep ettiği görülmüştür. Kazaya karışan her iki aracında ruhsat kayıtları incelendiğinde araçların kamyon, tır niteliğinde olduğu, kullanım tarzının ticari olduğu dolayısıyla her iki tarafın ticari aracından kaynaklı oluşan zararın tazminine ilişkin açılan işbu davanın ticaret mahkemesi tarafından değerlendirilerek esas hakkında bir karar verilmiş olmasında bir yanlışlık bulunmadığından göreve ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemesince kazaya karışan tarafların kusuruna ilişkin alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 08.06.2022 günlü raporunda davalı sürücünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, dosyamız davacısına ait aracın sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalının söz konusu rapora karşı itirazı üzerine mahkemesince davalının itirazlarının karşılanması amacıyla İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş ve bu heyetten alınan 09.01.2023 günlü raporda ise kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, dosyamız davacısına ait aracın sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemesince alınan her iki kusur bilirkişi raporununda aksi davalı tarafından kanıtlanamayan kaza tespit tutanağı, tanık beyanları, olay yeri fotoğrafları ve olay yeri krokisine uygun olarak düzenlendiği, buna göre kaza sırasında davalı sürücünün şerit ihlali yapmak suretiyle davacıya ait aracın seyir yönüne girerek kazaya sebebiyet verdiği belirlenmiş olduğundan davalı sürücünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olarak kabulü ile buna uygun şekilde karar verilmiş olmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Davalı vekili kusur durumunun tespiti bakımından .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas sayılı dosyasının yargılama sonucunun ve kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğinini ileri sürmüş ise de bilindiği üzere ceza yargılamasında yapılan kusur tespiti hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı değildir ancak ceza mahkemesinde maddi olguya ilişkin bir tespitin varlığı halinde söz konusu maddi olgu tespitine ilişkin hüküm hukuk hakimini bağlayacaktır, bu bakımdan mahkemesince kusur durumuna ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmadan karar verilmiş olmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Mahkemece .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmadan karar verildiği anlaşılmış ise de dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gönderilmesinden sonra geçen süreçte .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas sayılı dosyasında 19.12.2023 gününde verilen karar incelendiğinde dosyamız davalısı hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan adli para cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmüştür. Kararın içeriğinde istinafa konu işbu dosyada alınan kusur bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı belirtilmiş ve yine .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas sayılı dosyasının içerisinde bulunan 14.06.2023 günlü bilirkişi raporunda da kazanın oluşumunda davalı sürücünün şerit ihlali yapmış olması nedeniyle tam kusurlu olduğu, dosyamız davacısına ait aracın sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı yönünde tespit yapılmıştır. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas sayılı dosyası hakkında verilen karara karşı dosyamız davalısı tarafından itiraz edilmiş, bu itirazın .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/16 Değişik iş sayılı 08.01.2024 günlü kararı ile reddedildiği görülmüştür. Bu haliyle .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Tüm bu tespit ve bilirkişi raporlarına göre kazanın oluşumu sırasında davalının sürücüsü olduğu aracın şerit ihlali yaptığı belirlenmiş olmakla davalı vekilinin kusura ve kazanın oluşumuna ilişkin tüm istinaf başvurularının reddi gerekmiştir. Davalı vekili kusura ilişkin keşif yapılmamış olmasının hatalı olduğunu belirtmiş ise de kazanın ne şekilde gerçekleşmiş olduğuna dair aksi davalı tarafından kanıtlanamayan kaza tespit tutanağının dosya içerisinde bulunduğu, yine kusur durumunun tespiti bakımından .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas sayılı dosyasında keşif yapılmak suretiyle 14.06.2023 günlü bilirkişi raporunun alındığı dolayısıyla işbu dosyada keşif yapılmasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin takip talebinde kaza tespit tutanağına dayanılmadığını bu nedenle itirazın iptali davasında bu belgenin dikkate alınmaması gerektiği konusundaki istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacı tarafından davalı hakkında başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/150 Esas sayılı dosyasındaki takip talebi ve ekindeki belgeler incelendiğinde, davacının .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/46-45 Değişik İş Esas-Karar sayılı dosyasındaki tespit raporu, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/1-1 Değişik İş Esas-Karar sayılı ihtiyati haciz kararının dayanak yapıldığı görülmüştür. Söz konusu bilirkişi raporu incelendiğinde araç üzerinde hasar tespiti yapılmış, bununla birlikte raporun 2. sayfasında 2 numaralı paragraf altında kazanın oluşumuna ilişkin olarak açıklamalar yapılarak davalıya ait aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağından anlaşıldığı yönünde bilgi verilmiştir. Raporun sonuç kısmında ise aracın mevcut haliyle onarımının ekonomik olmayacağı, dolayısıyla pert-total işleminin yapılmasının uygun olacağı görüşü ile zarar miktarı belirlenmiştir. Şu halde davacının takip dayanağı olarak sunmuş olduğu bilirkişi raporu içerisinde kaza tespit tutanağının belirtildiği, buna göre davalı sürücünün tam kusurlu olarak değerlendirilmek suretiyle zarar hesabının yapıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan davacı aracında oluşan hasara kusuru ile davalının sebep olduğunu ileri sürerek davalı hakkında icra takibi başlatmış olup, davalı ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür, bu bakımdan davacının takipte davalının tam kusurlu olduğunu iddia etmiş olması karşısında kusur durumunun tespiti bakımından kaza tespit tutanağının delil olarak kabul edilip buna göre kusur araştırması ve değerlendirmesi yapılmış olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığından bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin .... Sulh Hukuk Mahkemesinde kendilerinin yokluğunda yapılan değişik iş dosyasındaki tespite göre hüküm kurulmasının hatalı olduğu ve zarar miktarının doğru belirlenmediğine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/46 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespiti ve bu dosyadaki bilirkişi raporuna göre karar verilmemiştir. Zira söz konusu tespite davalı tarafından itiraz edilmiş, mahkemece hasar durumunun belirlenmesi bakımından İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan makine mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınmış, buna göre karar verilmiştir. Söz konusu raporda aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa değerinin 135.000,00 TL olduğu, aracın onarım bedelinin ise 83.000,00 TL olması nedeniyle ekonomik olmayacağı kabul edilerek araca pert-total işleminin yapılmasının uygun olduğu görüşü bildirilmiştir. Aracın sovtaj değerinin 43.000,00 TL olduğu tespit edilerek söz konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. El piyasa değeri olan 135.000,00 TL'den sovtaj bedelinin mahsubu neticesinde davacının sonuç zararının 92.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan tespitler Yargıtay içtihatları ile belirlenen ilke ve esaslara uygun şekilde aracın 2. el piyasa değerinden sovtaj değerinin mahsubu neticesinde zarar tespiti yapılmış olup raporun açıklayıcı, gerekçeli, denetime olanak verir nitelikte olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin araçta oluşan hasar ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili davacıya ait aracın kazadan sonra davacının uhdesinde bulunan taş ocağına çekildiğinin ve araç üzerindeki tespitin kazadan daha sonra yapıldığını, davacıya ait işyerinde bulunan araçtaki kazadan sonra değişmiş olabileceğini, kazada hasar görmeyen parçaların bu sırada hasarlanmış olabileceğini ileri sürmüş ise de, davacıya ait araçtaki hasar durumunun İTÜ öğretim görevlilerinden oluşturulan bilirkişi heyetince dosya arasında bulunan kaza sonrasında kaza yerinde çekilen araca ait fotoğraflar dikkate alınmak suretiyle belirlendiği anlaşılmıştır. Kazadan hemen sonra henüz araç olay yerinden taşınmadan önce kaza noktasında çekilen fotoğraflara göre araçtaki hasar durumunun tespit edilmiş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemesince her ne kadar alacağın likit olduğu kabul edilerek asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de kazanın oluşumunda tarafların kusur oranlarının ve davacıya ait araçtaki hasar durumunun yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, dolayısıyla davacı tarafından başlatılan takipteki alacak miktarının likit olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği halde bu istemin kabulü doğru olmamıştır, bu yönüyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurmak üzere kararın kaldırılması gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, a-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.05.2023 tarih ve 2021/263 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 2. BENDİNİN KALDIRILMASINA, b-Hüküm fıkrasının 2. Bendinin, "2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE," olarak düzeltilmesine, c-İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına, İstinaf giderleri açısından; 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 3-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri olmak üzere 207,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.18.09.2025 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır