11. Hukuk Dairesi 2011/2268 E. , 2011/6104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 gün ve 2008/707-2008/654 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.11.2010 gün ve 2009/6288-2010/11825 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dos
**11. Hukuk Dairesi 2011/2268 E. , 2011/6104 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 gün ve 2008/707-2008/654 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.11.2010 gün ve 2009/6288-2010/11825 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.2001 tarihinde 40.000 DM karşılığı “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli belge ile davalı şirketlere ortak olduğunu, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini ancak, her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunduğunu ve kurul kaydına aldırmadan hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda davalı ... ve diğer yönetici davalılar hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, müvekkilinin davalı şirketlerin ortağı olmasının hukuken mümkün bulunmadığını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini, davalı şahısların da TTK'nun 336.maddesi uyarınca da müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan belge ile hisse senedi satımı yapılamayacağının ve müvekkilinin davalı şirketlerle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik 6.500 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğunu, 1 yıllık zamanaşımının dolduğunu, davalı şahıslara da husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili bulunduğu şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul tarafından faaliyetleri denetlenen bir Anonim Şirket olduğunu, TTK’nun 329 ve 405. maddesi gereğince Anonim Şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirketler oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur. Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.