11. Hukuk Dairesi 2008/8691 E. , 2010/53 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Aydın Asliye 1.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2005/201-2008/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla
**11. Hukuk Dairesi 2008/8691 E. , 2010/53 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Aydın Asliye 1.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2005/201-2008/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların ve davalılardan İsmail’in diğer davalı şirketin ortaklarından olup, feshi için açtıkları davanın devam ettiğini, davalı ...’in tek başına vekalet verme ve para çekme yetkisi olmadığı halde verdiği vekalet ile şirket adına kamulaştırma davasına giren avukatın, şirketin arsasının kamulaştırma bedelini şirketi temsilen bankadan çektiğini, hisse devrinin iptali davasının da devam ettiğini ileri sürerek, çekilen 154.000 YTL’nın davacıların hisselerine düşen kısmından şimdilik 54.000 YTL’nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinden vekalet alan avukatın tahsil ettiği kamulaştırma bedelinin şirket masraf ve borçları için bir kısmı alıkonulup, gerisi olan 53.047,20 YTL’nın ortaklara kâr payı olarak dağıtıldığını, müvekkiline yönetim kurulunca vekalet verme yetkisi verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kamulaştırma bedeline hükmeden mahkemenin yazısı üzerine, davalı şirket vekiline bedelin bankaca, ödendiği ve yönetim kurulu başkanı davalı nezdinde 41.529,89 YTL para bulunduğu, bu miktarın açılış bilançosunda da yer aldığı, davacıların davayı kanıtlayamadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, davalı şirketin kamulaştırılan arsası nedeniyle şirkete aktarılan kamulaştırma bedelinin davacılar hissesine düşen kısmından şimdilik bir bölümün tahsili istemine ilişkindir. Davalılardan yönetim kurulu başkanı olan İsmail’in kamulaştırma bedelinden bir bölümünü giderlere ayırıp, gerisini kâr payı olarak her ortak için bankada bir hesap açıp yatırdığı, ortaklardan davacılara ayrılması gereken payın meblağ olarak eksik belirlendiği bilirkişi raporunda açıklanmıştır. Davacılar vekili rapora itirazında, bilirkişinin önerdiği kâr payı dağıtımın dahi doğru olmadığını, yapılan bazı hisse devirlerinin davacıların önalım hakları gözetilmeden yapıldığını ileri sürmüştür. Delil listesinde, kamulaştırma bedelinin 12.000 payda 4.000 paya karşılık gelen bölümünün davacılara ait olduğu, Aydın 2 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/400 esas nolu dava dosyasının hisse devirlerinin iptali için açtıkları dava ile ilgili olduğu iddia edilmiştir. Bilirkişi raporunda, davacıların oluru alınmadan hisse devirlerinin yapıldığı tespitine de yer verilmiştir. Mahkemece, davacıların kâr payının olması gereken paylara göre dağıtılmadığını da ileri sürdüğü de gözetilerek, iddianın bu yönü üzerinde durulması gerektiğinde, hisse devirlerinin iptali davasının sonucunun beklenilmesi, rapora itirazın bu kısmının tartışılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, iddianın açıklanan bu yönüne ilişkin bir gerekçe ve tartışma ortaya konulmaması suretiyle eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.