TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 08/10/2025 NUMARASI : 2022/957 Esas (ara karar) DAVA : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 13/09/2022 ARA KARAR TARİHİ :08/10/2025 - 29/01/2026 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026 Taraflar arasındaki şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin da…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/414 Esas 2026/286 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/414 KARAR NO : 2026/286 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 08/10/2025 NUMARASI : 2022/957 Esas (ara karar) DAVA : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 13/09/2022 ARA KARAR TARİHİ :08/10/2025 - 29/01/2026 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026 Taraflar arasındaki şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, davacı Hazine'nin talebi üzerine davalılar aleyhine verilen ihtiyati haciz kararlarına karşı, davalılar ..., ..., ... tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece, 08/10/2025 tarihli ve 29/01/2025 tarihli ara kararlarda yazılı gerekçeyle adı geçen davalılar ..., ..., ... yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı Hazine dava dilekçesinde özetle; Davalıların, KHK ile kapatılan örgüt bağlantılı ... Eğitim ... A.Ş.'nin ortakları ve yöneticileri olduklarını, söz konusu eğitim kurumunun 23/07/2016 tarihinde kapatılması ve Hazineye devredilmesi üzerine şirket hesaplarında vergi müfettişleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda; kapatma öncesi 15/09/2015 tarihli TSG' de şirketin sermayesinin 3.000.000,00 TL'den 2.000.000,00 TL'ye indirilerek şirket ortakları tarafından şirkete ait hesaplardan 1.944.739,05-TL para çekilerek şirketin zarara uğratıldığının anlaşıldığını ileri sürerek söz konusu çekilen 1.944.739,05-TL'nin davalılardan tahsili ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yaklaşık ispat bulunmasına göre davalıların taşınır taşınmaz mal varlıkları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alınan bilirkişi raporu/ ek raporu kapsamına göre, davalılar ..., ... ile ... hakkında sorumluluk atfedilmediği bu haliyle ölçülülük ilkesi gereğince bu davalılar hakkındaki ihtiyati haczin kaldırılması gerektiği, bu davalıların ihtiyati haczin kaldırılması taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, 08/10/2025 tarihli ara kararla; davalılar ... ve ... yönünden, 29/01/2026 tarihli ara kararla; davalı ... yönünden ihtiyati haczin kaldırılması taleplerinin kabulüne karar verilerek bu davalılar yönünden konulan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına dair karar verilmiş, ara kararlara karşı, davacı tarafından aynı dilekçe kapsamında istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yapılan açıklamalara göre davalıların 2016 yılında şirketin içinin boşaltılması amacıyla para çekim işlemleri yaptıklarının , 2015- 2016 yıllarında muvazaalı bir çok işlemler yaparak şirkete ait ... Kız Öğrenci Yurdu ile ... Yüksek Öğretim Kız Öğrence Yurdunu devrettiklerini, Fetö/Pyd Terör örgütü nedeniyle KHK kapsamında kapatılan bir çok kurumda 2015 ve 2016 yıllarında sermaye azaltımı yapıldığını, düzenlenen vergi müfettişi raporları kapsamına göre yapılan para çekişlerine ilişkin tutarların belirtilen tablolarda yer alan kişilerden tahsili gerektiğini, sermaye azaltımı işlemi ile geri verilen 1.000.000,00 TL sermaye tutarı ile şirket hesaplarından çekilen 99.739,05-TL'nin geri alınması gerektiğini, şirketin ortağı ve yetkilisi davalılar ... ve ...'un, çekilen sermaye tutarından 165.000,00 TL ve 235.000,00 TL ile sorumlu olduğunu, bu kişiler hakkında daha önce verilen ihtiyati hacizlerin kaldırılmasının hatalı olduğunu, hacizlerin kaldırılmasına ilişkin 08/10/2025 tarihli ara karara itiraz ettiklerini, ihtiyati haciz kararlarının icra takibine konu edildiğini bu nedenle ihtiyati haczin kaldırılmasının icra hukuk mahkemesinden istenmesi gerektiğini, yine davalı ... hakkında verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin 29/01/2026 tarihli ara karara da itiraz ettiklerini, ihtiyati hacizlerin devamına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati haczin kaldırılması ara kararlarına karşı, davacı/ ihtiyati haciz talep edenin itirazına ilişkindir. HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir: a)Nihai kararlar. b)İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." hükmünü içermektedir. Somut olayda; davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerinin ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebi üzerine, daha önce mahkemece 08/07/2024 tarihli ara karar ile davalı ..., ... ve ... vekilinin taleplerinin reddine, davalı ... vekilinin talebinin kısmen kabulüne, anılan davalının emekli maaşı hesabındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin karar verildiği, davacı vekili tarafından bu ara karara itiraz edilmesi ile, mahkemece itirazın reddine ilişkin verilen 22/07/2024 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin, 24/10/2024 tarihli, 2024/1124 - 1138 E., K. sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 352/(1)-b maddesi uyarınca usulden reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu kez mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve ek raporu kapsamına göre davalılar ..., ..., ... tarafından, yeniden ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına ilişkin değerlendirme yapılmasına yönelik talepte bulunulması üzerine, alınan bilirkişi raporu ile ek rapor kapsamına göre mahkemece yeniden yapılan değerlendirme sonucunda; ölçülülük ilkesi gereğince 15/09/2022 tarihinde konulan ihtiyati haczin, 08/10/2025 tarihli ara kararla Davalılar ..., ... yönünden, 29/01/2026 tarihli ara kararla davalı ... yönünden kaldırılmasına ilişkin ayrı ayrı ara kararlar verildiği, işbu istinaf başvurusunun, adı geçen davalılar yönünden verilen 08/10/2025 tarihli ve 29/01/2026 tarihli ihtiyati haczin kaldırılması ara kararlarına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen 08/10/2025 tarihli ve 29/01/2026 tarihli ara kararlar HMK'nın 341/1. maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen karar niteliğinde de değildir. Ara karar niteliği itibarı ile durum ve koşulların değişmesine dayalı ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin olup itiraz hakkında HMK'nın 394-396. maddelerine göre değerlendirme yapılması gerekmekle birlikte HMK'nın 396/2. maddesinde 394/5. maddesine atıf yapılmamıştır. Hal böyle olunca davalılar ..., ... ile ... hakkındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin 08/10/2025 tarihli ve 29/01/2026 tarihli ara kararlara karşı istinaf kanun yolu açık değildir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ara kararlar HMK'nın 341/1 maddesinde düzenlenen istinaf yoluna başvurulabilen kararlar niteliğinde olmadığından, 08/10/2025 tarihli ve 29/01/2026 tarihli ara karara karşı lehine ihtiyati haciz verilen davacı tarafın istinaf başvurusunun ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun, HMK'nın 341. maddesi gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından HMK'nın 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.13/03/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... ... ... ... ...