İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi nezdindeki hesabına usulsüz bloke işlemi uygulandığından parasını çekemediğini, hesaptan çekilememiş 58.442-TL'nin tahsili için İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine takip başlatıldığını, anc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/266 KARAR NO : 2026/604 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/11/2022 NUMARASI : 2020/584 Esas - 2022/758 Karar DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/07/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi nezdindeki hesabına usulsüz bloke işlemi uygulandığından parasını çekemediğini, hesaptan çekilememiş 58.442-TL'nin tahsili için İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının hesabındaki bankacılık işlemlerinin Mali Suçları Araştırma Kurulu (...) tarafından incelemede olduğundan, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'nun 19/a maddesi kapsamında işlemlerin ... talimatlarına istinaden ertelendiğini, 5549 sk 10/1'de müvekkili bankanın denetimdeki yükümlülüklerini yerine getirmesi sonrası hukuki ve cezai yönden sorumlu tutulamayacağının düzenlendiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davalı bankaya ... tarafından gönderilen yazıda davacının her türlü hesabına bloke konulması talimatı verildiği, bu nedenle davalı bankanın eyleminin kusurlu olmadığı ve Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 16/03/2022 tarihli kararıyla banka hesabına el konulmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın ve şartları bulunmayan kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, takibin 24/02/2020 ve davanın da 17/07/2020 tarihinde açıldığını, ...'tan getirtilen belgede davalı bankanın 18/03/2021 tarihinde şüpheli işlem bildiriminde bulunduğunun ve Bakanlık Makamının da 25/03/2021 tarihinde "ertelenme" kararı verdiğinin görüldüğünü, hesaba el koyma kararının da 16/03/2022 olduğunu, bu tarihler dikkate alındığında hesaptaki bloke işleminin hatalı olduğunu ve davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, davacının davalı bankadaki hesabına bloke konulduğundan hesaptaki paranın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 2/d maddesi kapsamında, bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasası, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler, döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüpleri ve Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenler "Yükümlü" olarak tanımlanmış aynı Kanun 4. maddesi gereği şüpheli işlem bildirimlerinin yapılmasından sorumlu tutulmuştur. Kanun’un 4. maddesi ve Kanuna dayanılarak hazırlanan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in ("Yönetmelik") 27. maddesi uyarınca Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin yükümlüler tarafından Başkanlığa (...) bildirilmesi zorunlu tutulmuştur. Kanunun bir gereği olarak Türk mevzuatı çerçevesinde faaliyette bulunan bankalar, ödeme kuruluşları "... Uyum Politikası” belirlemekte ve bu politika çerçevesinde ... ile iş birliği içerisinde hareket etmektedir. Yükümlülüğe konu şüpheli işlemler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" başlıklı 282. maddesi nazara alınarak "Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkarmak veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla yapıldığı düşünülen işlemler” olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda yasa dışı bahis, kumar, terörün finansmanı gibi suçlar kapsamına girebilecek işlemler, şüpheli işlem olarak sayılabilir. Davalı tarafından yükümlülüğü kapsamında ...'a şüpheli işlem bildirimi yapıldığı anlaşılmaktadır. 5549 sayılı Kanunun 10. maddesi "(1) Bu Kanun gereğince yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler hiçbir şekilde hukukî ve cezaî bakımdan sorumlu tutulamaz. (2) Özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi şüpheli işlem bildiriminde bulunanlara dair, mahkeme dışında, üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlara bilgi verilemez." hükmünü haizdir. Somut olayda, davaya dayanak teşkil eden icra takibi 06/02/2020 tarihinde başlatılmış, ödeme emri davalı-borçluya 06/03/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı-borçlu takibe aynı gün yani 06/03/2020 tarihinde itiraz etmiş ve eldeki itirazın iptali davası da 17/07/2020 tarihinde açılmıştır. Davalının UYAP 02/11/2022 havale tarihli dilekçesi ekindeki ...'ın davalı bankaya gönderdiği "Gizli" ibareli tarihisiz yazının içeriğinde Bakanlık Makamının 04/03/2020 tarihli Olur işlemiyle, davacının davaya konu ...... IBAN nolu hesabındaki 58.444-TL'nin çekilmesi işleminin 5549 sayılı Kanunun 19/A maddesi uyarınca 7 işgünü ertelenmesine karar verildiği, devamında 13/03/2020, 30/06/2020, 08/07/2020 ve 25/03/2021 "Bakanlık Makamı Olur" işlemiyle, aynı davalı bankaya aynı talimatın gönderildiği ve nihai olarak ...'ın bildirimi üzerine Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2022/4377 D. İş sayılı 16/03/2022 tarihli kararıyla hesabın yasa dışı bahiste kullanıldığından bahisle CMK'nın 128 ile 7258 sk 5/c maddeleri uyarınca söz konusu banka hesabına el konulmasına karar verilmiştir. Buna göre davalıya takipteki ödeme emrinin tebliğ edildiği ve aynı zamanda itiraz edildiği 06/03/2020 tarihi itibariyle ... tarafından 04/03/2020 tarihli "Bakanlık Makamı Olur" işlemiyle, hesaptaki paranın davacı tarafından çekilmesi işlemin ertelendiği, sonrasında erteleme işlemin yinelendiği ve sonuçta hesaba el konulduğu belirlenmiştir. Yasal düzenleme nedeniyle hukuken sorumlu tutulamayacak davalı ödeme kuruluşunun şüpheli işlem bildirimi nedeniyle verilen erteleme kararları nedeniyle davacının hesabına bloke konulduğu,davacının zararından davalı sorumlu tutulamayacağından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca icra takibinde 06/03/2020 ödeme emri tebliğ ve itiraz tarihi itibariyle davalıya 04/03/2020 tarihli söz konusu erteleme işleminin bildirildiği dikkate alındığında, davacının 17/07/2020 tarihinde bu davayı açmasına davalının sebep olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/04/2026