TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/11/2022 NUMARASI : 2021/581 Esas 2022/716 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/09/2021 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddi yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başv…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/75 Esas - 2025/939 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/75 KARAR NO : 2025/939 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/11/2022 NUMARASI : 2021/581 Esas 2022/716 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/09/2021 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddi yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Yapı Malzeme Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davacı arasında davalı ...'in kefaletiyle imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek borçlu - müteselsil kefillere Üsküdar 6. Noterliği'nin 30/11/2018 tarih, 96200 ve 96204 yevmiye nolu hesap özetini de gösterir ve hesabın kat edildiğini bildirir ihtarnamelerin keşide edilerek borçluların bildirilen adreslerine gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Müd.'nün 2020/5213 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalı (borçlu) yönünden yapılan itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hüküm olunmasını dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava dışı asıl borçlu ... Yapı Malzeme Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğu için hem kendisi hem de dava dışı şirketin konkordato talebinde bulunduğunu, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/849 esas sayılı dosyasında 19/11/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verilip, söz konusu kararın 19/02/2019 tarihinde geçici mühletten kesin mühlete çevrildiğini, dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato tasdik talebinin 19/06/2020 tarihinde kabul edildiğini, konkordato sürecinde düzenlenen ve davanın dayanağı olan genel kredi sözleşmesinin konkordato komiserleri tarafından izin alınarak düzenlenmediği ve onay verilmediği için geçerli olmadığını, yine konkordato komiserleri izin vermediği için kredinin hiç kullanılmadığını, dava dışı ve asıl borçlu olan şirketin konkordato tasdik talebinin 19/06/2020 tarihinde kabul edildiğini ve proje kapsamında yürütülen çalışmalar dahilinde söz konusu şirketin davacıya ne kadar borçlu olduğunun banka hesapları incelenerek tespit edildiğini, konkordato son kesin raporunda davacı bankanın kendi kayıtlarının dayanak olarak alındığını ve davacının alacağının 323.005,67 TL olarak tespit edildiğini, proje kapsamında ödemelerin yapılmaya başlandığını, davacı tarafça talep edilen miktarın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kefil olarak çek depo bedelinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine ve müvekkili yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ödeme emrinde delil olarak 27/06/2019 tarihli GKS gösterilmiş ise de cevap dilekçesinde borçlunun 25/03/2019 tarihli sözleşme olarak takip dayanağı sözleşmeyi algılayıp savunmada bulunduğunu, yine 25/03/2019 tarihli GKS düzenlendiği tarih itibari ile gerek dava dışı borçlu şirket gerekse davalı borçlu kefilin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/849 esas sayılı dosyasında konkordato tasdik istemli olarak açılan davada 19/02/2019 tarihinde verilmiş olan kesin mühlet süresi içerisinde bulunduğunu, bu nedenle davalının 25/03/2019 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletinin geçersiz olduğunu anlaşılmakla, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlu ... Yapı Mlz. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden şirkete krediler kullandırıldığını, ...'in ise söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek borçlu -müteselsil kefillere hesap özetini de gösterir ve hesabın kat edildiğini bildirir- iktarnameler keşide edildiğini ve borçluların sözleşmede beyan ettiği adreslerine gönderildiğini, ihtarnameye rağmen kredinin ödenmemesi üzerine borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiğini, her ne kadar takip açma sisteminden kaynaklı bir hatadan dolayı icra müdürlüğünce hazırlanan takip talebi ve ödeme emrinde tek bir GKS gösterilmiş ise de takibe dayanak ihtarname keşide tarihlerinde de görüleceği üzere davacı banka alacağının temelini 2018 yılı ve öncesi kullandırılan krediler olduğunu , borçluların devam eden kredi ilişkisinden sorumlulukları da devam ettiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacı banka ile dava dışı ... Yapı Malzeme Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan nakit alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız takibe müteselsil kefil olan davalının itirazının iptali talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı vekili 17/09/2025 tarihli dilekçesi ile , Dairemize yapılmış olan istinaf başvurusundan feragat ettiği görülmüştür. Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davacı vekilinin Üsküdar 6. Noterliğinden verilen 10/11/2017 tarih ve 81901 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekilince istinaf başvurusundan feragat edildiği ve davacı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat etmeye yetkisi olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan 220,70 istinaf yoluna başvuru harcı, 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde istinafa başvuran davacıya iadesine, 3-İstinaf giderlerinin başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.18/09/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -