11. Hukuk Dairesi 2024/4370 E. , 2025/2986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/499 Esas, 2024/742Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/324 E, 2021/405 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi
**11. Hukuk Dairesi 2024/4370 E. , 2025/2986 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/499 Esas, 2024/742Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/324 E, 2021/405 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/103127 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya iltibas ve tanınmışlık iddialarıyla itiraz ettiklerini, itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, dava konusu başvurunun davacının markalarının seri markası olarak algılanacağını, davalı Şahsın davacının tanımış markasına çok benzer olan dava konusu başvuruyu tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 27.08.2020 tarihli ve 2020-M-7492 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin evcil hayvan yemleri, bitkiler, otlar, bahçecilik ürünleri ve canlı hayvanlar ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, dava konusu ibarenin besleyiciliği önemsenen hayvan yemleri açısından “vitamin” çağrışımı düşünülerek tercih edildiğini, davalının davacının tanınmışlığından faydalanma gibi bir amacının olmadığını, “...” ibaresinin dava dışı üçüncü kişiler adına tescilli pek çok markada da ön isim olarak kullanıldığını, davacının “mağazacılık hizmetleri”ni kendi tekeli altına almasının da mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki şartların da gerçekleşmediği, kötüniyet ve haksız rekabet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin 2019/103127 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 31. ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin yer aldığı, dava konusu başvuru bir bütün olarak "..." ibaresinden oluşsa da, ibarenin telaffuz şekli itibariyle ilgili tüketici nezdinde "..." şeklinde algılanacağı, bu ibare ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuruda asli unsur olarak yer alan "..." ibaresi ile davacının markalarının asli unsurunun oluşturan "..." ibaresi arasında sadece tek harften kaynaklanan farklılığının ve başvuruda yer alan "..." ibaresinin markaları farklı kılmaya yetmediği, esasen davacının "..." ibareli markalarının belirli bir bilinirliğinin bulunması sebebi ile de bu iltibasın arttığı, keza Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin; ... - ... markalarına ilişkin olarak verdiği 2022/1897 E. ve 2023/1543 K. sayılı kararı ile ... - ... ibareli markalara ilişkin olarak verdiği 2018/3132 E. ve 2019/4477 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkin olup, İstinaf Mahkemesince, davacı adına tecilli "..." ibareli markalar ile davalı başvurusuna konu "..." ibareli marka arasında işaretsel benzerlik bulunduğu ve tescil kapsamının aynı ve aynı tür olduğu gerekçesiyle markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ise de markalar arasında görsel, sescil ve anlamsal benzerlik yönünden bütüncül bakış açısı itibariyle karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerlik olmadığı, davacı markalarının tanınmış olmasının da SMK'nın 6/5 maddesindeki ''tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği" şeklinde belirtilen risklerden herhangi birinin somut olayda oluşmayacak olması nedeniyle sonuca etkisinin bulunmadığı gözetilmeksizin mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.