11. Hukuk Dairesi 2013/15460 E. , 2013/22114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2011 gün ve 2008/89-2011/199 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.06.2013 gün ve 2011/13011-2013/12046 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen r
**11. Hukuk Dairesi 2013/15460 E. , 2013/22114 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2011 gün ve 2008/89-2011/199 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.06.2013 gün ve 2011/13011-2013/12046 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin akaryakıt/petrol ürünleri sektöründe dünya devi olan Shell Grubunun tescilli markalarını ve lisanslama programını yönetmek amacı ile kurulmuş bir şirket olduğunu, Shell'in RVI olarak tanımlanan uluslararası görünüm standartlarının Türkiye'de de uygulandığını, Shell istasyonları sarı-kırmızı renklerin kanopi, kanopi alınları, akaryakıt pompaları ışıklı levhalar, satış ofisi cephesi, giriş-çıkış yönlendirme ürünlerinde, yağ ve katkı maddesi ambalajları, variller, çalışan üniformaları ve tankerler üzerinde kullanıldığı şekilde kullanılmak zorunda olup bu kullanım şeklinin de her kesimden tüketici tarafından bilindiğini, akaryakıt istasyonlarında görünüm standartları geliştiren Shell sarı-kırmızı renklerdeki görsel kimliği ile tanındığını, Shell'in akaryakıt istasyonlarında kullandığı sarı ve kırmızı renkleri Shell istasyonu ile özdeşleşen dünyaca maruf bir marka olduğu ve kullanım sonucu ayırtedicilik kazandığını, müvekkili şirketin görsel kimliğini oluşturan her unsurda kullandığı ve TPE nezdinde tescilli renk markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin de akaryakıt sektöründe faaliyette bulunduğunu ve akaryakıt satış istasyonlarında müvekkiline ait sarı kırmızı renkleri Shell istasyonu imajını uyandıracak şeklde kullandığını, müvekkiline ait tescilli renk ve şekil markalarının aynı ve ayırtedilmeyecek kadar benzerini taklit ederek kanopi, akaryakıt pompaları, giriş fiyat panosu, ışıklı levhalar, satış ofisi cephesi, yağ ambalajları ve varillerin üzerinde kullanarak genel görünüm itibariyle Shel istasyonu imajı uyandırdığını, davalı şirketin bu haksız kullanımı müvekkili şirketin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabete de yol açtığını, ileri sürerek, marka tecavüzü fiilin tespiti, durdurulması, tecavüzün giderilmesi, davalının istasyonlarından web sayfasından, ürünlerin üzerinden, tabela ve her türlü ticaret evrakından müvekkiline ait renk markalarının kullanımına son verilmesi ve kaldırılması, haksız rekabet fiilinin tespiti ve men'i, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasını ve hükmün gazetede yayınını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın 556 sayılı KHK'nın 70. maddesi delaleti ile BK'nın 60 ve TTK'nın 62. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin markası olan aynı renk ve logoyla enerji piyasasında yaklaşık 7 yıldır faaliyet gösterdiğini, ürünün rengi ürünü tek başına nitelemeyeceği gibi hasren marka ve tescile konu yapılamaycağını, sarı-kırmızı renklerin enerji piyasasında hakim renkler olup kimsenin tekeline bırakılamaycağını, şirketlerine ait tescilli logonun güneş olup davacı şirkein ise istiridye kabuğu olduğunu ve aralarında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ürün ve tesislerde güneş logosunu tescilli energy kelimesi ile bir bütün olarak kullandığını, güneşi ve enerjiyi temsil eden renkler sarı kırmızı olduğundan müvekkilinin logosuna uygun ve bütünlük teşkil eden renkler olarak seçildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının tescilli renk markalarının hukukumuzda da korunması gerektiği, davacının akaryakıt servis istasyonlarında dünyada ve Türkiye'de ilk defa ve yaygın olarak ve tanınmış statüde sarı-kırmızı renk kombinasyonunu kullandığı, bu şekilde markalarına ayırt ediciliği sağladığı ve akaryakıt servis istasyonları yönünden belirtilen renklerin davacı ile özdeşleştiği, davalı taraf, akaryakıt servis istasyonlarında kendisi adına tescilli energy markasını veya güneş logosunu kullanmış olsun veya olmasın bu husus davacı ile yukarıda açıklandığı şekilde özdeşleşen tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanan renk kombinasyonunu kullanma hakkını bahşetmeyeceği, davalının akaryakıt servis istasyonlarında, kurumsal kimlik uygulamasında sarı, kırmızı renkleri kullanması, davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu gibi davacının kurumsal kimlik uygulaması ile TTK'nın 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturur nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ürün ve hizmetlerini sunduğu petrol servis istasyonlarında (kurumsal kimlik uygulaması servis istasyon görsel imaj konseptinde) davacının bilinirliği yüksek renk kompozisyonunun kullanılması, davacının shell marka görsel imaj kimliği ile iltibas, haksız rekabet oluşturduğunun tespit, men ve ref'ine, mahkeme kararı kesinleştiğinde, masrafı davalı taraftan karşılanmak üzere hükmün Türkiye genelinde yayınlanan bir gazetede bir defa ilanına dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.06.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur. Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.