T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1609 - 2025/1966 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1609 KARAR NO : 2025/1966 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2022 NUMARASI : 2020/136 E. - 2022/22 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Dairemizce verilen 11/10/2024 tarih ve 2022/1382 Esas, 2024/1566 Karar sayılı kar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1609 - 2025/1966 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1609 KARAR NO : 2025/1966 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2022 NUMARASI : 2020/136 E. - 2022/22 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Dairemizce verilen 11/10/2024 tarih ve 2022/1382 Esas, 2024/1566 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2025 tarih ve 2025/217 Esas, 2025/4524 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "... Konutları" ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, başvurunun tescil edilmek istendiği 19, 35 ve 37 sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden, dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa davalı Şirketin başvuruya itirazı üzerine kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, davalı Şirketin redde mesnet markasının kullanımını ispatlar delil sunmadığını, bu hususta süresinde sonra sunulan delillerin dikkate alınmayacağını, diğer taraftan tarafların marka işaretleri arasında iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik de bulunmadığını, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicisinin dikkatli olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'ın 2019-M-10059 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı adına tescilli "... KONUTLARI" ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının redde mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, markaların görsel ve sesçil olarak benzer olması, dava konusu markada ve kullanımlarda bir harfin değiştirilmiş olmasının ve davalı markasındaki çizgi şeklindeki şekil unsuru kullanılmasının, yüksek çağrışımı ortadan kaldırmaması markanın bütünsel varlığını halen korumaya devam etmesi, bu ibarenin tescil konusu ürünler için ayırt ediciliğinin düşük olmaması, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davalıya ait marka ile davacının kullanım konusu markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması, ortalama tüketicilerin davalı markalarından edindiği izlenimi davacı başvurusuna aktarabilecek olması, tüketicinin iki ayrı marka ile karşı karşıya kaldığını fark etse dahi her iki markanın da aynı iktisadî veya idarî kaynağa ait olduğu yanılgısına düşebilecek olması karşısında başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden iltibas ihtimali bulunduğu, davalı tarafça sunulan delillerle redde mesnet markanın başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerde ciddi şekilde kullanıldığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı Şirketin redde mesnet markasını kullandığını ispatlayamadığını, aynı taraflar arasında görülen başka bir uyuşmazlıkta da , davalının işbu davaya konu işlem dosyasına sunduğu delillerin aynısını kullanım delili olarak sunduğunu, o uyuşmazlıkta sunulan delillerin markanın kullanımını ispatlamadığı yönünde bilirkişi raporu sunulduğu, davalı Şirket tarafından işlem dosyasına süresinden sonra sunulan delillerin dikkate alınmayacağını, diğer taraftan tarafların marka işaretleri arasında iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, ayrıca uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicisinin dikkatli olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 11/10/2024 tarih ve 2022/1382 Esas, 2024/1566 sayılı kararıyla, davalı Şirketin redde mesnet markasının kullanımını ispatlayamadığından SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesinde dikkate alınması mümkün bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 25/06/2025 TARİH VE 2025/217 ESAS, 2025/4524 SAYILI SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı özetle, ilk derece mahkemesinin, davacının "..." ibareli marka başvurusunun davalının "..." ibareli tescilli markasına benzer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği, Bölge Adliye Mahkemesince davalının delillerinin markasının ciddi olarak kullandığını ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ciddi kullanım olarak kabul etmediği delillerin, markanın kullanılacağı mal ve hizmetler açısından inşaat sektörünün yıllara yayılan üretim süreci dikkate alındığında ciddi kullanım olarak ispata yeterli deliller olarak değerlendirildiği, ayrıca davacının markada seçenek özgürlüğünü kullanırken davalının markasına yanaşma eylemine giriştiği, hal böyle iken davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE :Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacı şirketin dava konusu "... " ibareli marka başvurusu ile davalının "... Konutları+şekil" ibareli tescilli markası arasında, başvuru kapsamında çıkarılan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, sunulan kullanım delillerinin, davalı Şirketin redde mesnet 2007/53902 sayılı markasının kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden, inşaat sektörünün yıllara yayılan üretim süreci dikkate alındığında, ciddi kullanım olarak ispata yeterli deliller olarak değerlendirildiği, ayrıca davacının markada seçenek özgürlüğünü kullanırken davalının markasına yanaşma eylemine giriştiği, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 5-Davalı Kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan 300,00-TL posta masrafı, 2.107,80-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 2.407,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 6-Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 80,00-TL posta ve tebligat gideri, 2.107,80-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Şirkete verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 9-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 22/10/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.