T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/06/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/06/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkilinin kasaplık işi ile uğraştığını, Manavgat'taki birçok kasaba, restauranta, catering firmalarına düzenle et satışı yaptığını, borçlu davalının da catering firması işlettiğini, müvekkilinden et ve et ürünleri aldığını, davalı şirketin ihtiyaç durumuna göre müvekkili tarafından davalıya sık sık et satılmakta olduğunu, davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 78.061,26 TL alacağının bulunduğunu, buna ilişkin faturaların mevcut olduğunu, 2020 yılı ve 2021 yılı için yapılan mutabakat mektuplarının da ıslak imzalı ve kaşeli olarak bulunduğunu, davalı tarafından borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Manavgat 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek davalının yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamına, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı şirketin davalıdan 78.061,26-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verilmiş ise de ticari defterlerin sunulmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/3. maddesinin "ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmü gereğince karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, usulüne uygun tutulan ticari defter sahibi lehine delil teşkil edeceğinin belirtilmesi, davalı tarafa usulüne uygun ihtaratların tebliğine rağmen, ticari defterleri ibraz etmediği gibi yerini de bildirmemesi nedeni ile davacı tarafın defterleri lehine delil kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ olunmuş, davalı taraf ise bilirkişi raporuna itiraz etmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 281. maddesine göre taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. İki haftalık süre madde gerekçesinde de belirtildiği üzere hak düşürücü süredir. Taraf, iki hafta içinde bilirkişi raporuna tamamen veya kısmen itiraz etmezse rapor, itiraz etmediği kısımlar bakımından onun hakkında kesinleşir. Davalının bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olması, bilirkişi raporunun davalı yönünden kesinleşmesi nedeni ile bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, alacağın likit olması, taraflar arasında takip miktarı bakımından mutabakat metni düzenlenmiş olması dikkate alınarak davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mutabakat mektubundaki imzanın kendisine ait olmadığını, 2019 yılında davacı ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı kayıtlarının usulsüz olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirdiğini icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının HMK'nın 222. Maddesi uyarınca tarafların ticari defter ve kayıtlarına dayanmasına, davalının ise usulüne uygun ihtara rağmen, ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesine, buna göre davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları davacı lehine delil olduğundan mahkemece bu kayıtlara itibar edilerek verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.332,36 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.333,10TL harcın mahsubu ile bakiye 3.999,26 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...