T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1756 KARAR NO : 2026/1034 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01.07.2021 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1756 KARAR NO : 2026/1034 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01.07.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/559 E., 2021/512 K. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 30.04.2026 YAZIM TARİHİ : 30.04.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalının ortağı olduğunu, kooperatifin 30.06.2018 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına katıldığını, genel kurul toplantısına ortaklar ve görevliler dışında kişilerin de katıldığını, ortakların özgür iradeleri ile oy kullanamadıklarını, yönetim ve denetim kurullarının ibralarının geçerli olmadığını, kooperatifin ortak sayısının tespiti ile yeni alınmış ortakların durumu ve alınacak ortakların ortaklık şartlarının belirlenmesi ve genel kurulun devredilemez nitelikteki yetkilerinin yönetim kuruluna devrine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, kooperatifin 2018 yılı tahmini bütçesinin eksiklikler ve hatalarla dolu olduğunu, müvekkilinin genel kurul tutanağında muhalefet şerhinin bulunduğunu ileri sürerek, davalının 30.06.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının genel kurula gelmeden önce hazırlanan ve tüm konulara ilişkin muhalefet şerhi yazıları ile birlikte genel kurula katıldığını, kooperatif genel kuruluna başlamadan önce kanun, ana sözleşme ve teamüllere uygun olarak her türlü işlemin yapıldığını, genel kurulun başlangıcından sonuna kadar hiçbir ortak tarafından davacı da dahil genel kurul salonunda ortak olmayan kişilerin bulunduğu yönünde itirazın olmadığını, bakanlık temsilcilerince hazirun aşamasında herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini, 2017 yılı sonu itibariyle ortak sayısı 602 iken 2018 yılı içerisinde 25 kişinin yeni ortak olarak girdiğini, çift hisseye sahip kişilerin sayısı 27 kişi olup, birden fazla oy kullanılması yasaya uygun düşmediğinden haziruna dahil edilmediğini, genel kurulda toplantı nisabının sağlandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi kurulu kök ve ek raporuna göre; davacının ortağı olduğu davalı kooperatifin 30/06/2018 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında usulüne aykırı olarak alındığı iddia olunan kararların hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali istemli işbu davada davalı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme ve dosya kapsamından toplantıya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın temsilcilerinin katıldığı, asaleten ve vekaleten olmak üzere toplam 375 ortağın toplantıda hazır bulunduğunun tespit edildiği, davacının genel kurul tutanağındaki 2 ve 9. maddelere ilişkin kararlara şerh koydurduğu, her bir maddenin oylanmasında red oyu kullananların sayısının ayrıca belirtildiği, 2016 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının 11. maddesi kapsamında yönetici ve denetçilerin iptali istenen genel kurul toplantı tarihine kadar ödenen ücretler açısından herhangi bir kesinleşmiş iptal kararının mevcut olmamakla toplantıda alınan ibra ve kabul kararının geçerli olduğu, davalı kooperatifin kendi ortaklarının yanı sıra ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ancak kendi ortaklarının da ortağı olduğu dava dışı ... Kent Konut Yapı Kooperatifi'nin de inşaatını üstlendiği, adı geçen kooperatife yapılan inşaatların maliyetlerini de yatırımlar hesabı adı altında takip ettiği, ... Kooperatifinin inşaatların yapımı için davalı kooperatife ödemeler yaptığı, kooperatif ödemelerin ... Kooperatifi üyeleri tarafından verilen senetlerin davalı kooperatife ciro edilmek suretiyle yapıldığı, dolayısıyla davalı kooperatifin kayıtlarında yer alan alacak senetlerinde ismi geçen kişilerin davalı kooperatifin üyesi olduğu için borçlu bulunmadıkları, davalı kooperatifin üyesi olan bazı kişilerin aynı zamanda ... Kooperatifininde üyesi olabildiği davalı kooperatifin muhasebe kayıtlarında bu üyelerin işlemlerinin iki ayrı hesapta takip edildiği, kayıtların tek düzen hesap planına ve muhasebe ilkelerine uygun olarak tutulduğu anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kararın hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadığı, mahkemenin yalnızca bilirkişi yorumlarına dayanarak hüküm kurduğu, bilirkişilerin hukuki yorum yapamayacağına rağmen bu hususun denetlenmediği, yargılamanın gereksiz şekilde uzatıldığı, dosyanın uzun süre bilirkişide bekletildiği, YGB talebine rağmen sürecin sürüncemede bırakıldığı, genel kurul toplantısının usulsüz gerçekleştirildiği, hazirun cetvelinin ve vekaletlerin incelenmediği, ortak sayılarının hatalı olduğu, toplantıya ortak olmayan kişilerin katıldığı ve bu hususların bilirkişi raporlarında çelişkili şekilde değerlendirilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığı, ortak sayılarının gerçeğe aykırı şekilde gösterildiği, genel kurul ve faaliyet raporları arasında ciddi çelişkiler bulunduğu, yeni ortak alımları ve konut satışlarının genel kurul kararına aykırı yapıldığı, genel kurul sürecinde müvekkiline yönelik baskı ve tehdit bulunduğu, toplantı kayıtlarının incelenmediği, buna rağmen bilirkişi tarafından demokratik ortam varmış gibi değerlendirme yapıldığı, oylamalarda yalnızca ret oylarının sayıldığı, oylamanın usulüne, mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu, yönetim ve denetim kurulu ibralarının geçersiz olduğu, faaliyet raporlarının tebliğe aykırı, eksik, çelişkili ve gerçeğe aykırı bilgiler içerdiği, mali tabloların kooperatifin gerçek durumunu yansıtmadığı ve ortakların bilgi edinme hakkının ihlal edildiği, denetim kurulu raporunun da mevzuata aykırı şekilde düzenlendiği, denetim kurulu üyelerinin tarafsız olmadığı, borçlu oldukları halde görev yaptıkları ve raporların objektiflikten uzak olduğu, inşaat ve yatırım faaliyetlerinin genel kurul kararlarına aykırı şekilde yürütüldüğü, ihalesiz işlem yapıldığı, mali kaynakların yanlış kullanıldığı ve bu hususların raporlarda gizlendiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, genel kurul kararının iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 30.04.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...