T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/103 - 2026/689 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/103 KARAR NO : 2026/689 KARAR TARİHİ : 24/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 12/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 NUMARASI : 2024/84…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/103 - 2026/689 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/103 KARAR NO : 2026/689 KARAR TARİHİ : 24/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 12/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 NUMARASI : 2024/847 Esas - 2025/660 Karar DAVACI : BAYRAK GRUP ORMAN ÜRÜNLERİ İNŞAAT İŞLERİ İNŞAAT MALZEMELERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : STS ALKAN OTOMOTİV SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) HÜKÜM : Kararın kaldırılması-Yeniden hüküm kurulması İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, birtakım mobilya malzemelerinin üretilerek davalının göstermiş olduğu, adreste bu mobilya malzemelerinin kurulumunun gerçekleştiğini, ödemenin yapılmadığını, bu nedenle alacaklarının bulunduğu, davacı tarafından davalı şirket aleyhine 470.394,40-TL asıl alacak üzerinden cari hesap alacağına dayalı olarak Sakarya 2. İcra Dairesi'nin 2024/9082 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattıklarını, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan vaki itirazın iptalini, icra takibinin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan takibin herhangi bir dayanağının bulunmadığını, 2022 yılında yapılan ticaret sebebiyle davacıya gerekli ödemenin yapıldığını, daha sonrasında müvekkili şirketin kabul etmediği şekilde faturalar kestiğini ve bu faturalara karşı iade faturalar kestiğini, takibin kötü niyetli olduğunu, davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olarak takibin devamını talep eden davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "...Davacı vekili 14.10.2025 tarihli celsede yemin deliline dayanmayacaklarını beyan etmiştir. Yemin deliline de dayanılmadığından ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin 2024/847 esas 2025/660 karar sayılı itirazın iptali davasında, 470.394,40 TL'lik alacağın 2022 yılında ödenen 203.000 TL avans mahsubundan sonra kalan kısmına ilişkin olduğunu, bu alacağın 31.07.2024 tarihli 673.394,40 TL'lik faturadan kaynaklandığını, davalının avans ödemesi yapmasına rağmen yerel mahkemenin ticari ilişki varlığını reddettiğini, davalının iade faturalarına karşı noter ihtarnamesiyle itiraz edildiğini, fotoğraflarla teslim ispatı sunulmasına rağmen mahkemenin keşif ve tanık deliline başvurmadığını, bilirkişi raporlarının ticari ilişki ve alacağın varlığını teyidine rağmen göz ardı edildiğini, bu nedenlerle yerel kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü, icranın tehiri, kararın kaldırılması, davanın kabulü veya davanın yeniden görülmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6102 sayılı TTK, 6098 sayılı TBK, 3. Değerlendirme Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı taraf vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ilişkisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. maddesi, "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Öte yandan, sözleşme ayakta iken işin davacı yüklenici tarafından yapıldığı yasal karinedir. Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi hükmünde bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinde içerikleri kesinleştiğinden işin eksiksiz teslim alındığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde, iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K sayılı kararı) Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Davacı yüklenici, taraflar arasında süregelen birkısım mobilya malzemelerinin üretilerek kurulumunun yerine getirilip davalıya teslim edildiğini, iş bedeli olarak takibe konu faturanın düzenlendiğini, ancak bakiye 470.394,40 TL alacağın kaldığını, ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını, davalının borca haksız ve yersiz olarak itiraz ettiği iddiasıyla eldeki itirazın iptali davasını açtığı; Davalı iş sahibi ise, taraflar arasında 2022 yılında son bulan eser sözleşmesi niteliğindeki ticari ilişki bulunduğunu, 2023 yılında herhangi bir imalat ve teslimin yapılmadığını, davacı yanca gönderilen faturaya karşılık süresinde iade faturasının düzenlendiğini, herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre; davacı kayıtlarında, 2023 yılında dava konusu olan 07/11/2023 tarih, BYR2023... nolu, KDV dahil toplam 673.394,40 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarına alınarak 11/11/203 tarihli S012023... nolu iade faturası düzenlendiği, bu iade faturası davacı defterlerine işlenerek işlemin kapatıldığı, 05/07/2024 tarihinde aynı tutarlı BYR2024... nolu fatura düzenlenerek davalıya gönderildiği, davalının 31/07/2024 tarih, STS2024... nolu iade faturası gönderdiği, davalı ve davacı tarafından verilen 2023-2024 yıllarına ilişkin BA-BS bilgilerine göre, davacı tarafından düzenlenen BYR2023... ve BYR2024... nolu faturaların davacı tarafından BS, davalı tarafından BA formu ile beyan edildiği, davalı tarafından düzenlenen S012023... ve STS2024... nolu faturaların davalı tarafından BS, davacı tarafından BA formu ile beyan edildiği tespit olunmuştur. Takibe konu, iş bedeline ilişkin olduğu iddia olunan BYR2024... nolu fatura tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının bu faturayı defterine kaydettikten sonra düzenlenen iade faturasının düzenlenerek davacıya gönderildiği, ancak davacının iade faturasını bu kez defterine almadığı, böylece, davalıca faturanın münderecatı aynen kabul ettiği, defterine kaydettikten sonra iade faturasını düzenlemesinin faturanın kesinleşmesini etkilemediği, faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatladığının kabulü gerekmiş olup, davalı taraf faturaların ticari deftere borç kaydederek faturaların içeriğini kabul ettiğinden fatura ve iş bedeli kesinleşmiş olmakla davalının faturalarda belirtilen imalatlar yönünden işi eksiksiz teslim aldığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde davalı iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K ve 2017/1382 E, 2017/3332 K sayılı kararları) Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sözleşmenin fesh edilmemiş olması ve hukuken ayakta bulunması halinde kural, gerçekleştirilen imalâtı yüklenicinin yapmış olmasıdır. Ancak bu karinenin aksi savunulup ispat edilebilir. Davalı iş sahibi, sonradan ortaya çıkan iş savunmasında bulunmamaktadır. Bu sebeple, anılan faturaların içeriğini ve iş bedelinin kesinleştiğinden davalının bu faturalara ilişkin eksik iş savunmasına itibar edilmesi mümkün değildir. Bu belirlemelere göre, takip konusu faturaya ilişkin işlerin yapılıp teslim edildiği, tarafların ticari defter incelemesine göre davacı yüklenicinin takibe konu miktarda alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi isabetsiz olmuş, davacının bu yöne değinen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurmak gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın istinaf talebinin kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/10/2025 tarih, 2024/847 E - 2025/660 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden hüküm kurulmasına, 2-Davanın KABULÜNE; -Davalının Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/9082 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 470.394,40 TL asıl alacak üzerinden devamına, -Asıl alacağın % 20'si oranındaki 94.078,88 TL İcra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 32.132,64 TL karar ilam harcından, peşin olarak alınan 5.681,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.451,44 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 4-Davacı tarafından yatırılan 5.681,20 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 75.263,10 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 468,50 TL tebligat ve posta gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.636,82 TL noter evrak ücreti olmak üzere toplam 11.885,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 1-Davaının istinaf başvurusu kabul edildiğinden yatırmış olduğu istinaf maktu karar harcının talebi halinde iadesine, 2-Davacının yapmış olduğu 260,00 TL istinafa dosya gönderme ücreti ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.943,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.2 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır