7. Hukuk Dairesi 2012/6008 E. , 2012/5397 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı 2650,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine day…
**7. Hukuk Dairesi 2012/6008 E. , 2012/5397 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı 2650,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece kısa karar ile davanın kısmen kabulüne, taşınmazın 460,41 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi, geriye kalan 2189,69 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline, gerekçeli kararda ise dava konusu taşınmazın 450,41 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... adına, geriye kalan 2189,69 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Davanın kapsamı, nitelik ve içeriği dikkate alındığında yerel mahkemece oluşturulan 16.02.2012 gün, 2009/30-2012/148 E.K. sayılı kısa kararda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine denildikten sonra taşınmazın 460,41 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi, geriye kalan 2189,69 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, gerekçeli kararda ise dava konusu taşınmazın 450,41 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı adına,geriye kalan 2189,69 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tespit gibi tesciline karar verildiği, bu hale göre kısa kararda davacı adına tescil kararı verilen bir bölümün bulunmamasına rağmen gerekçeli kararda davacı adının eklendiği, aynı zamanda kısa kararda taşınmazın 460,41 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tesciline denilmesine rağmen gerekçeli kararda 450,41 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı adına tesciline karar verildiği, böylece kısa kararla gerekçeli kararın bu şekilde çeliştiği dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Her ne kadar gerekçede bu hususun sehven oluştuğu belirtilmiş ise de hükmün tamamen değişmesine neden olacak hususların maddi hata ve sehevi yanlışlıktan meydana geldiğinin kabulü olanaksızdır. Konuya ilişkin 10.4.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının başlı başına bozma sebebi sayılacağı öte yandan yerel mahkeme bozmadan sonra önceki karara bağlı olmaksızın çelişikliği (tenakuzu) gidermek kaydı ile vicdani kanaatine göre hüküm oluşturacağı vurgulanmıştır. Bu olgular dikkate alındığında kısa kararla uyumlu olmak üzere (çelişkisiz) gerekçeli kararın oluşturulması zorunludur. Davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 04.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.