İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının, takibe haksız olarak itiraz e…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 10/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av.....v.....Av..... DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av.....Av..... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının, takibe haksız olarak itiraz ettiğini, yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle işbu davanın neticelenmesine kadar davalıların mal kaçırma ve davacı şirketin işbu dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimali bulunduğunu, bu sebeple Mahkemece öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi kanaatte olunursa ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkil ile sigortalı davalı ........ arasında 09.03.2022 tanzim tarihli, ........ poliçe numaralı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi akdedildiğini, anılan poliçe ile ........ plaka numaralı iş makinası 09.03.2022/ 09.03.2023 tarihleri arasında sigortalandığını, iş makinesini yetersiz ehliyetli bir şekilde sürücüsü olan ........'ın sevk ve idaresindeki iken trafik kazasına karıştığını, kazada zarar gören araçların hasarı için yapılan başvuruları neticesinde açılan hasar dosyası ile 5684 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını; tespit edilen 50.000,00 TL hasar/değer kaybı tazminatı poliçe limiti kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davalının menkul ve gayrimenkulleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Konya .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın 50.000,00 TL alacak açısından iptali ile takibin 29.07.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamını, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalının ve dava dışı ........'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava dışı ........'ın iş makinesi kullanma yetki belgesinin bulunduğunu, davacının iddilarının mesnetsiz olduğunu ayrıca usul ekonomisi ilkesi gereği Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği gibi nedenlerle davalı hakkında açılan işbu itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Dava, Karayolları Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın üçüncü kişiye verdiği zarar nedeniyle yapılan ödemenin, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından kaynaklı dava dışı kişiye ödenen bedelin sigortalıya rücuen tazminine (geçerli ehliyet bulunmaması sebebine dayalı) ilişkindir. KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, kaza tarihine göre, 01.06.2015 sonrası tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan ödemenin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Mahkememize sunulan 02/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ........ plakalı İş Makinesi sürücüsü ........'ın bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 84. Maddesinin asli kusurlardan kod no:8' e denk gelen madde 57/1-c (Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş kavşaklarda, lastik tekerlekli traktör ile iş makinesi sürücüleri, diğer motorlu araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) asli kural ihlali olup %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kural ihlalinin olduğu, ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'ın bu kazada yine aynı kanunu tali kusurlardan madde 52/1-a (araçların hızını kavşaklara, yaklaşırken azaltmamak) tali kural ihlali olup %25 (yüzde yirmi beş) oranında kural ihlalinin olduğu, ........ plakalı aracın onarımının uygun olduğu sigorta şirketinin lehine rücü hakkı doğduğu ve rücu edilebilir hasar miktarının 50.000,00 TL olduğu kanaati bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 24/10/2024 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararında;" Dosyanın 02/06/2024 tarihli rapor sunan bilirkişi heyetine tevdii ile davalı vekilinin itirazlarını kapsar şekilde ve diğer belgeler ve dosyanın bilirkişi tevdinden sonra sunulan TC. İç işleri bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün 26/04/20204 tarihli cevabi yazısı ve diğer tüm belgeler dikkate alınarak ek rapor sunulmasının istenilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 24/11/2024 tarihli ek raporda özetle; davalı vekilinin itirazları ve mahkememizin talimatı doğrultusunda yapılan tekrar inceleme sonucu kök raporda belirtilen hususlarda herhangi bir değişikliğe mahal olmadığı kanaati bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Alınan raporlar ve dosyaya kazandırılan resmi belgeler uyarınca kaza tarihi itibariyle sigortalı araç sürücüsünün geçerli bir ehliyetnameye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Tüm bu verilere göre, davacı sigorta şirketinin dava dışı kişiye ödenen bedeli davalıya rücu edebileceği anlaşılmıştır. Alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Faiz başlangıcı yönünden; Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir (İstanbul BAM 9. HD 2018/3292 E.). Ancak dava değeri 50.000,00 TL olarak gösterildiğinden talebe göre karar verilmiştir. Davanın KABULÜ İLE, T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı (borçlu) tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 50.000,00TL asıl alacak üzerinden devamına, Yasal şartları oluşmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, sürücü belgesinin kazadan sonra işletilmesinin yetersiz ehliyet olarak değerlendirilecek bir husus olmadığını, kaza tarihinde ........'ın G sınıfı ehliyetinin bulunduğu hususunun açık olduğunu, ehliyetin kazadan sonra işletilmesi ZMSS genel şartlarının B.4. maddesinde sayılan hallerden olmadığından sigortacıya sigortalısına rücu hakkı vermediğini, ancak ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verildiğini, ayrıca dosya kapsamında alınan 11/06/2024 tarihli raporda belirtilen kusur oranlarına karşı itirazlarının İlk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, ilgili kaza tespit tutanağı düzenleyen görevli tarafından yol durumu, trafik işaretlerinin varlığı vb. hiçbir etken unsur tespit edilmemiş olup yalnızca kusur yüklemekle yetinildiğini, bu sebeple usul ve yasaya aykırı tespit tutanağının esas alınmaması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ile yüzeysel incelemeye dayanarak belirlenen kusur tespitlerini hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, davacı sigorta şirketinin hak sahiplerine ödemiş olduğu tazminat bedelinin kazaya kusuru ile neden olduğu iddia edilen ........'ın sürücüsü olduğu ........ plakalı iş makinesinin maliki olan davalıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.c maddesi uyarınca, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında doğan zarar nedeniyle yapılan ödemenin ''sigorta ettirenden'' rücuen talep edilebileceği düzenlenmiştir. -Davalının kusura itirazında; Mahkemece adli trafik bilirkişi ve hasar-sigorta bilirkişinden alınan 11/06/2024 tarihli müşterek raporda, davalıya ait iş makinesi sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 84.maddesi, 57/1-c maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, ........ plakalı araç sürücünün aynı yasanın 52/1-a maddesini ihlal ettiğinden %25 oranında kusurlu olduğu görüşünün bildirildiği, kusur raporunun denetime elverişli, açıklayıcı şekilde hazırlandığı, raporun kaza tespit tutanağı ve olayla uyumlu olduğu, hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın reddi gerekmiştir. -Sürücünün iş makinesini kullanmak için yeterli sertifikaya sahip olduğu itirazında; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında ödendiği iddia edilen hasar bedelinin, sigorta şartlarını taşımadığı gerekçesiyle kendi sigortalısı olan davalıdan rücuan tazmini hususunda olduğu, İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, davalı tarafça araç sürücü ........'a Konya İli, ........ tarafından verilen 05/03/2022 tarih ve ........ numaralı İş Makinesi Kullanma Yetki Belgesinin (Opeatörlük Belgesi) bir suretini ibraz edildiği, ancak bunun ehliyete kazadan sonra 04/10/2022 tarihinde işletildiği, taraflara arasında uyuşmazlık konusu değildir. İş makinesinin karayollarında kullanılabilmesi için şoförün sertifikasının bulunması yeterli olmayıp, sertifikanın ehliyete işlenmesi ve iş makinesi şoförünün (G) sınıfı ehliyete sahip olması gerekmektedir. (benzer şekilde Y.17. HD'nin 2016/19241 E.- 2017/10440 K. Sayılı kararı) Bu durum karşısında, karayolunda meydana gelen hasar sırasında iş makinesini kullanan operatörün sertifikasını ehliyetine işletmemiş olması nedeniyle hasarın teminat dahilinde kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş makinesinin yeterli ehliyeti olmayan sürücü tarafından kullanılmış olmasına göre, İlk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekmiştir. Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı ........ San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 853,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,70 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/11/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.