11. Hukuk Dairesi 2009/5572 E. , 2010/11750 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/39-2008/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5572 E. , 2010/11750 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/39-2008/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 200 paya bölünmüş davalı şirkette müvekkilinin 66 pay sahibi olduğunu, ortaklar kurulu kararı ile sermayenin 305.000.00 YTL’ye yükseltildiğini, artışın bir kısmının dağıtılmayan kar ve sermaye düzeltilmesi olumlu farkı ile karşılandığını, artan kısmın davalılarca taahhüt edildiğini, 12.200 payın 469 adet payına sahip olduğunu, pay oranının %33’ten %3.84’e düştüğünü, sermaye artırımı yapılırken müvekkilinin hile ve desiselerle dolandırıldığını, sermaye artırımında öz kaynakların ve fonların sermaye artırımında ve dağılımında hesaba katılmadığını, bedelsiz olarak 2201 adet pay alması gerektiğini ileri sürerek, irade fesadı nedeniyle sermaye artırımı kararının iptaline, bedelsiz olarak verilmesi gereken 2201 adet şirket payının diğer davalılardan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerine husumet düşmeyeceğini, TTK.nun 381.maddesi uyarınca süresinde dava açılmadığını, sermaye artırımında bir usulsüzlük olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Diğer davalı vekili, iptal davası şartlarının bulunmadığını, iddiaların yerinde olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sermaye artırım kararının 06.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile alındığı, davacının da bu karara katılarak olumlu oy kullandığı, iptal davasının 3 aylık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığı, bu nedenle reddinin gerektiği, esasen muhalefet şartının da bulunmadığı, sermaye artırımının gerekli olduğu, bilançoda tüm fonların sermaye artırımında kullanıldığı, ortaklara özvarlık karşılığı bedelsiz hisse verilmesinin yasal olarak mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.