11. Hukuk Dairesi 2008/14140 E. , 2010/10337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.10.2008 tarih ve 2008/8 - 2008/434 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2008/14140 E. , 2010/10337 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.10.2008 tarih ve 2008/8 - 2008/434 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı gerçek kişiler ile birlikte ortağı bulunduğu davalı şirketin 31.10.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunu, zira o tarihte sağ olan babaları ... - ...'ın müvekkili ...'dan vekaletname almadığı halde kendisini ...'ın vekili gibi göstererek TTK'nun 370.maddesi uyarınca çağrısız genel kurul toplantısı yapıp bu toplantıda sermaye arttırımına gidildiğini ve ...'ın vekili olmadığı halde ...'ın ... haklarından feragat ettiğini bildirdiğini, amacının da önceden mirastan ıskat ettiği ...'ın alt soyundan da mal kaçırarak (mirastan ıskat halinde miras alt soya geçeğinden) mirasın tamamını ve şirket hisselerinin büyük bölümünü davalı kızı Nesrin'e bırakmak olduğunu ileri sürerek, 31.10.2003 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların yoklukla malul bulunduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı ...'in dava konusu genel kurul tolantısına bizzat katıldığı halde kararlara muhalif kalmadığını ve dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını 31.10.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısının TTK.hükümlerine uygun şekilde gerekli ilanlar yapılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, bütün ortaklar hazır olduğundan TTK'nun 370.maddesindeki koşulların da oluştuğunu, ayrıca davacı ... tarafından muris ...'ı vekil kıldığına dair noterde düzenlenmiş 13.04.1987 ve 08.11.1988 tarihli genel vekaletnameler bulunduğu gibi dava konusu genel kurul toplantısında temsil etmes iiçin verdiği vekaletname de bulunduğunu, bu vekaletnamelere dayanılarak rüçhan haklarının kulanılmayacağına ilişkin feragatname imzalandığını, davanın da TTK'nun 381.maddesinde düzenlenen 3 aylık hak düşürücü süresi içinde açılmadığını savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılark, sahte vekaletname ile genel kurul toplantısına katılma iddiasının kararların yok hükmünde sayılmasını değil iptalini gerektiren bir husus olduğu, dolayısıyla davanın da TTK'nun 381.maddesi uyarınca 3 aylık hak düşürücü süresi içinde açılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise bu sürede açılmadığı, keza toplantı ve karar nisaplarının da bulunduğu, davacı ...'in toplantıda hazır olduğu halde muhalefetini zapta geçirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu genel kurulun TTK 37'nci maddesi ile anasözleşmenin 30'ncu maddesine uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesi ile yerel gazetede ilânlar yapılmak ve ortaklara PTT vasıtasıyla davetiye göndermek suretiyle çağrılı yapılması ve toplantı nisabı ile karar nisabının bulunması nedeniyle mutlak butlanla malul olduğunun söylenemeyecek olmasına, çağrı usulsuzluğunun ancak alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması halinde iptal davası açma hakkı vereceğine, iptal davasının ise TTK'nun 381/1 nci maddesinde gösterilen üç aylık sürede açılması gerekmesine göre davacılardan ...'ın tüm, davacı ...'ın ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2)Dava, davacının da ortağı bulunduğu davalı şirketin TTK'nun 370 nci maddesine göre çağrısız yapılan genel kuruluna, davacının katılmayıp davacı yerine o tarihte ortak olan Av. ... 'ın sahte vekâletname ile iştirak etmesi nedeniyle genel kurulda alınan tüm kararların batıl olduğunun tesbitine, olmazsa iptaline karar verilmesi istemiyle açılmış olup, mahkemece üç aylık sürede açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu 31.10.2003 tarihli genel kurula davacı ... dışında tüm ortaklar katılmış, O. Nuri Yılmaz adına ise vekâletname ibraz eden ortak ... iştirak etmiş olup, davacı ... dosya da bir örneği bulunan tarihsiz, 31.10.2003 tarihli genel kurula kendisini temsilen ...'ı tayin ettiğini gösterir belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmektedir. (1) nolu bentte de belirtildiği gibi, toplantının çağrılı yapılması ve sermayedeki payı gözönüne alındığında davacı, bu kişiyi temsilci olarak atamamış olsa ve toplantıya katılarak muhalif oy kullansa dahi alınan kararları etkilemeyecek olması nedeniyle alınan kararlarda bir usulsüzlük bulunmamakla birlikte aynı genel kurulda, yapılan sermaye artırımının hemen akabinde davacının temsilcisi sıfatıyla ...'ın artırılan sermaye nedeniyle rüçhan hakkını kullanmayacağına dair dilekçesini Divan Başkanlığı'na vermesi ve bunun neticesinde de ortaklardan davalı ...'ın kullanılmayan rüçhan hakları nedeniyle kendi rüçhan hakkının yanı sıra açığa çıkan paylar içinde sermaye taahhütünde bulunması sonucu esas sermaye artırımı ile somut ve tek yanlı olarak kullanılabilecek hale gelmiş bulunan davacının yeni pay alma hakkı hukuka aykırı olarak ihlal edilmiş olacaktır. Yeni pay alma hakkını ihlal eden eylem ve kararlara karşı açılması gereken davanın, TTK'nun 381/1 nci maddesine göre üç aylık süreyle sınırlandırılması ve bu madde de belirtilen dava açma koşullarına tabi tutulması mümkün değildir. Bu durumda, herne kadar dosya içinde bulunan ve Komiserler Yönetmeliği'ne uygun olarak düzenlenen bilâ tarihli vekâletnamede rüçhan hakkının kullanılmasına dair açık bir yetki verilmemiş ise de rüçhan hakkının kullanılması ve bu haktan feragat ile ilgili olarak karar alınacağı, ilân edilen gündemin 15 nci sırasında yer almakla genel kurula katılma yetkisi veren vekâletnamenin rüçhan hakkından feragatı da içerdiği kabul edilmek ve davacının sahtelik iddiası nedeniyle böyle bir davayı süreye tabi olmadan açabileceği gözönüne alınarak vekâletnamedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacının yeni pay alma hakkının ihlâl edilip edilmediği belirlenip neticesine göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılardan ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte gösterilen nedenle O. Nuri Yılmaz vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün ...yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı taraftan alınark davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, 15.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.