11. Hukuk Dairesi 2020/1781 E. , 2021/1338 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/1788 E.- 2020/225 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenle…
**11. Hukuk Dairesi 2020/1781 E. , 2021/1338 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/1788 E.- 2020/225 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının “NAPOLİTEN” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "BUONO NEOPOLİTEN" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2012/109416 sayılı başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysaki başvurunun davacı markaları ile benzer olduğunu ve iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2004/1032-2009/2. sayılı kararı ile “SARAY NAPOLİTEN” ibareli marka kullanımının davacı markası ile benzer olduğu gerekçesi ile davacının marka hakkına tecavüz edildiğine karar verildiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptaline, tescil edilmesi halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, ürünlerin sadece BİM mağazalarında satışa sunulacağını, davacı adına tescilli “NAPOLİTEN” ibaresinin genel olarak “kağıt kaplı küçük çikolata” ürününü tasvir ettiğini, ilgili sektör tarafından herkesin kullanımına açık, vasıf bildirici bir kelime olduğunu, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2010/40-2011/24 sayılı kararında bu hususun açıkça belirtildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.