4. Ceza Dairesi 2010/12165 E. , 2010/11886 K. "İçtihat Metni" Görevi ihmal suçundan şüpheliler ... ..., ... ... ve ... ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına düzenlenen 10.07.2009 tarihli ve 2009/2562 soruşturma, 2009/2890 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar karşı yapılan itirazın kabulüyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Rize Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 15.10.2009 tarihli ve 2009/554 değiş
**4. Ceza Dairesi 2010/12165 E. , 2010/11886 K.** **"İçtihat Metni"** Görevi ihmal suçundan şüpheliler ... ..., ... ... ve ... ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına düzenlenen 10.07.2009 tarihli ve 2009/2562 soruşturma, 2009/2890 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar karşı yapılan itirazın kabulüyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Rize Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 15.10.2009 tarihli ve 2009/554 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 11.04.2010 gün ve 2009/22507 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2010 gün ve 2010/95533 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, 1- Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev yapan ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olan şüpheliler hakkındaki soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın bulunması karşısında soruşturma yapılması mümkün olmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yerinde olduğu gözetilerek itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, 2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3.maddesindeki “Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir” hükmüne aykırı olarak, soruşturma eksikliklerinin Cumhuriyet Başsavcılığınca tamamlanmasına yönelik olarak yazılı şekildeki gerekçeye dayalı kabul kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; Yakınan tarafından Trabzon C. Başsavcılığına verilen dilekçe ile tedavi gördüğü sırada ölen annesinin tedavisinde kusurları bulunduğunu iddia ettiği devlet hastanesinde görev yapan doktorlar hakkında şikayetçi olunduğu, eylemin görevle ilgisinin bulunması nedeniyle Trabzon Valiliğinden soruşturma izninin istenildiği, Valilik tarafından yapılan inceleme sonunda bir uzman hekimden alınan görüş ve ön inceleme raporuna dayalı olarak 26.5.2009 tarihinde verilen soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın C. Başsavcılığına ve yakınana tebliğ edilmesine karşın, itiraz edilmemesi nedeniyle 26.6.2009 tarihinde kesinleşmesi üzerine Trabzon C. Başsavcılığı tarafından soruşturma izni verilmemesi nedeniyle 10.7.2009 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı anlamında işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara yakınanın itirazını inceleyen merciin ise, iddiaya konu eylemle ilgili olarak uzman bilirkişi heyetinden görüş alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeyle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 1- CYY.nın 173/3. maddesi uyarınca, soruşturmanın genişletilmesine gerek duyması durumunda merci ağır ceza mahkemesi başkanının suç yeri sulh ceza hakimini görevlendirerek eksikliği gidermesi ve sonucuna göre karar vermesi gerekmekte ise de, C. savcılığınca hiçbir soruşturma işleminin yapılmaması durumunda, ortada yasaya uygun olarak yapılmış bir soruşturma bulunmadığından, merciin soruşturma yapılmasını sağlamak amacıyla itirazı kabul etmesi yasaya uygun görülecek olup, incelenen dosyada merciin yakınanın ifadesinin alınmasından başka bir soruşturma işlemi yapılmadığı gerekçesiyle itirazı kabul etmesi karşısında, CYY.nın 173/3. maddesine aykırılıktan söz edilemeyeceği anlaşıldığından, belirtilen nedene ilişkin yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, 2- Teblignamede yer alan diğer bozma nedenine gelince; Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki 4483 sayılı Yasa uyarınca görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlarla ilgili olarak yetkili idari makamca soruşturma izni verilmemesi ve bu kararın kesinleşmesi durumunda, soruşturma ve kovuşturma şartı niteliğindeki iznin bulunmaması dolayısıyla ve 5271 sayılı CYY.nın 172/1. maddesi gereği, “kovuşturma olanağının bulunmaması” nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin yasal zorunluluk olduğu, incelenen dosyada da kamu görevlisi olan hekimler hakkında tedavi görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçların 4483 sayılı Yasa kapsamına gireceği gözetilmeden, merciin itirazın reddine karar vermesi yerine kabulü yönünde karar vermiş olması, yasaya aykırı görüldüğünden 5271 sayılı CYY’nın 309/4-a maddesi uyarınca; RİZE AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞININ 15.10.2009 tarih ve 554 değişik iş sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma nedenleri uyarınca yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin merciince yerine getirilmesine, 16.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.