Hukuk Genel Kurulu 2023/343 E. , 2024/276 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/170 E., 2021/455 K. KARAR : Davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.10.2009 tarihli ve 2009/9228 Esas, 2009/10211 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.05.2010 tarihli ve 2010/139 Esas, 2010/319 Karar sayılı …
**Hukuk Genel Kurulu 2023/343 E. , 2024/276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/170 E., 2021/455 K. KARAR : Davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.10.2009 tarihli ve 2009/9228 Esas, 2009/10211 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.05.2010 tarihli ve 2010/139 Esas, 2010/319 Karar sayılı direnme kararı davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.10.2010 tarihli ve 2010/1-506 Esas, 2010/514 Karar sayılı kararı ile usulden bozulmuş, Mahkemece 30.12.2010 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiştir. 2. Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece 12.06.2012 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen kararın yeniden taraf vekillerince temyizi üzerine bu kez Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece 09.01.2020 tarihli ve 2019/32 Esas, 2020/18 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 3. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü. I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 6. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 522 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 46 m2'lik kısmının, 522 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ise tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) 43 üncü maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun (3621 sayılı Kanun) 5 inci maddesine göre kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanabileceğini, bu nedenle söz konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısımlarının tapularının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 7. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin doğru olmadığını, kıyı kenar şeridinin yasal olarak tespit edildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemenin Birinci Kararı 8. Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.05.2009 tarihli ve 2007/648 Esas, 2009/295 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı