T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1957 KARAR NO : 2025/1098 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 ESAS NO: 2021/232 KARAR NO : 2021/906 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1957 KARAR NO : 2025/1098 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 ESAS NO: 2021/232 KARAR NO : 2021/906 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki 11.11.2019 tarihli Katılım Sözleşmesi uyarınca davalı şirketin 2-4 Nisan 2020 tarihinde yapılması planlanan ... İstanbul 13. ... Enerjisi ve Teknolojileri Fuarı’nın gerçekleştirilmesini üstlendiğini, buna karşın davacının Fuara katılım bedeli olarak 9.817,60 Euro tutarındaki parayı ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davacının söz konusu bedeli ödeyerek sözleşme kapsamında üstlenen yükümlülükleri eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini, davalının edimini Covid-19 pandemi sürecini gerekçe göstererek yerine getirmediğini, fuar tarihinin öncelikle 2020 yılının Kasım ayına ertelendiğini, ancak daha sonra fuarın bu tarihte de yapılmayacağından bahisle fuarın belirsiz olarak ileri bir tarihe ertelendiğini, bu nedenle davacı tarafından Kartal 23. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ve 7 Ekim 2020 tarihli İhtarnamesi ile Sözleşmenin feshedildiğini ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, davacının ödemiş olduğu Fuar katılım bedelinin iadesi için 9.817,60 Euro asıl alacak ve 18,36 Euro gecikme faizi borcu için Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalı borçlunun ödeme emrine itiraz etmesiyle durduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;2020 ... Fuarına sayılı günler kala T.C. Ticaret Bakanlığı genelgesi ile 16 Mart – 30 Nisan arasında düzenlenmesi planlanan ulusal ve uluslararası bütün fuarların 1 Mayıs sonrası döneme ertelendiğini, söz konusu salgın hastalık nedeniyle son bir yıllık periyotta Türkiye’de yaklaşık 300 adet fuarın ertelendiğini, aynı şekilde müvekkili şirketin organize etmekte olduğu fuarın da iptal edilmediğini, sadece ertelendiğini, katılımcılara gönderilen bildirilerde; "mücbir sebep nedeniyle fuarın ertelendiği, katılım sözleşmesindeki hakların ve sorumlulukların, yeni fuar tarihinde aynı şekli ve aynı haliyle geçerliliğini koruyacağının bildirildiğini, davalının bu fuarı hiç yapmamak gibi bir seçeneği ya da böyle bir ihtimalin kesinlikte bulunmadığını, davalı ile katılım sözleşmesi imzalamış ancak henüz ödeme yapmamış firmalardan herhangi bir ödeme talebinde bulunulmadığını, ancak fuarın gerçekleştiği tarihteki vade veya kur farkıyla ödeme yapmaları gerektiğinin bildirildiğini, davalının kastı ya da kusuru olmaksızın ortaya çıkmış olan mücbir sebeple fuarın düzenlenemediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...taraflara arasında 11.11.2019 tarihli fuar katılım sözleşmesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşme kapsamında fuara katılma bedelinin 9817,60-EURO davalı şirkete banka havalesi suretiyle ödediğini, koronavirüs nedeniyle alınan tedbir sonucu fuarın iptal edilmesi üzerine ödemediğini, fuarın iptal edilmiş olmasına rağmen davalının ödedikleri bedeli iade etmediğinden bahisle bu bedelin iadesine ilişkin icra takibi başlatmış davalının itirazı ile iş bu itirazın iptali davasını açmış olup davalı Fuarın iptal edilmediğini ertelendiğini, kaldı ki sözleşmenin 19. Maddesinde fuar tarihinin değiştirilmesi hususunun davacı tarafça kabul edildiğini bu nedenle bedelin iadesini talep edemeyeceği yönünde savunmada bulunmuştur. Burada irdelenmesi gereken taraflar arasındaki sözleşmenin 19. Maddesinin geçerli olup olmadığı, haksız şart niteliğinde olup olmadığı, ertelenen fuar nedeni ile ödediği fuar katılım bedelinin iadesinin mümkün olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi sözleşme özgürlüğü, bir akdi yapıp yapmama, içeriğini belirleme, akdin karşı tarafını seçme, akde son verebilme ve akdin şeklini belirleyebilme serbestîsi anlamına gelmekte olup, kimse bir akdi yapmaya zorlanamayacağı gibi istediği bir akdi yapmaktan da alıkonulamayacaktır. Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi geçerli bir sözleşme (Fuar Katılım Sözleşemesi) mevcut olup, davacının ve davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğüne sahip oldukları hususu ise izahtan varestedir. Bu nedenle de "Fuar Katılım Sözleşmesi" nin 19. Maddesi tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları hüküm olup geçerli olup, haksız şart olarak kabulü mümkün olmayıp tarafları bağlayıcı olduğundan ve madde metin içeriğinden davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği, kaldı ki gelen yazı cevaplarından Fuar tarihinin mücbir sebep ile ertelendiği ve ertelenme ve yeni tarih ile ilgili gerekli bilgilendirmelerin hem internet sitesinden ilan edildiği hem de davacı tarafa mail yolu ile bilgilendirme yapıldığı, basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafın sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin 19. maddesini bildiği, bu hükme göre de ödenen bedelin iadesini talep hakkının olmadığı, ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve ertelemenin taraflara sözleşmenin feshi hakkı da tanımayacağı düzenlenmiş olup açıklanan gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." açılan davanın "açılan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın sunduğu fuar katılım sözleşmesi maddelerine ilişkin davacının imzasının ve kaşesinin bulunmadığı ve 19. Maddeye dair anlaşma yapılmadığı belirtilerek mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinin ifa imkansızlığına dayalı feshinden kaynaklı ödenen peşinatın iadesi istemine ilişkin davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının fuara katılım bedelinin iadesi alacağına dayalı olarak 9.817,60 Euro asıl alacak ve 18,36 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.835,96 Euro'nun tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesine ekli ve davacı tarafından sunulan fuar katılım sözleşmesinin , tek sayfadan oluştuğu ve alt kısmında taraf şirketlerin kaşesi ile imzaların yer aldığı görülmekle birlikte, sergileyen bilgileri, fuar katılımından sorumlu kişinin irtibat numarası, stand alanı, metrekare başına ücret, ödeme için banka bilgisi yer almaktadır.Davalı tarafından sunulan 2 sayfadan oluşan fuar katılım sözleşmesinde ise, ilk sayfa davacı tarafın sunduğu sözleşme olup, 2. sayfa gerek Türkçe ve gerekse yabancı dilde sözleşme maddelerinden (1.-22. Madde arası) oluşmaktadır.. Sunulan sözleşmede , 19.madde de '' Elde olmayan haller ve doğal afetler nedeni ile fuarın açılmaması halinde organizatör fuar nedeniyle aldığı ücret iade edemez .Fuar ileri bir tarihe ertelenir '' hükmü yer almaktadır.Dosya kapsamında yapılan incelemede, 2-4 Nisan 2020 tarihinde yapılması planlanan ... İstanbul 13. ... Enerjisi ve Teknolojileri Fuarı'na katılmak amacıyla davacı tarafından katılım bedeli olarak toplam 9.817,60 Euro ödendiği, ancak Covid 19 pandemi süreci nedeniyle fuar tarihinin 2020 yılının Kasım ayına ertelediği, sonrasında fuarın bu tarihte de yapılamaması nedeniyle belirsiz tarihe ertelendiği, Kartal 23. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 7 Ekim 2020 tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafça sözleşme feshedildiği ve ödenen bedelin iadesi talepli işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece yapılan yargılamada, 23.06.2021 tarihli celsede davalı şirkete müzekkere yazılarak uyuşmazlığa konu fuarının gerçekleşip /gerçekleştirilmediği sorulmuştur. Verilen cevabi yazıda , fuarın 14 ay gecikmeli olarak düzenlendiği ve gerçekleştiği, toplamda 3 defa fuar tarihi verildiği, kısıtlama kuralları gereği kapanmalar dikkate alınarak fuar tarihlerinin ertelendiği, 10-11 Haziran 2021 tarihinde fuarın gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Sözleşmeler genellikle iki taraflı hukuki işlemlerdir. Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. Bu iki irade beyanından birincisine ÖNERİ, ikincisine KABUL denir. Sözleşmenin kurucu unsurları ÖNERİ ve KABUL beyanlarıdır.''...Kanunda yapılan tanımında yer alan zorunlu noktalara (unsurlara) sözleşmenin esaslı noktaları (unsurları) denir. Objektif esaslı noktalar, kurulmak denilen sözleşmenin asgari içeriğini oluşturur. Bu noktalar , herhangi bir sözleşmeye ,o sözleşmenin tipini verir .Bu nedenle , objektif esaslı noktalara, sözleşmenin tipik unsurları demek de mümkündür. Tipik unsurlar , kanunda düzenlenmiş olan isimli sözleşmenin tanımlarında belirtilmiştir. Örneğin, sözleşmesinde satılan şey ve semen kira sözleşmesinde kiralanan şey ile kira parası, sözleşmenin esaslı noktalarını, tipik unsurlarını, asgari içeriğini oluşturur.....Sözleşmenin esaslı noktaları dışında kalan noktaları objektif yönden ikinci derecedeki yan noktalardır. ....aktif yönden esaslı nokta olmayan bir noktayı taraflardan biri, sözleşme yapma iradesinin zorunluluk koşulu (conditio sine qua non) , yani subjektif yönden esaslı bir nokta olarak öngörüyorsa , bu hususu açık olarak karşı tarafa bildirmek zorundadır. Aksi halde, TBK m.2/1'e göre, bu nokta, ikinci derecedeki nokta sayılır ve sözleşmenin kurulmasına engel teşkil etmez.(Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler s:273-274)Yargıtay uygulanması ve öğretide, tacirler arası düzenlenmiş olup sayfalardan oluşan yazılı sözleşmede, devam eden sayfaların taraflarca imzalanması veya paraf edilmesi zorunluluğu bulunmamakla birlikte, sözleşme metninin birden çok sayfadan oluşması halinde her sayfanın metin, içerik, anlam ve devam eden madde başlıkları bakımından mantıksal sıralama (silsile) ve bütünlük taşıması gerekmektedir. Somut davada, uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmenin 1. yani ilk sayfasında sözleşmenin zorunlu unsurları yer almaktadır. İlk sayfadan sonra gelen ve uyuşmazlık konusu olan sayfada ise 1. ve 22. maddeler ile, yetkili mahkeme, icra dairesi, müşteri ve organizatörün yükümlülükleri gibi esaslı noktalar dışında kalan noktalar belirtilmiştir. Ancak 1. Sayfanın sonunda '' bu sözleşmenin hüküm ve koşullarını anladık ve kabul ediyoruz ''yazılı olup, alt kısmınında kaşe vurulduğu ve imzaların atıldığı görülmektedir. İlk sayfada sözleşmenin devamı maddelerinin olduğu veya sözleşmenin eki olduğu belirtilmemiştir. Yine aynı şekilde 2. Sayfada, bu sayfanın ilk sayfanın (1.sayfanın ) devamı niteliğinde olduğunu belirtir yazı ve atıf bulunmamaktadır. Bu durumda davalının ibraz ettiği madde hükümlerinden 19. Madde ( 2. Sayfada yazılı olan ) uyarınca değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmesi dosya kapsamına uygun görülmemiştir. Bu yönüyle istinaf sebebi yerindedir.Dava dilekçesine ekli olarak sunulan ve dairemizce de kabul edilen sözleşme maddeleri nazara alınarak inceleme yapıldığında ise, sözleşmenin ertelenmesine ilişkin herhangi bir madde hükmünün yer almadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar bu yönde bir madde bulunmuyor ise de, fuarın ertelendiği dönemin pandemi sürecine denk geldiği ve 10-12 Haziran 2021 tarihinde yapılan fuara davacının katılmadığı açıktır. Bu durumda davacının, sebepsiz zenginleşme hükümleri göz önünde bulundurularak davalı yana göndermiş olduğu fuar katılım bedelini davalıdan talep edebileceği , davacı tarafça davalıya uyuşmazlığa konu bedelin iadesine yönelik düzenlenen ihtarnamenin tebliğ mazbatasının dosyada yer almadığı görülmekle işlemiş faiz yönünden ise talebin reddine dair karar verilmesi gerektiği gözetilerek hüküm tesisi yoluna gidilmelidir HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.İş bu nedenle; davacı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun ise kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2021 tarihli 2021/232 E. 2021/906 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;2-Davanın KISMEN KABULÜNE,Davalının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı takip dosyasında anapara yönünden yaptığı itirazın iptali ile takibin 9.817,60 USD üzerinden 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına,Hüküm altına alınan 9.817,60 USD'nin dava tarihindeki (10/03/2021) Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden (9.817,60 x 9,0613 TL) 88.960,21 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 17.792,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Fazlaya dair istemin REDDİNE3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Kabul edilen 9.817,60-USD nin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre karşılığı olan 88.960,21-TL üzerinden alınması gereken 6.076,87 TL ilam harcından peşin alınan 1.084,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.991,97 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,b-Davacı tarafından yapılan 67,80 TL (başvurma ve vekalet harcı) ve 81,90-TL posta ile tebligat masrafı olmak üzere toplam 149,70-TL yargılama giderinin, kabul-red oranına göre 148,75 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,ç-Davacı taraf dava ve duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d- Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/2 maddesi ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru uyarınca hesaplanan 766,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,4-İstinaf İncelemesi Yönünden;a-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından istinaf eden davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,c-Davacı tarafça sarf edilen 221,40 TL istinaf harcı, 81,10 TL posta davetiye gideri olmak üzere toplam 302,50 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilemesine,ç-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,d-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. fıkrası ve 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/10/2025