11. Hukuk Dairesi 2024/2410 E. , 2025/773 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/108 Esas, 2024/301 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/625 E., 2020/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne k…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2410 E. , 2025/773 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/108 Esas, 2024/301 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/625 E., 2020/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 2014/96605 tescil numaralı markası veesas unsurlu 11 adet marka tescili bulunduğunu, markaların 03, 05, 29, 30, 32 ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu, 2016 07139 numaralı ve Vitamin İçeren Takviye Edici Gıda" endüstriyel tasarımın da müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilinin bu marka ve endüstriyel tasarım ile uzun yıllardır hem üretim, hem de pazarlama faaliyetini sürdürmekte olduğunu, davalı şirketin 2017/18420 tescil numaralı markası ile 2017 yılı başlarında müvekkiline ait gerek markaya, gerekse endüstriyel tasarıma açıkça tecavüz teşkil eden ürünlerinin müvekkili ile aynı sektörde satış ve pazarlamasını yapmaya başladığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün tespitine ve menine, davalının markasının hükümsüzlüğüne, davalının cirosu üzerinden tespit edilecek şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın markasına yönelik bir tecavüzünün bulunmadığını, markaların benzerlik göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 2017/18420 başvuru nolu markasının davacıya ait markası ile işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzer olmadığı, tarafların markalarının hitap ettiği ortalama tüketiciler tarafından markalar arasında doğrudan veya dolaylı bir karıştırılma ihtimali bulunmadığı, marka hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davalının ürün ambalajlarında kullandığı etiket tasarımı ile davacının tescilli etiket tasarımı karşılaştırıldığında tüketiciler tarafından algılanan ana ögeler (dış kontür, arka fon rengi, logo ve içerik bölüm başlıkları ile bu ögelerin kullanım biçimleri ve konumları) açısından benzerlik gösterdikleri, etiket üzerindeki farklılıkların küçük ayrıntılar olduğu, tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, bu nedenle davalının etiket kullanımının davacının tescilli tasarımından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 150/1 hükmü uyarınca zararının giderilmesini talep edebileceği, davacının maddi tazminat talebini anılan Kanunun 151/2-b hükmünde belirlenen şekilde davalının elde ettiği gelire göre hesaplanmasını istediği, alınan bilirkişi raporu ile tecavüzün söz konusu olduğu dönemde davalının tecavüz teşkil eden etiket tasarımıyla sattığı ürünlerden 11.914,74 TL gelir elde ettiğinin tespit edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının, davacının endüstriyel tasarım haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının endüstriyel tasarım haklarına tecavüz teşkil eden ürün etiketlerini kullanmaktan men edilmesine, 11.914,74 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının markasının hükümsüzlüğü talebi ile davacının markasına davalı tarafça tecavüz edildiğinin tespiti ve önlenmesi taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıya ait tescilli marka ve endüstriyel tasarıma davalı tarafça tecavüz edildiği iddiasıyla açılan tecavüzün tespiti ve men'i, maddi tazminat ile davalıya ait 2017/18420 başvuru numaralı markasının davacıya ait markası ile benzer olduğu iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.02.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.