7. Hukuk Dairesi 2013/3033 E. , 2013/13163 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Davalılar : 1-Belga Sağlık Ve Zirai Ürünleri San. ve Tic.Ltd.Şti.vekili Av.... Soysevener 2-...Medikal Çevre Sağlığı ve Sağlık Hiz. Tan. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.vekili Av.... 3-... İhbar Olunan : ...Belediyesi Başkanlığı vekili Av.... Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve... Şirketi vekili tarafından istenilmekle
**7. Hukuk Dairesi 2013/3033 E. , 2013/13163 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davalılar : 1-Belga Sağlık Ve Zirai Ürünleri San. ve Tic.Ltd.Şti.vekili Av.... Soysevener 2-...Medikal Çevre Sağlığı ve Sağlık Hiz. Tan. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.vekili Av.... 3-... İhbar Olunan : ...Belediyesi Başkanlığı vekili Av.... Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve... Şirketi vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...’nın sebepleri bildirilmiş olmayan bozma isteğinin reddine, 2-Davalı... Şirketi temyizi yönünden; Davacı , belediyenin ilaçlama işçisi olarak alt işverenlerde çalıştığını ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı ...Şirketi, davacı ile aralarında belirli süreli sözleşmeler imzalanmış olması nedeniyle sorumluluklarının olmadığını, davalı ..., ihale makamı olduğunu belirterek tüm sorumluluğunun taşeronlarda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6'ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Yasanın 120'nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İşyeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi, işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir Devirden sonra işyerindeki ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da göz önünde tutulmalıdır. İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Somut olayda mahkemece davacının belediyede ve alt işverenlerinde 07.01.2005-28.01.2008 tarihleri arasında toplam 2 yıl 6 ay 17 gün çalıştığı, davalılar arasında işyeri devri ve geçerli bir alt işverenlik ilişkisinin de olduğu kabul edilerek davalıların işçilik alacaklarından müşterek- müteselsil sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Davacı davalı... Şirketinde 05.03.2007-04.04.2007 ve...-...Adi Ortaklığı işyerinde 16.05.2007-13.08.2007, ...Şirketinde 17.08.2007-15.12.2007 tarihleri arasında çalışmıştır. Davacının söz konusu şirketlerde işe başlamadan önce 31.12.2006 tarihine kadar Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığında çalışmasını sürdürmüştür. Davacının Belediye’den ayrılıp davalı... şirketinde işe başlama tarihi arasında 2 ay 5 gün süre boşluk bulunmaktadır. Davacı ... işyeri çalışanı ... de söz konusu dönemde yaklaşık 3 ay süre ile çalışmaya ara verdiklerini belirtmiştir. Bu nedenle bu tarihten sonra davacı ile diğer davalı şirketler arasında yeni bir iş ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekecektir. Kararı temyiz eden davalı ... Şirketinin, davacının 7.1.2005-4.3.2007 tarihleri arasındaki dönemde tahakkuk eden alacaklarından devralan işveren olarak sorumlu tutulmuş olması doğru olmamıştır. Ayrıca davacının çalışma süresi boyunca en son işvereninin İbrahim Kaan Temizlik şirketi olduğu da hizmet döküm cetveli ile sabittir. Bu nedenle öncelikli olarak davalı... Şirketinin 09.03.2007-04.04.2007 ve 16.05.2007-13.08.2007 tarihlere arası çalışmadan sorumlu tutulması , ayrıca davacı 17.08.2007 -15.12.2007 tarihleri arasında da ...Medikal Şirketinde çalışması gözüktüğünden söz konusu dönem için de belediyenin hizmet alım sözleşmesi getirtilerek davalı şirketin bu dönem içinde davalı ...Şirketi ile ortak ihale alıp almadığı tespit edilip sorumluluğunun olup olmadığı araştırılıp çıkacak sonuca davalı... Şirketinin sorumlu olduğu alacak miktarını belirleyip karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı... Şirketine iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı Belediyeye yükletilmesine, 11.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.