7. Hukuk Dairesi 2011/877 E. , 2011/7308 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 188 ada 10 parsel sayılı 7272,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanı…
**7. Hukuk Dairesi 2011/877 E. , 2011/7308 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 188 ada 10 parsel sayılı 7272,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 188 ada 10 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 27/07/2010 tarihli ek rapor ekindeki haritada (A) harfi ile gösterilen 3000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına, (B) harfi ile gösterilen 4272,24 m2'lik taşınmaz bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgiler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada davacı taraf 11.09.2007 tarihli satış senedine dayanmıştır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.Üç yerel bilirkişi ve davacı tanıkları taşınmaz başında dinlenerek iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ne var ki, dosya içeriğine göre yerel bilirkişi beyanları ve tanık sözleri soyut nitelikte, gerekçesiz, olaylara dayanmayan sözlerden ibarettir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve davacı tarafın dayandığı 11.09.2007 tarihli senet tanıkları hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, satış senedi sınırları birer birer okunmak suretiyle yerine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, davacıya satılıp satılmadığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri taşınmaz başında usulün 259. maddesi hükmüne uygun biçimde ayrı ayrı dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 73,90 TL harcın istek halinde hükmü temyiz eden davalıya iadesine, 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.