İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ... davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;; taraflar arasında 17/03/2009 tarihinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından davalıya 29/08/2011 tarihli, 121.592,1…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1030 KARAR NO : 2025/1380 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2021 NUMARASI : 2018/1176 Esas - 2021/638 Karar DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ... davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;; taraflar arasında 17/03/2009 tarihinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından davalıya 29/08/2011 tarihli, 121.592,14-TL bedelli fatura kesildiğini, davalının bu faturayı ödemediğini, bunun üzerine fatura alacağının tahsili için İstanbul 36. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile takibe itirazın 109.383,80-TL yönünden iptaline, davalının %20'nin altında olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflara arasındaki dava konusu sözleşmeye göre müvekkilinin bir sene içerisinde davalıya davacıya toplam 1.100.000,00-TL ödemesi gerektiğini, bayilik sözleşmesinin asıl tarihinin 17/03/2008 olduğunu, davacının belirttiği 17/03/2009 tarihinin daha sonra davacı tarafından elle yazıldığını, davacının özel evrakta değişiklik yaptığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 3 yıl 6 ay sürdüğünü, sözleşme fesih tarihinin 30/09/2011 olduğunu, aynı tarihte davacının ödemekten kaçındığı alacakları için İstanbul 7. İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyasından takip başlattıklarını, bu tarih itibariyle taraflar arasındaki hukuki ve fiili ilişkilerin sona erdiğini, davacının kusurlu duruma düşerek maddi zarar verdiğini ve davaya konu icra dosyasında borçlu olmadıklarını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Bu kapsamda, İstinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda alınan kök rapor , yapılan inceleme ve ilk dönem için ciro taahhüdünün üstünde ciro yapılmış olmasına rağmen olumlu farkın da yapılan hesaplamaya dahil edilme hatası dışında denetime elverişli bulunmuş olup, kök rapor ise; her üç aylık dönem için ayrı ayrı hesaplama tablosunun yapıldığı ve gerçekleşmeyen ciro hedefi bakımından toplam tutar hesabının mahkememizce kalem kalem yeniden hesaplanması suretiyle aynı sonucun bulunduğu bu hali ile kök rapordaki hatanın düzeltilmiş olduğu gözetilerek denetime elverişli bulunmuştur. Ek raporun sonuç kısmında her ne kadar 121.592,14 TL olarak davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın toplam olması gereken bedel olan 57.791,59 TL 'den fazla olarak düzenlenen tutar olan 63.,800,55 TL üzerinden yeniden hesaplama yapılmış ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi kararına binaen dayanak icra takip dosyasında kapsak hesabına göre işbu dosya davacısı tarafından davalıya ödenen 12.208,34 TL (kapak hesabı 21.848,18 TL) 'nin tenzilinin gerektiği kanaatine mahkemenin varması halinde sonuç tutar belirlenmiş ise de; raporun sonuç kısmında 63.800,55 TL bedelin yazım hatası olduğu nitekim raporun 3. Sayfasında tek tek tablo halinde ciro fark bedellerinin ve bu bedeller üzerinden %15 kesinti miktarı ve toplam düzenlenmesi gerekli olan fatura miktarının tespitinin yapıldığı, mahkememizce hesap teyitinde de aynı tutarın bulunduğu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davalı olan işbu dosya davacısı tarafından söz konusu dosyada hüküm altına alınan borcun davacı tarafından kapatıldığı dolayısı ile işbu dosyada sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca gerçekleşmeyen ciro taahhüdü sebebiyle davalının ödemekle yükümlü olduğu tespit edilen 57.791,59 TL bedelden söz konusu bedelin tenzilinin söz konusu olamayacağı anlaşılmakla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10. Maddesine göre gerçekleşmeyen toplam ciro taahhüt miktarı olan 326.506,11 TL'nin %15 üzerinden hesaplanan toplam 48.975,92 TL + %18 KDV tutarı olan 8.815,67 TL olmak üzere toplam = 57.791,59 TL miktar bakımından davacı tarafın alacaklı olduğu ve bu miktar yönünden alacağın likit olduğu gözetilerek davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne ve bu miktarın %20'si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ... davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.12.2016 tarihli kararı ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin 109.383,80.TL üzerinden devamına karar verildiğini, bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi'nin 15.11.2018 tarihli kararı ile kaldırıldığını, davalının sözleşmenin 10.maddesi gereğince ciro hedefini yerine getirip getirmediği, getirmemişse sözleşme hükmüne göre 3'er aylık dönemler halinde hesaplama yapılması yönünden rapor alınmasına karar verildiğini, ancak ilk alınan 27.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda istinaf mahkemesinin kaldırma kararına uygun inceleme yapılmadığını, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında bu karara ilk derece mahkemesi tarafından uyularak bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, taraflar arasındaki sözleşme süresini 17.03.2009- 30.09.2011 olarakbelirleyen kesinleşmiş mahkeme kararı olmasına rağmen sözleşmenin başlangıç tarihinin bilirkişilerce ilk fatura tarihi olarak belirlendiğini, rapora bu yönleri ile itiraz edildiğini, ilk derece mahkemesince itirazların giderilmesi için ek rapor alınmasına karar verildiğini, ancak ek raporun yargılamada itibar edilemeyecek derecede özensiz hazırlandığını, alacak miktarının yanlış olarak 51.592,21.TL. olarak belirlendiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki ciro taahhüdünün sadece ilk 1 yıl için geçerli olduğu yolundaki tespitin BAM 16.Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararına aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın 109.383,80. TL üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulmuş olan deliller içerisinde yer alan bayilik sözleşmesinin asıl tarihinin 2009 değil de 2008 olduğu yargılamanın başından sonuna kadar ve ayrıca halen de taraflarınca iddia edildiğini, bu hususun ortaya çıkması için de uygulanacak en mantıklı çözümün, tarafların 2008 yılı ticari defterlerinin incelenmesi ve yine tarafların aynı yıl içerisinde meydana gelmiş hesap hareketlerinin incelenmesi olduğunu, bu hususun defalarca dile getirilmiş olmasına rağmen, bilirkişi raporunda yer almamış olmasının dahi yargılamayı yapan bidayet mahkemesinin adalet ve hakkaniyetten uzak bir karar vermiş olduğunun ve yeniden inceleme yapma gerekliliğinin en sarih göstergesi olduğunu, bu hususta inceleme yapılması durumunda, bu iddiaların yerinde olduğunun ortaya çıkacağını, icra takibinden haricen haberdar olan borçlu ... Gıda Pazarlama İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin, takibin açılış tarihi olan 30.06.2011 tarihten sonra, yani 29.08.2011 tarihinde davalıya 2009 tarihinden itibaren kendilerinin yıllık ciro hedeflerini tutturamamış olmalarını gerekçe göstererek, kötü niyetli bir şekilde 121.592,14-TL’lik fatura düzenlediğini ve Bu düzmece faturanın davalı tarafından hiçbir zaman kabul edilmediğini, ayrıca ticari defterlerine de işlenmediğini, Bu hususun bilirkişi raporununda belirtildiği gibi sübut bulduğunu, davacı ...’nın bu faturayı düzenlemesindeki amacın, manipülasyon yaratmak suretiyle davalıyı kendilerine borçlu hale getirmek ve ortaya çıkmış olan borçlarından kurtulmak olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasındaki mevcut bayilik sözleşmesinin başlangıç tarihinin 17.03.2008 olmasına rağmen bilirkişi heyeti tarafından sözleşme başlangıç tarihinin 17.03.2009 olarak kabul edildiğini ve ek raporun hatalı bir şekilde tanzim edildiğini,. bu hususun bilirkişi raporları ile sabit olmasına rağmen, göz ardı edilerek karar verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğini, davacı tarafın ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığını, işbu ticari defterlerlerin delil sıfatına haiz olmadığını, dolayısıyla, davacının delil olma özelliği olmayan ticari defterlerine göre eksik ve hatalı olarak tanzim edilen ek raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava; taraflar arasında düzenlenen 17/03/2009 tarihli sözleşmenin 10. Maddesi gereğince, ilk yıl için 1.100.000,00TL ciro hedefini tutturamadığından bahisle 29/08/2011 tarihli, hizmet bedeli açıklamalı faturaya konu alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul 36. İcra dairesinin ... E sayılı dosyası ile 121,592,14 TL asıl alacak 2.248,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 123.840,76 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 29/08/2011 tarihli 121.592,11 TL fatura gösterildiği, takip talebine fatura suretinin eklendiği, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve 109.383,80 TL üzerinden eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 2014/1214 E. 2016/687 K. sayılı kararın davalı vekilinin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/1266 Esas, 2018/2459 Karar sayılı ilamı ile ; Davalı vekili tarafından, sözleşmenin 17/03/2008 tarihli olduğu, tarihin sonradan değiştirildiği, sözleşmenin 10. Maddesinde ilk yıl için ciro koşulu konulduğu, sonraki yıllar için ciro koşulunun bulunmadığı iddia edilmişse de, davalı vekili tarafından, davacısı olduğu İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/334 esas sayılı dosyasında ibraz edilen dava dilekçesinde, sözleşme tarihinin 17/03/2009 tarihli olarak yazıldığı, davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi ekinde, delil olarak sunduğu sözleşme tarihinin de 17/03/2009 tarihli olduğu görülmüştür.Taraflar arasındaki 17/03/2009 tarihli sözleşmenin, 10. Maddesinde ".... Gıda ilk bir yıl için ...'a yıllık ciro hedefi olarak taahhüt ettiği meblağ toplam 1.100.000,00 TL'dir. Ciro hedefi aylık 100.000,00TL'ya denk gelecek şekilde üçer aylık dönemlerde belirlenmiştir. Bu ciro hedefini yerine getirmek ... Gıda'nın yükümlülüğündedir...Her üç aylık dönem sonunda değerlendirme yapılarak o döneme ilişkin olarak taahhüt edilen 300.000,00TL'lık ciro hedefinin gerçekleşmemesi durumunda, o üç aylık dönem için eksik kalan cironun %15'i ... Gıda'ya hizmet faturası olarak fatura edilecektir.3'er aylık her dönem için o dönem hedefinden düşülerek değerlendirilecektir.Sene sonunda yapılacak genel değerlendirmede yıllık olarak taahhüt edilen 1.100.000TL ciro hedefi gerçekleştiği taktirde ... Gıda'nın önceki dönemlerde gerçekleşmeyen ciro hedefi için yapmış olduğu ödemeleri ... Gıda, ... Gıda'ya ödemeyi taahhüt eder.İlk üç ay için 200.000TL ciro hedef alınacaktır" hükmü kabul edilmekle, davacı ... davalı tarafın ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenerek , davalı tarafın ciro hedefini gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespiti gerektiği, ciro hedefini gerçekleştirmediğinin tespiti halinde ise sözleşme hükmüne göre üçer aylık dönemler için öngörülen ciro hedeflerinden eksik kalan miktarın %15'inin hesaplanması gerektiği , İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/334 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise bu hususta bir inceleme yapılmadığı, davalı şirketin takibe konu faturayı kayıtlarına işlemediğinin tespit edildiği gözönüne alınarak, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek , davalının sözleşmenin 10. Maddesi gereğince ciro hedefini yerine getirip getirmediği, getirmemişse sözleşme hükmüne göre hesaplama yapılması yönünden rapor alındıktan sonra karar verilmesi" gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Eldeki davanın davalısı ... Gıda tarafından davacı ... Ltd.şti hakkında İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.05.2014 tarih ve 2012/334 Esas ve 2014/149 Karar sayılı dosyası ile çeşitli tarihlerdeki fatura bakiye alacağı istemiyle 26.644,33 TL talepli alacak davası açılmış yapılan yargılama sonucu ... Gıda Ltd Şti.nin 12.208,34 TL alacağı bulunduğuna hükmedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Karar İstanbul 6. İcra müdürlüğünün 2014/19519 E. dosyası ile takibe konu edilmiş ve talep edilen cari hesap bakiyesi 12.208,34 TL ana para alacağını 21.848,18 TL kapak hesabı ile 23.07.2014 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır. (Emsal: Yargıtay 19. HD'nin 2014/18568 Esas 2015/7462 karar)İlk derece mahkemesince kaldırma kararına uygun olarak inceleme yapılmış tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılarak yargılama tamamlanmıştır. Davaya konu edilen faturanın davacı ... tarafından davalı ... Şirketine düzenlenen 29.08.2011 tarih ve D-012931 seri/sıra no.lu 103.044 19, TL ve 18.547,95 TL kdv ile toplam 121.592,14 TL tutarlı fatura olduğu, fatura düzenleme gerekçesinin 17.03.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin 10. Maddesine dayandırıldığı, işbu faturanın tebliğ şerhinin bulunmadığı, davacı şirketin kayıtlarında olduğu, davalı şirketin kayıtlarında bulunmadığı, bu fatura hariç tutulduğunda tarafların cari kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, dava konusu fatura hariç en son işlem yapılan 25.07.2011 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirkete 12.208,34 TL borçlu olduğu, aynı tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirketten 12.208,34 TL alacaklı olduğu, bu alacağın İstanbul 6. İcra müdürlüğü dosyası ile takibe konulup tahsil edildiği, bilirkişi raporu ile sözleşmenin 10.maddesi gereği davacının davalıya düzenlemesi gereken fatura tutarının 48.975,92 TI. * 8.815,67 TLkdv = 57.791,59 TL olduğu belirlenmiş olup bu miktar üzerinden davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ... davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 986,97 TL harcın, alınması gerekli olan 3.947,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.960,78 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı ... davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/10/2025