7. Hukuk Dairesi 2022/3979 E. , 2023/6207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1303 E., 2022/799 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/373 E., 2019/432 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esas
**7. Hukuk Dairesi 2022/3979 E. , 2023/6207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1303 E., 2022/799 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/373 E., 2019/432 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1. Müvekkillerinin İzmir ili, ... ilçesi, 25020 ada 3 parselde bulunan ... sitesindeki 5 bloktan biri olan (E) Blok malikleri olduklarını, bu bloğun yapı kullanım iznine sahip olduğunu, 2. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin 23.05.1988 tarihinde aldığı karar ile kuzeyden güneye 350 metre uzunluğundaki imar adasının doğu ve batı taraflarına 20 metrelik bir yolla birbirine bağladığı ancak bu yol yerinin bedelsiz olarak alınamayacağı dikkate alarak, maliklerden gerekli terkleri yapmalarını istediklerini, bu önerinin maliklerce kabul edildiğini, 3. Müvekkillerinin "kullanımında kamuya herhangi bir kısıtlama getirelemez" plan notu bağlamında bu yol üzerinde girişi bulunan (E) bloğun tümüyle malikleri olan bahse konu işyerini inşa ettirdiklerini, 4. İşyerinin oturma ve kullanım ruhsatlarını aldıklarını, 5. Ancak sitedeki bir kısım yöneticilerin "bu yol özel mülkiyettir, biz böyle bir plan notuna uymayız, burada geçişe izin vermiyoruz" yasaklamasıyla karşılaştıklarını, 6. Bunun üzerine davalı ...'na müracaat ederek yolun kamuya açılmasını istediklerini ancak başvurularından bir sonuç alamadıklarını, 7. Davalı belediyenin, İzmir Büyükşehir Belediyesinin 23.05.1988 günlü bağlam ve kararını yerine getirmemesi nedeniyle bu işyerini müvekkillerinin kullanamadığını ileri sürerek, 25.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yolun teknik olarak imar yolu niteliği taşımadığı, imar durumuna aykırı fiili bir durumun oluşmadığı bu durumda davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, 1. Mahkemece davanın yeterince anlaşılamadığını, 2. Eksik inceleme ile karar verildiğini, 3. Davanın imar planına konulan plan notunun yasal mevzuata uygun olup olmadığı değil, plan notunun gereğinin yetkili merci tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle doğan zararın tazmini isteğine ilişkin olduğunu, 4) İzmir Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile konulan plan notuna uygun olarak yapılan yolun, davalı ... tarafından tapu kaydına tescil ettirilmemesi, şerhinin sağlanmaması ve devamında yolun kamunun kullanımına açılmaması nedeniyle müvekkillerinin ruhsatlı olan iş yerlerini kiraya veremediklerini, amacına uygun olarak kullanamadıklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, 1. Plan notunun idarece uygulanmamasından kaynaklanan zararın tazmininin istenildiğini, 2. Plan notunun halen geçerliliğini koruduğunu, ait olduğu imar planı gibi uygulanması zorunlu hüküm niteliğinde bulunduğunu, plan notu veya plan notlarının imar planı gibi kesin ve yürütülmesi zorunlu düzenleyici işlemler olduğunu, 5. İmar planı ve plan notlarının planlama tekniklerine, şehircilik esaslarına, kamu yararına ve 3194 sayılı İmar Yasası ile ilgili Yönetmeliklerine aykırı olmasının mümkün olmadığını, tüm bunların yanı sıra plan notlarının planlama esasları, şehircilik ilkeleri, kamu yararı ve ilgili mevzuata uygun olmak durumunda olduklarını, 6. Yürürlükteki imar planlarına uyulmasının esas olmasının ve bu duruma aykırı gelişmelerin ilgili idareler tarafından denetlenerek yaptırımlar uygulanmasının idarenin yetki sorumlulukları arasında bulunduğunu, aykırılıkların ise yargı denetimi ile sağlanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, idarenin eylemsizliğinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 22.11.2001 tarihli 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.” 2. 12.1.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2 nci maddesinin “Asliye hukuk mahkemelerinin görevi” kenar başlıklı (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: “ (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.” 3. 06.01.1982 tarihli 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırları" başlıklı 2 nci maddesinin (a) ve (b) bentleri şöyledir: “(a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, (b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” 3. Değerlendirme 1. Uygulamada ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olarak tanımlanmakta; bu tanıma göre; idarelerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Yasanın 13'üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemlerin, "idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizliklerinin de, idari eylem niteliği taşıdığı kabul edilmektedir. ( Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2013/417 Esas, 540 Karar sayılı ilamı) 2. Davacılar maliki, dava konusu 25020 ada 3 parsel sayılı, üzerinde Özgül ... Sitesi bulunan taşınmazın kuzeyinde imar planında yer alan 20 metrelik yolun kullanıma açılmamasından kaynaklanan tazminat isteminde bulunmuştur. 3. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı Belediyenin hareketsiz kalması diğer bir ifade ile eylemsizliğinden doğmuş olduğundan çözüm yeri idari yargıdır. Bu nedenle eldeki davanın çözümünde idari yargı görevlidir. Bu husus göz ardı edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.