Hukuk Genel Kurulu 2013/2040 E. , 2014/417 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 11. İş Mahkemesi TARİHİ : 28/05/2013 NUMARASI : 2013/281-2013/611 Taraflar arasındaki “ maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.06.2012 gün ve 2009/477 E., 2012/516 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 15.01.2013 gün ve 2012/20686 E., 2013/2…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/2040 E. , 2014/417 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 11. İş Mahkemesi TARİHİ : 28/05/2013 NUMARASI : 2013/281-2013/611 Taraflar arasındaki “ maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.06.2012 gün ve 2009/477 E., 2012/516 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 15.01.2013 gün ve 2012/20686 E., 2013/262 K. sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davacının maddi tazminat istemlerinin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 15.000,00 TL tazminatın 15.09.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar vermiştir. Davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğramadığı olayda, davalı işverenin %85, ekip başı olarak görevli F.. S..'in %10, davacı işcinin ise %5 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 ) Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminat çok fazladır.