T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2289 - 2025/2486 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2289 KARAR NO : 2025/2486 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2023/33 E. - 2023/376 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2289 - 2025/2486 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2289 KARAR NO : 2025/2486 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2023/33 E. - 2023/376 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/10/2023 tarih ve 2023/33 E. - 2023/376 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ve türevi markaları üzerinde uzun yıllardır tescilli hak sahibi olduğunu, gerek ülkemizde gerekse de yurt dışında tescillerinin olduğunu, “...” markasının tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, davalı yanın 2021/127077 sayılı marka başvurusuna yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddedildiğini, oysa verilen kararın hatalı olduğunu, “...” şeklindeki davalı markasının müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, dava konusu markanın okunuşunun doğrudan müvekkili markaları gibi olacağını, “y” ve “i” harflerinin yabancı sözcüklerce aynı şekilde telaffuzlara konu olduğunu, müvekkilinin daha önce de “...” markaları ile benzeşen markalara yönelik itirazlarda bulunduğunu, bu itirazlarının Kurum tarafından kabul edildiğini, müvekkili markasının T/00114 sayısı ile de tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, dava konusu marka sahibinin müvekkili markalarından haberdar olmadığının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek YİDK’nın 2022/M-15696 sayılı kararının iptaline, 2021/127077 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şahıs vekili, davacı yan taleplerinin davacı şirkete ait marka ile müvekkilinin markasının benzer olmadığını, İngilizce bilmeyen ortalama bir tüketicinin müvekkiline ait ... markasını ya "..." olarak harf harf okumaya çalışacağını ya da "..." gibi bir ifade ile telaffuz edeceğini, müvekkili markasının aslen 36. Sınıfta tescil edildiğini, bu sınıfın davacı markaları ile hiçbir benzerliğinin olmadığını, bu hizmet sınıfı ile davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı kişiler tarafından aynı ortamda talep edilme veya sorulma ihtimali dahi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 2021/127077 sayılı davalı şahıs markası ile davaya mesnet olan davacı yanın işlem ve dava dosyasına dayanak yaptığı markalar kapsamında yer alan emtia arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde dahi bir ilişkinin mevcut olmadığı, bu nedenle iltibas ihtimaline yönelik ilk şartın meydana gelmediği, davacı tarafa ait “...” markalarının “temizlik – hijyen” sektöründe belli bir bilinirliğe sahip olduğunun kabulü halinde dahi bu bilinirliğe bağlı tanınmışlığın, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlere sirayet edebilecek düzeyde olmadığı gibi taraf markaların tamamen farklı nitelikte ve farklı ihtiyaçlara yönelik mal ve hizmetleri kapsadıkları, dava konusu markanın davacı markalarının kurumsal imajını ihlal eden hiçbir ek unsur ihtiva etmediği, bu anlamda somut olayda SMK m. 6/5 koşullarının, dava konusu başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlere sirayet edecek şekilde davacı lehine oluşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ... markasının, müvekkili tarafından yoğun bir emek ve mesai ile yapılan reklam ve tanıtım kampanyaları neticesinde toplum nezdinde tanınmış bir marka haline geldiğini, 2021/127077 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1. maddesi uyarınca müvekkiline ait bulunan ... ibareli markaları ile ortalama tüketicide bıraktığı genel intiba, görünüm olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalar birbirleriyle aynı şekilde seslendirileceğini, hiçbir yaratıcılık içermeyen ... başvurusunun tescil edilmek istenmesinin, müvekkilinin markasının tanınmışlığından faydalanmak amacına hizmet edeceğini, müvekkilinin ... markasının tanınmış marka olması ardından ... markası ile benzerliği ve haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi ihtimalleri göz önüne alınıp değerlendirildiğinde başvuru markasının tümüyle reddinin gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu 2021/127077 sayılı "..." ibareli marka ile davaya mesnet olan davacı yanın işlem ve dava dosyasına dayanak yaptığı "..." esas unsurlu markaların kapsamında yer alan emtia arasında benzerlik bulunmadığı, bu nedenle somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanma yerinin olmadığı, diğer taraftan davacı tarafa ait “...” markalarının “temizlik – hijyen” sektöründe belli bir bilinirliğe sahip olduğunun kabulü halinde dahi, bu bilinirliğe bağlı tanınmışlığın, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlere sirayet edebilecek düzeyde olmadığı, SMK'nın 6/5. maddesinin koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.