7. Hukuk Dairesi 2009/403 E. , 2010/827 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Davacı ..., ... Köyü hudutlarında 16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların babasından kaldığını öne sürerek davalı ... hakkında dava açmıştır. Kadastro Müdürlüğü tarafından
**7. Hukuk Dairesi 2009/403 E. , 2010/827 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Davacı ..., ... Köyü hudutlarında 16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların babasından kaldığını öne sürerek davalı ... hakkında dava açmıştır. Kadastro Müdürlüğü tarafından 115 ada 18 ve 140 ada 19 nolu parsellerin ... ve ... adına tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkemece davacıya ada ve parsel numarasını bildirmek üzere kesin mehil verilmiş, mehile uyulmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına, 115 ada 18 ve 140 ada 19 nolu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece Kadastro Müdürlüğü yazısı doğrultusunda ve kesin mehile uyulmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun gerçek amacı ve hükümleri özü ve sözü dikkate alındığında bir taşınmazın pafta, ada ve parsel sayısı bazında olağan yönteme göre kadastro tutanağının düzenlendiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesi içeriğinde davaya konu yapılan taşınmazların ada numarası açıklanmamıştır. Mahkemece bu olgu gözardı edilmiştir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davaya konu yapıldığı öne sürülen taşınmazlar başında keşif yapılmalı, davacı tarafa dava konusu taşınmazlar zeminde kendisine ayrı, ayrı göstertilmeli, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerel bilirkişi aracılığı ile kadastro paftası arza ablike edilmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların ada, pafta ve parsel sayıları belirlenmeli, daha sonra tutanağın düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise tespit maliki yada maliklerinin kim yada kimler olduğu saptanmalı, dava dilekçesi eşliğinde davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunup bulunmadığı, duraksamasız belirlenmeli, gerçekten davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir davanın bulunduğu saptandığı takdirde iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yasal sonuç doğurmayan muhtıraya dayanarak ve bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 22.02.12010 gününde oybirliği ile karar verildi.