11. Hukuk Dairesi 2009/3901 E. , 2010/9985 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2008/47-2008/515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2009/3901 E. , 2010/9985 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2008/47-2008/515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi bulunan dava dışı ... isimli kişinin noterde düzenlenen devir sözleşmesiyle davalı kooperatifteki ortaklık payını satarak müvekkiline devrettiğini, bu devrin kooperatife bildirilerek müvekkilinin ortaklığa kabulünün yapılmasının talep edildiğini, fakat yönetim kurulu başkanının mevzuata aykırı bir şekilde 2.000,00 TL bağış yapılması gerektiğinin söylenmesi üzerine noterden ihtar çekilerek ortaklık işlemlerini yapılmasının istendiğini, bunu üzerine bağış istemi 5.000,00 TL’ye çıkartılarak ortaklığa kabulden kaçınıldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere mahrum kalınan kazanç için 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zaman aşımı itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının kooperatif ortağı dava dışı Mümin Şaylan’dan 17/10/2001 tarihinde ortaklık hakkını devir aldığı ve 23/10/2001 tarihli ihtarnameyi göndererek kooperatife ortak olarak kabulünü talep ettiği, BK’nun 126/4 maddesi uyarınca kooperatif ile ortaklığı arasındaki uyuşmazlıkların bu maddede öngörülen 5 yıllık zaman aşımına tabii olduğu, dava tarihi itibariyle 5 yıllık zaman aşımının dolduğu gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının davalı motorlu taşıyıcılar kooperatifinin ortağı olduğunun tespiti ve ortaklık haklarının kullandırılmaması nedeniyle mahrum kalınan kazancın tazmini istemlerine ilişkindir. Kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklarda Borçlar Kanunu’nun 126/4 ncü maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi beş yıldır. Mahkemece bu yasa hükmü gerekçe gösterilerek dava zamanaşımı nedeniyle ret edilmiştir. Oysa bu yasal düzenleme kooperatif ile ortak arasındaki uyuşmazlıklar için geçerli olup, somut olayda davacı, 17.10.2001 tarihinde düzenlenen noter devir senedi ile kooperatif ortaklığını devir aldığını ileri sürmüş ve ortak olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu durumda davacının istemi mülkiyet hakkına dayalı olup, tespit talebi açısından zamanaşımı süresinin işletilmesi mümkün değildir. Zira, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 35 nci maddesine göre, devralan ortak, ortaklığı bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte devralmaktadır. Ortaklık ilişkisi devreden ortak açısından ne suretle geçerli ise aynı şekilde usule uygun olarak devralan ortak için de geçerli ve mevcuttur. Bu şekildeki ortaklığın mevcudiyetini ve bir nevi mülkiyet hakkının tespitine ilişkin talep için zamanaşımı süresinden bahsedilmesi mümkün değildir. Devir işleminin kooperatif tarafından benimsenmemiş olması da zamanaşımı süresinin başlatılması sonucunu doğurmayacağı gibi devir olgusunun kooperatife bildirilmesi için de BK 126/4 maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin işletilmesi doğru değildir. Ayrıca, davacının tazminat isteminin dava tarihinden geriye dönük olarak beş yıllık süre için zamanaşımına uğramayacağı da tabiidir. Bu nedenle davalının zamanaşımı def’i ret edilerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının tazminat istemine ve üyeliğin tespitine ilişkin delilleri toplanıp gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.