11. Hukuk Dairesi 2023/5019 E. , 2024/7242 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/867 Esas, 2023/761 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/225 E., 2020/236 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5019 E. , 2024/7242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/867 Esas, 2023/761 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/225 E., 2020/236 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016/59747, 2016/47715, 2016/47706, 2016/47698, 2016/44391, 2016/44377, 2016/44375 ve 2006/28522 sayılı "eti aşk tadında", "...", "...", "...", "eti çikolata çilek tadında aşk var", "eti çikolata muz tadında aşk var", "eti çikolata fındık tadında aşk var", "tadında" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ta!da! tam tadında" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT'e başvurduğunu, 2018/... kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkiline ait markalar ile dava konusu markanın hem ibareleri hem de emtialarının benzer olduğunu, markalar arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın başında bulunan "ta!da!" ibaresinin davalı şirket adına defalarca tescilli çatı marka statüsünde olan bir ibare olduğunu ve tek başına ve başka unsurlarla birlikte defalarca tescil edildiğini, işbu dava konusu markada hak sağlanmak istenen asıl unsurun “tadında” ibaresi olduğunu, "ta!da!" ibaresinin iltibas incelemesinde değerlendirmeye katılmayacağı, markaların, aynı satış noktalarında, aynı raflarda yan yana ve aynı cinsteki mallar üzerinde kullanılması sebebiyle karışıklığa meydan vereceğini ileri sürerek, 2019-M-2792 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/28763 sayılı “ta!da! tam tadında” ibareli markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının "tadında" markaları ile müvekkili markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markalarının esas unsurunun "ta!da!" ibaresi olduğunu, bu ibareyle başlayan birçok markasının bulunduğunu, "ta!da!" ve "tadında" ibarelerinin tüketiciyi yanıltma ihtimali olmayan iki farklı ibare olduğunu, tüketici tarafından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, "tadında" ibaresinin gıda ürünlerini kapsayan 29, 30 ve 32. sınıfta yer alan ürünler bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli 29, 30, 32. sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, “ta!da!” ibaresi heyecanla beklenilen bir şeyi sunma nidası olarak tanımlanabilirken, "tadında" ibaresinin gıda maddelerini nitelemek amacıyla kullanıldığı, davaya konu markada genel imaj anlamında beyaz fon üzerine oldukça ön planda yerleştirilen “ta!da!” ibaresinin göz algısında çarpıcı olduğu ve ilk bakışta algıyı kendine topladığı, markada yer alan “tam tadında” unsurunun daha geri planda kaldığı, “ta!da!” ibaresini ikinci planda bırakacak önem ve özgünlükte olmadığı, davalı markasının esas unsurunu “ta!da!” olarak kabul etmenin mümkün olduğu, ayrıca, "tam tadında" ibaresinin emtiaya dair kalite mesajı verdiği, başvurunun itiraza mesnet markaların serisi olarak algılanmayacağı, markaların görsel olarak oldukça farklı oldukları, ilişkilendirilme ve karıştırılma olasılığının bulunmadığı, davacının markalarında yer alan başka kelime unsurları ve "ETİ" ibaresinin başvuruda yer almadığı, bu nedenle "tam tadında" ibaresinin karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, ayrıca bu ibarenin çelişmeli emtialarda ayırt ediciliğinin de düşük olduğu, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, kötüniyete ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında "tadında" ibaresinin ortak olarak yer aldığı, ancak bu ibare davacının itiraza mesnet markalarının esas unsuru iken dava konusu başvuruda tali unsur olarak kullanıldığı, başvurunun esas unsurunun ise "ta!da!" ibaresi olduğu, zira başvuru markasında algıyı bu ibarenin üzerinde topladığı, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derecede benzer olmadıkları, nitekim Dairemizin 12.04.2012 tarih ve 2012/3538 E., 2012/5927 K. sayılı kararında da "tadında" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, başvuru markasını gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayabilecekleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı tarafın marka tescil başvurusuna davacının itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ve davalının markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.