2. Ceza Dairesi 2021/20938 E. , 2024/13875 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/485 E., 2018/1693 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler kurulması TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1 ve 62.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanıkların istinaf …
**2. Ceza Dairesi 2021/20938 E. , 2024/13875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/485 E., 2018/1693 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler kurulması TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1 ve 62.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanıkların istinaf talebi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararının ilgili fıkralarının kaldırılarak sanıkların atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 168/1 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve hükümlerin temyizi kabil olduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın beraat etmesi ve hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine; sanık ...'nın temyiz isteminin, diğer sanık ...'ın suça konu motosikletin babasına ait olduğunu söylediğine, suç kastı bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararları kaldırılarak, sanıkların ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla mahkûmiyetlerine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafii ve sanık ...'nın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. ( Karşı oy) KARŞI OY Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.10.2018 tarih ve 2018/485 Esas 2018/1693 Karar sayılı ilâmı ile sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’e ait motosikleti geceleyin eklenti sayılan yerden çalmaları eylemiyle ilgili olarak TCK’nın 142/2-h, 143, 168/1, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca da onama talep edilen ilâmla ilgili olarak çoğunluk mahkeme ilâmının onanmasına karar vermiştir. Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf TCK’nın 168. maddesinin kısmi ödemeye katılmayan diğer sanığa sirayet ettirilerek uygulanmasına ilişkindir. Şöyle ki; Olayda çalınan motosikleti kolluk bularak mağdura hasarlı şekilde iade etmiştir. Mağdur tamirciye götürerek motosikletin hasarlarını gidermiştir. Sanıklardan ...’ın babası oluşan bu kısmi zararı karşılamıştır. İlk derece mahkemesi her iki sanık hakkında da TCK’nın 168. maddesini uygulamamıştır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açarak mağduru çağırmış, mağdurun kısmi ödemeye rızası bulunduğunu tespit ederek her iki sanık hakkında da TCK’nın 168. maddesini uygulayarak cezalarında indirim yapmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin kısmi ödemeye herhangi bir katkısı bulunmayan sözle ya da davranışla herhangi bir pişmanlık göstermeyen diğer sanık ... hakkında TCK’nın 168. maddesini uygulayarak indirim yapması hatalıdır. Ceza Genel Kurulu 09.02.2016 tarih 2013/15-735 Esas 2016/55 Karar no.lu ilâmında da belirttiği üzere birlikte suç işleyen sanıkların zararın tamamını gidermiş olmaları hâlinde mağdur istemese de TCK'nın 168. maddesi uygulanır. Ayrıca yine mağdur istemese de sanıklar zararın tamamını gidermek istedikleri takdirde mahkemece bir ödeme noktası belirlemek suretiyle sanıkları bu maddeden faydalandırır. Yine zararın üçüncü kişiler tarafından karşılanması halinde bir etkin pişmanlıktan söz edilemez denilmektedir. Olayımızda sanıkların zaten tüm zararı giderme olanakları yoktur zira çaldıkları motosikleti kolluk mağdura iade etmiştir. Ancak kısmi zararı birlikte gidererek etkin pişmanlıktan faydalanma olanakları vardır. Oysa olayımızda sanık ...’ın babası mağdurda oluşan kısmi zararı tek başına sanık olan oğlu için gidermiştir. Diğer sanık ...’ın bu kısmi zararın giderimine hiçbir katkısı yoktur. Kaldı ki pişmanlığını dile getiren bir sözü, suçu kabul eden bir ikrarı ve davranışı da yoktur. Yargıtayın mağdurda oluşan tüm zararın herhangi bir sanık tarafından ya da üçüncü kişiler tarafından giderilmesi hâlinde karşı duruşu olmayan tüm sanıklara TCK’nın 168. maddesindeki indirimin uygulanabileceğine ilişkin içtihatlarının olayımızda Bölge Adliye Mahkemesince hatalı şekilde yorumlanmıştır. Çalınan motosikletin kollukça teslim edilmesi nedeniyle tüm zararın artık sanıklarca giderilme ihtimali bulunmadığından ve sadece kısmi zararı giderme imkanı bulunduğundan, bunu da sadece sanık ...’ın tek başına gerçekleştirmiş olması nedeniyle belirlenen ilkenin dışına çıkılarak kollukça motosikletin mağdura teslim edilmiş olması ve kısmi zararın da bir sanık tarafından karşılanması dolayısıyla mağdurun tüm zararının sanıklarca karşılanmış gibi kabul edilerek sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hukuka uygun görülmemiştir. Sözlü ya da davranışsal olarak etkin pişmanlık müessesesine uygun hiçbir katkısı bulunmayan sanık hakkında 168. maddenin uygulanmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ilâmının onanması kararına bu nedenle iştirak edilmemiştir.