Hukuk Genel Kurulu 2017/2131 E. , 2019/1373 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki "borçlu olmadığının tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bakırköy 19. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.01.2016 tarihli ve 2015/221 E., 2016/24 K. sayılı karar davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarihli ve 2016/5547 E., 2016/6561 K. sayılı kararı ile; “...Dava, davacı aleyhine dava…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/2131 E. , 2019/1373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki "borçlu olmadığının tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bakırköy 19. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.01.2016 tarihli ve 2015/221 E., 2016/24 K. sayılı karar davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarihli ve 2016/5547 E., 2016/6561 K. sayılı kararı ile; “...Dava, davacı aleyhine dava dışı borçlu Üçer Metal Yedek Parçalar San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait 2002/8-2003/5 ve 2004/1-4 dönemlerine ait 2004/16463 takip sayılı icra dosyasından gönderilen prim borcundan dolayı davalı Kurumca çıkartılan ödeme emirlerinin zamanaşımı süresi dolduğundan iptali ile davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; davaya konu borcun davalı zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık, söz konusu aylara ait borçların 6183 sayılı Yasa'nın 102. maddesi gereğince zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkar olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir. Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir. Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp istenmesini, önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.