T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/627 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/270 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2019 ESAS-KARAR NO : 2014/730 E - 2019/1100 K DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/627 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/270 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2019 ESAS-KARAR NO : 2014/730 E - 2019/1100 K DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Taahhüt Ticaret A.Ş.'nin iki adet transmikseri müvekkiline satmayı kabul ettiğini, müvekkili şirketin 03/08/2009 keşide tarihli, 148.608,00 TL bedelli çeki verdiğini, transmikserlerin devrinin yapılması için davalı şirkete ihtar gönderildiğini, davalı şirketin 30/07/2009 tarihli yazısı ile, satış fiyatında anlaşılamamasını gerekçe göstererek çekin ciro edilmediği, çekin müvekkili şirkete iade edilmek üzere davalı ...'e çek iade protokolü ile teslim edildiği, çekin ...'den geri alınıp müvekkili şirkete iadesi için gayret gösterileceği yönünde bilgi verildiğini, davalı ...'ün müvekkili şirkette istihdam edilen bir kişi olmadığını, davalı şirketin işleminin hukuka uygun olmadığını, davalı şirketin çekin ödenmemesi yönünde bankaya yazılar yazdığını, çekin arkasında davalı şirket, davalı ... ve dava dışı ...'in cirolarının bulunduğunu, çeki elinde bulunduran ...'in çeke dayalı takip başlattığını, davalı şirketin çeki ilk olarak bankaya ibraz eden ... aleyhine menfi tespit davası açtığını, daha sonra çekte cirosu bulunan ... ve ... hakkında ayrıca menfi tespit davası açtığını, müvekkilinin de çekte cirosu bulunan davalı şirket, davalı ... ve dava dışı ... aleyhine menfi tespit davası açtığını, açılan işbu menfi tespit davalarının birleştirildiğini ve ilgili mahkemece davalı şirket tarafından açılan menfi tespit davalarının kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından açılan menfi tespit davasının ise davalı şirket ve davalı ... yönünden kabulüne, iyiniyetli yetkili hamil olduğu gerekçesiyle ... yönünden red edildiğini, müvekkilinin açtığı menfi tespit davasında dava dosyasına ihtiyati tedbir talebi için 23.606,38 TL teminat ile icra dosyasındaki borç için 175.883,00 TL yatırıldığını, menfi tespit davasında verilen karar gereğince bu miktarların yetkili hamil olan takip alacaklısı ...'e ödeneceğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 199.489,38 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki beyanlarını tekrarla icra dosyasına yatırılan 175.883,00 TL'nin takip alacaklısı olan ...'e ödendiğini, bakiye borç için hacze gelinmesi üzerine müvekkilinin 134.646,00 TL daha ödeme yapmak zorunda kaldığını, böylelikle icra dosyasına toplam 310.479,00 TL ödeme yapıldığını belirterek bakiye borç için ödenen 134.646,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında verilen kararın henüz kesinleşmediğini, bu nedenle davacının henüz ödediği para olmadığından dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete verdiği bir zararın bulunmadığını, müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında davacının basiretsiz davrandığını, müvekkilinin şikayeti üzerine açılan ceza dosyasında verilen kararda müvekkili şirketin bilgisi ve rızası olmaksızın çekin verildiği ve müvekkili şirketin satış kabulü olmadığı hususlarına yer verildiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taraflar arasında satışa ilişkin anlaşma bulunmadığını, müvekkilinin satıştan davacının ihtarı ile haberdar olduğunu, davacı şirketin ricası üzerine bankaya yazılar yazıldığını, davacı ile müvekkili şirket yetkilisi arasında satış yapıldığına ilişkin iddiada bulunulmadığını savunarak asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında müvekkili lehine verilen kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğini, müvekkilinin davacının iddia ettiği zararla hiçbir bağının bulunmadığını, taraflar arasında satışa ilişkin görüşme ve anlaşma gerçekleşmediğini, sözleşme ilişkisinin olmadığını, davacının dolandırıldığını, müvekkilinin suç duyurusu üzerine açılan ceza dosyasında ... ve ...'un dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, ...'un müvekkili şirketin satış elamanı olmadığını, kendisine böyle bir yetki verilmediğini, davacı şirket yetkilisinin anlaşmayı ... ile yaptığını beyan ettiğini, müvekkilinin satıştan davacı şirketin gönderdiği ihtar ile haberdar olduğunu, bankanın çeki ödememesi için talep ettikleri şekilde bankaya yazılar yazdığını, davacının çekin ödenmemesi için müvekkili şirketten istek doğrultusunda alınan yazıdan lehe sonuç çıkarmaya çalışmasının MK 3. maddesine aykırı olduğunu savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, çekin keşideci olan davacı şirketin rızası dışında elinden çıkarak kötü niyeti ispatlanamayan son yetkili hamil takip alacaklısı ...'in eline geçmesinde sahte ciro imzası atarak nitelikli dolandırıcılık eylemi nedeniyle ...'ün asli kusurlu olduğu, 6102 sayılı TTK 18/2 hükmü uyarınca, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, yine ticari işletmeyle ilgili işlemlerde dikkatli ve özenli davranması gerektiği, fakat davalı şirketin asıl ve birleşen davada gerekli özen ve sadakati göstermeyerek kusurlu davrandığı yönünde ve kötüniyeti ispatlanamadığı ve kusurlu olarak şirketi zarara uğrattığına ilişkin yeterli delil ve belge olmadığı gerekçesiyle asıl davada 175.883,00 TL alacağın davalı ...'den tahsiline, davalı şirket yönünden açılan davanın reddine, birleşen davada 130.849,00 TL alacağın davalı ...'den tahsiline, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin 30/07/2009 tarihli yazısı ve bilirkişi raporu ile kusurlu olduğunun sabit olduğunu, bilirkişi raporunda davalı şirketin basiretsiz ve özensiz davranarak çeki bizzat davacı şirkete veya kıymetli evrak almaya yetkili olan kişiye vermesi gerekirken davacı şirketin talimat verdiği veya davacı şirketi temsil yetkisi olduğu ispatlanmayan ...'e teslim etmekle kusurlu olduğunun belirtildiğini, 30/07/2009 tarihli davalı şirket yazısı ile ilgili olarak davalı vekilinin ilgili yazının müvekkili şirketin isteği ve talebi üzerine düzenlendiğini ancak içeriğinin gerçeği yansıtmadığı yönünde beyanda bulunduğunu, davalı şirketin ... ile yaptığı protokol ile çekin ...'e teslimine dair çek iade belgesini dosyaya ibraz ettiğini, davalı şirketin çeki müvekkili şirket yerine ...'e teslim etmesi nedeniyle müvekkilinin icra dosyasına ödemeler yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin uğradığı zarardan davalı şirketin de sorumlu olduğunu, davalı şirketin çeki müvekkiline iade etmediğini, ciroyu önler şekilde çeki iptal etmediğini, kaşesinin kullanılmasına imkan sağladığını, her iki davanın toplam değerinin 300.000,00 TL'den fazla olması nedeniyle davanın heyetçe görülüp sonuçlandırılması gerekirken tek hakimle karar bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının keşideci olduğu çeki mahkeme kararları gereğince iyiniyetli yetkili hamile ödemesi nedeniyle yapılan ödemenin kusurlu davranışları nedeniyle lehtar ve cirantadan tahsilini talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dava zararın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle asıl ve birleşen davanın harca esas değerler bakımından tek hakimin davaya bakmakla yetkili olmasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı şirket tarafından davalı şirket adına keşide edilen çekle ilgili olarak davalı şirket 30/07/2009 tarihli yazısı ile satışta anlaşılamaması nedeniyle çekin davacı şirkete verilmek üzere ...'e verildiğini, çekin iadesi için gerekli çabanın gösterileceğini beyan etmiş olup, işbu yazı ekinde çekin davacı şirkete iade edilmek üzere ...'e verildiğine dair protokol düzenlenmiştir. Davalı şirket 30/07/2009 tarihli yazıyı kabul etmiş ancak yazının davacı şirketin talebi üzerine düzenlendiğini, içeriğinin gerçeği yansıtmadığı savunmuş ise de; yazının davalı şirket tarafından kabul edildiği dikkate alındığında satışın gerçekleşmemesi nedeniyle satış için verilen çekin keşideci olan davacı şirkete veya temsilcisine teslim edilmesi gerekirken beyanlara göre tarafları tanıyan ve satışa aracılık yaptığı belirtilen 3.kişi konumunda olan davalı ...'e teslim edilerek sahte lehtar cirosu ile tedavüle sokulup son hamil tarafından davacı şirketten icra yoluyla tahsil edilmesi nedeniyle oluşan zarardan davalı şirketin de sorumlu olduğu sonucuna varılmakla mahkemenin yazılı şekilde davalı şirket yönünden red kararı vermesi doğru olmamış, somut olayın anlatılan özelliklerine göre davalının kusurunun takdiren %50 oranında olduğu kabul edilmekle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından kararı istinaf etmeyen davalı ... hakkındaki hüküm korunmak suretiyle asıl davada davacı tarafından ödenen 175.883,00 TL'nin %50'si oranında 87.941,50 TL'nin, birleşen davada ise davacı tarafından ödenen 130.849,00 TL'nin %50'si olan 65.424,50 TL'nin davalı şirketten tahsiline yönelik asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, takdiri indirim nedeniyle davacı şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/730 Esas, 2019/1100 Karar ve 17/12/2019 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-ASIL DAVADA; a-Davanın Kısmen Kabulü ile b-175.883,00 TL alacağın, (davalı şirket 87.941,50 TL' den sorumlu olmak kaydıyla) ödeme tarihi olan 14/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, d-İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 12.014,57 TL harçtan 2.962,45 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 9.052,12 TL harcın (davalı şirket 3.044,83 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, e-Davacı tarafından yapılan 347,35 TL posta ve tebligat gideri, 1.150,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.497,35 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 88,17 kabul) 1.320,21 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davacının dava açarken ödediği 2.980,85 TL peşin ve başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, g-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...' ün 16.502,98 TL'sinden sorumlu alacak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, ğ-Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı ... İnşaat Taah. Tic. A.Ş. yararına kusur nedeniyle takdiri indirim yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, -Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/889 Esas sayılı dosyasında a-Davanın Kısmen Kabulü ile, b-130.849,00 TL alacağın (davalı şirketin 65.424,50 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) ödeme tarihi olan 01/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Fazlaya ilişkin istemin reddine, d-İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 8.938,30 TL harçtan 2.299,42 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 6.638,88 TL (davalı şirketin 2.169,72 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, e-Davacı tarafından birleşen dosya yönünden ayrıca bir posta masrafı yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, f-Davacının dava açarken ödediği 2.328,62 TL peşin ve başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, g-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...'ün 13.217,92 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, ğ-Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı ... İnşaat Taah. Tic. A.Ş. yararına kusur nedeniyle takdiri indirim yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, h-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-HMK'nın 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9- Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 06/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."