11. Hukuk Dairesi 2023/2344 E. , 2024/5677 K. MAHKEMESİ :Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/159 Esas, 2022/1898 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI :2018/533 E., 2020/191 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi ü…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2344 E. , 2024/5677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/159 Esas, 2022/1898 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI :2018/533 E., 2020/191 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 29.07.2015 tarihli devir sözleşmesi ile kısmi bölünme yaparak işletmekte olduğu Isparta Belediyesi'ne ait Isparta Şehirler Arası Otogar bitişinde bulunan akaryakıt istasyonu, servis, pastane, market ve lokanta işletmesini şirket bünyesinden ayırarak davalı şirkete devrettiğini, 01.08.2015 tarihinden itibaren bu yerlerin fiili işletmesinin davalı ...' e geçtiğini, sözleşmeye göre ...'in ilgili işletmeyi istediği zaman kendi adına veya dilediği firma adına devir alabileceğini, davalı ...'in akaryakıt istasyonunu yüzde yüz pay sahibi olduğu davalı şirket adına devraldığını ve 01.08.2015 tarihinden itibaren ...'e imza ve para çekme yetkisi verilerek fiili olarak davalıların uhdesinde işletilmeye başladığını, yapılan devir işlemine ilişkin olarak Isparta Belediyesi'ne ve Petrol Ofisi Firmasının işleticisi ... Petrol Ofisi A.Ş.'ne devir alan davalılarca bildirimler yapıldığını, müvekkili tarafından ... Petrol Ofisi A.Ş.'den bayilik alınırken bir takım teminat mektuplarının verildiğini, davalının yapılan devir neticesi ... Petrol Ofisi A.Ş.'ye kendi teminat mektuplarının verilmesi gerektiğini ancak bu işlemi yapmadığını, devir tarihinden sonra davalı şirketin borçlanmasından dolayı müvekkili şirketin T. İş Bankasından alınma 4 adet teminat mektubunun 29.07.2016 tarihinde paraya çevrildiğini, bedelin de müvekkili hesabından çekildiğini, hatta teminat mektupları borca yetmediğinden kalan borç için ... Petrol Ofisi A.Ş. tarafından müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından bu icra dosyasına 83.854,53 TL ödeme yapıldığını, 4 adet teminat mektubu bedeli 225.000,00 TL'nin müvekkili davacı şirkete ödenmesi için davalı şirkete ihtarname çekildiğini ancak ödemenin yapılmadığını, borçların davalının ağır kusurlu olarak hareket etmesi neticesi müvekkili tarafından ödenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunu ve davalıların sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenlerle teminat mektupları bedeli 225.000,00 TL'nin ihtarnamede verilen sürenin son günü olan 10.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, icra dosyasına ödenmiş olan 83.854,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 04.01.2017 tarihinde kısmi bölünme sureti ile bölünmeden önce ... Isparta Şoförler ve Petrol Naklie Turizm İnş. San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde bulunan otogar kavşağındaki petrol istasyonunu devraldığını ancak bölünmenin sonuçlarının tam anlamıyla 15.07.2016 tarihinde gerçekleştiğini, dolayısıyla dava konusu teminat mektuplarının 29.07.2016 tarihinde paraya çevrilmesinden 14 gün öncesine kadar petrol istasyonunun davacı şirket tarafından işletilmeye devam edildiğini, bir işletmenin işletilebilmesi için ilk şart olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının müvekkili şirket tarafından ancak 23.06.2016 tarihinde alınabildiğini, söz konusu teminat mektuplarının bozdurulması ve icra dosyasındaki borç davacının kendisine ait olduğunu, ayrıca dava konusu teminat mektuplarının müvekkili şirket uhdesine bölünme sonucu olarak geçtiğini, her ne kadar kayıtlarda ... A.Ş. adına gözükse de bu mektupların tüm tutarları ile birlikte müvekkili davalıya ait olduğunu, taraflar arasındaki bölünme ve işletme bütünlüğü kapsamında müvekkiline geçmesi gerekli varlıklar arasında olduğunu, davalının taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisinden doğan gerginlik ve anlaşmazlık nedeni ile kötü niyetli olarak dava açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile söz konusu şirket bölünmesinin 14.03.2016 tarihte ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı şirket sorumluğuna geçtiği, davalı şirketin bu safhadan sonra petrol ofisinin yönetimine geçerek işletmeye başlamaması, tacire yüklenen basiretli iş adamı gibi davranma sorumluluğuna aykırı olduğu, zira davalının iş yeri açma, çalıştırma ruhsatını alınabilme tarihi, çıkabilecek gecikme ve problemleri araştırması veya öngörebilmesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin gerekçesinde "Bölünme sözleşmesi veya planına göre, bölünen şirketin bazı borçları, bölünmeye katılan şirketlerden birine devredilmişse yani borç o devralan şirket tarafından ödenecekse, fakat ödenmemişse bölünmeye katılan diğer şirketler bu ödenmeyen borçlardan müteselsilen sorumlu olurlar. Borcu ödemekle yükümlü olan şirket bu borçtan birinci derecede sorumludur. Çünkü, bölünmede aktif/pasif gruplaştırmasında borç ona intikal etmiştir. Birinci derecede sorumlu şirkete başvurmadan diğer (ikinci derecede) sorumlu şirketlere başvurulamaz..." denildiği, dava konusu borcun da bölünme bilançosunda yer aldığı, bu nedenle devralan davalı şirketin borcun ödenmesi bakımından birinci derecede sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı bölünen şirket tarafından bölünme öncesinde dava dışı şirkete verilen dava konusu teminat mektupları ve değerlerinin karşılığının şirket bölünmelerinin doğal sonucu olarak işletme bütünlüğü ilkesi çerçevesinde devralan müvekkili şirkete geçtiğini, bu itibarla teminat mektubunun davacı şirkete ait olduğunun kabulünün yasaya aykırı bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 04.01.2016 tarihli bölünme sözleşmesine göre, devir konusu işletme ile ilgili olarak işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif bir bütün halinde ayni sermeye olarak devrine (bölünmesine) karar verildiği, sözleşmenin 15 inci maddesinde ise devre konu sözkonusu mal varlıkları ve bunlara bağlı her türlü hak ve sorumlulukların tescil tarihinden itibaren 6102 sayılı Kanun hükümlerine göre devir alan şirket tarafından tescil ettirilerek, izinleri devir alan şirkete devredileceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 14.03.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı ve 6102 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmenin bu tarih itibariyle hüküm ve sonuçlarını doğuracağı, aynı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen davalı şirketin davaya konu borçtan birinci derecede sorumlu bulunduğu, teminat mektuplarının nakde çevrilmesine konu faturaların 2016 yılı temmuz ayına ilişkin olduğu ve faturada belirtilen tarih itibariyle davalının iş yeri açma ruhsatına ve Enerji Piyasası Denetleme Kurumu lisansına sahip olduğu, icra takibine konu fatura alacaklarının da 30.06.2016- 10.08.2016 tarih aralığında olduğu ve bu dönem itibariyle de devralan davalının ticari işletmeyi aktif şekilde işlettiği hususları gözetildiğinde kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı, davalı şirket vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ile dava dışı Petrol Ofisi A.Ş. arasında düzenlenen istasyonlu bayilik sözleşmesi kapsamında dava dışı Petrol Ofisi A.Ş.'ye verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ve bakiye alacağın icra takibi ile davacıdan tahsili neticesinde ödenen bedelin kısmi bölünme sonucunda akaryakıt istasyonu, servis, pastane, market ve lokanta işletmesinin davalı şirkete devri nedeniyle davalılardan tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesi ile 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.