11. Hukuk Dairesi 2011/14974 E. , 2012/21077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.02.2011 tarih ve 2007/673-2011/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/14974 E. , 2012/21077 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.02.2011 tarih ve 2007/673-2011/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'da bulunan hesabından internet bankacılığı ile müvekkili rızası dışında üçüncü kişiler hesabına 51.900 TL aktarıldığını, 10.308.40 TL'sinin üçüncü kişiler tarafından çekildiğini, 40.591.60 TL'si üzerine bloke konulduğunu, para transferi yapılan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkiline ait paraların çekilmesinde ek güvenlik önlemleri almayan ve internet bankacılığı hakkındaki riskler konusunda yeterli bilgi vermeyen davalı Banka'nın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 10.308.40 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zararın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bankanın wep adresinde internet şubesine girmek isteyen kullanıcı müşterilerinin dikkat etmesi gereken güvenlikleri ile ilgili uyarıların yer aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı şirkete ait kişisel bilgilerin hacking yöntemlerinden biri kullanılarak büyük olasılıkla da kullandığı bilgisayardan projan tipi casus yazılımları ile davaya konu havale işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştiren üçüncü kişilerce elde edilmiş olabileceği ve bankaca da artan banka internet dolandırıcılığı olaylarında müşterilen şifre gibi statik kişisel bilgilerini koruyamadıkları ve bir şekilde bilgisayarlardan çalınmasını bankaca bilinmesine rağmen daha önce sistemine gönderme gibi tek kullanımlık şifre uygulamasından bir ürün kullanmayı olay tarihinden önce kurumsal müşterileri için zorunlu hale getirmediği, art arda yapılan havale işlemlerin davalı banka sisteminden algılanarak anında uyarı vermediği, Er-Baş projesi kapsamında açılan hesaplara hiç hesap hareketi yokken internet ortamında yapılan havalelerin tümünün Er-Baş hesaplarına yapılmasının internet dolandırıcılık olayları bilindiği halde algılanarak anında hesapların bloke edilmediği, davacının zararının oluşmasında davalı Banka'nın ihmal ve kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, 10.308.40 TL'nın davalı Banka'dan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.