2. Ceza Dairesi 2018/4493 E. , 2018/10281 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I- Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihi itibarıyla 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/4, 31/2 maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve…
**2. Ceza Dairesi 2018/4493 E. , 2018/10281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I- Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihi itibarıyla 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/4, 31/2 maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık zamanaşımı süresinin suçun işlendiği 01/03/2012 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun gece vakti mağdurun evinin eklentisi niteliğindeki bahçesinden motosikletini çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143/1 maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/12/2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi” nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK'nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 11 yıl 3 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır. Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınmasının gerektiği, dosya içerisindeki Bandırma İlçe Devlet Hastanesi'nin 26/03/2015 tarihli raporuna göre, suça sürüklenen çocuğun 01/03/2012 olan suç tarihinde hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği ile ilgili kesin kanaate varılamadığının belirtilmesi karşısında, anılan rapor ile dosya içerisindeki 05/04/2012 tarihli sosyal inceleme raporunun da eklenerek ve suç tarihi esas alınarak Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.