11. Hukuk Dairesi 2020/1479 E. , 2021/1221 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.05.2018 tarih ve 2015/480 E. - 2018/510 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.12.2019 tarih ve 2018/1398 E. - 2019/1795 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenm…
**11. Hukuk Dairesi 2020/1479 E. , 2021/1221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.05.2018 tarih ve 2015/480 E. - 2018/510 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.12.2019 tarih ve 2018/1398 E. - 2019/1795 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketinin müvekkili ve davalılarının murisi olan ... tarafından kurulduğunu ve kuruluş esnasında davalı ...’ın da hissedar olarak gösterildiğini, şirket müdürlüğü görevinin 2003 yılından 2014 yılındaki ölümüne kadar davalıların murisi tarafından yürütüldüğünü, davalıların murisinin müvekkilinin şirket işlerine ilişkin bilgisizliğinden de faydalanarak şirket bilançolarını gerçeğe aykırı olarak düzenlediğini ve şirket gelirlerini kendi uhdesine aktardığını ileri sürerek, davalılarını murisinin şirkete verdiği zararların tespiti ile şimdilik 100.000,00 TL zararın miras payları oranında davalılardan tahsili ile müvekkiline ve şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiş, akabinde mahkemeye hitaben sunduğu 18.01.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle, davayı talep ve hukuki sebep yönünden ıslah ettiklerini belirterek, davalı şirketin 01.06.1999, 28.05.2002 ve 04.06.2003 tarihli genel kurullarında sermaye artırım kararı alındığını, şirket müdürlerinin bu sermaye artırım kararlarından sonra kanundan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranarak müvekkiline rüçhan hakkını kullandırmadıklarını, bu suretle müvekkilinin kuruluş aşamasında %51 olan hissesinin önce %8’e sonrasında ise %5’e düşürüldüğünü, pay oranındaki bu azalışın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, anılan genel kurul kararları müvekkilince de imzalanmış gibi gözükse de müvekkilinin bu toplantılara katılmadığını, toplantı tutanaklarının hile ve ikrahla imzalatılmış olduğunu, zararlarının sermaye payının bu suretle hile ve ikrah azalatılması suretiyle oluştuğunu zira müvekkilinin pay oranı ve dolayısıyla da kar payı düşürülürken davalılarınkinin aynı oranda artırıldığını, işbu dava bakımından dayandıkları hukuki sebebin hile ve ikrah olduğunu belirtmiştir. Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.